Deniz Göktaş’ın tutuklanması içime çok fena oturdu. Ülkeye dönmemeyi, 3 puntoluk basın açıklamalarıyla yapmadığı şeyler için özür dilemeyi, hatta iki yıldır kapalı gişe oynayan oyununu paylaşmamayı tercih edebilirdi.
Ama onurlu bir ailenin onurlu bir evladı olarak bunları kendine yediremedi. Bu topraklara dair hala bir umut kırıntısı varsa, böyle insanların yüzü suyu hürmetinedir.
Elimiz kolumuz bağlı şekilde sadece “helal olsun be!” diyebilmek kanıma dokunuyor. Çalamayacaklarını ısrarla vurguladığımız duygu neşemiz değil de öfkemiz olmadıkça, bu aşağılık duyguyu yaşamaya devam edeceğiz.
Eski tivitlerimi okudum da geldim. Hepsini. Ne kadar değiştiğimi ve ne kadar aynı olduğumu aynı anda fark ettim. Ortaokulda günlük tutun diye ısrar eden bir edebiyat hocam vardı, keşke dinleseymişim.
Günlük tutmak için geç, ders almak için erken.
Öyle ya da böyle hepimiz burada yıllardır tanışız, birbirimize aşinayız. Çok üzüldüm. Huzurla uyusun Önder Cırık. Yakınlarına, arkadaşlarına sabır diliyorum.
gün birlik olma günü bugün siyaset yapmayın falan laflarından da feci gına geldi. önceki gün ne günüydü birbirimizi boğazlama günü mü? her afette bu millet birlik oluyor zaten başka da kimsesi olmadığı için, milletle bir olamayana söyleyin onu bi zahmet siyasi olacak ama
Bir şey diyeceğim. Neden herkes bir anda F1 izleyicisi oldu? Çevremde herkes izliyor, yorumlar yapıyorlar bir yandan. Yarışan kişileri biliyorlar falan. Çok acayip.
ne görsem bana kendimi kötü hissettirecek bir şeyler hatırlatıyor hayatın o kadar farklı alanlarında başarısız olmuşum ki kaçacak yer kalmadı kilitlendi adeta