İSTANBULU TEHDİT EDEN GERÇEK SİSMİK MOMENT
Adalar Segmenti için öngörülen M7+ deprem senaryosu verilerle çelişmektedir!
1️⃣Bohnhoff (2013) verilerine göre olası kilitli alan 30x10 km.dîr.
Bu alan M7+ üretmek için fiziksel olarak yetersizdir; olası üst sınır M6.0–6.5 bandıdır.
Bir süredir İstanbul'daki ev fiyatlarını inceliyorum ve kentsel dönüşüm dümeniyle yapı stoğunun, hem estetik hem de fonksiyonel anlamında eskisinden de beter hale geldiğini görüyorum. Yeni yapılan binalar ev falan değil; hücre. En niteliksizi 10 milyondan başlayan+
Düşünce Kulübü
1931’de Giovanni Papini, Gog’da sarsıcı bir gözlem ortaya koymuştu. Modern Avrupa’nın yerleşik kabullerini sarsan birçok büyük ismin Yahudi kökenli oluşuna dikkat çekip Marx’tan Freud’a, Einstein’dan Troçki’ye uzanan bir entelektüel kırılmadan ve muarızlıktan söz etmişti. Bilinçli bir muarızlık.
19. yy da Karl Marx mülkiyet ve sınıf düzenini; Freud insanın benlik, cinsellik ve çocukluk tasavvurunu; Troçki ve devrimci Marksizm geleneksel siyasal-toplumsal hiyerarşiyi; Einstein ise Newtoncu mutlak zaman ve mekân anlayışını sarstı. Bunların aynı fikrî projenin bir parçası olduğu söylenebilir mi? Zor, fakat sonuçta 20. yüzyıl insanı; aileyi, otoriteyi, dini, cinselliği, mülkiyeti ve hatta hakikati atalarından oldukça farklı kavramaya bunlarla başladı. Bu çok açık değil mi?
Kanaatimce Freud belki de bunun en çarpıcı örneğidir. Geleneksel dinî düşünce çocuğu ahlâkî sorumluluğu henüz başlamamış bir varlık olarak ele alırken Freud, çocukluk döneminin de cinsel dürtüler taşıdığını ileri sürdü. Böylece insan tasavvurunun başlangıç noktası bile sorgulanır oldu.
Bugün bu dönüşüm kitaplardan çok daha güçlü bir araçla devam ediyor. Sinema, dizi, reklam, müzik ve algoritmik medya. Mesaj artık yalnız söylenmiyor yazılmıyor. Neyin sürekli görünür, olağan, arzulanabilir ve nihayet normal gösterildiği üzerinden de kuruluyor.
Modern insanın aile, cinsellik, din, otorite ve normal kavramlarını kimler, hangi fikirler ve hangi kültürel güç mekanizmaları dönüştürdü?
Bunu soramaz isek ve kendi kültür kodlarımızla bir gelecek inşa edemezsek biz olarak bittiğimizin resmidir. Neye dönüştüğümüz ise çok açıktır.
Maymunlara. Çıplak, bencil ve habis.
ANA MARMARA FAYI SİSMİK BOŞLUĞU SANILDIĞI GİBİ KÂBUS MU?
2500 yıllık Byzantion–Roma–Bizans–Osmanlı yerleşim tarihi önemli bir soru ortaya koyuyor.
Bugün İstanbul için büyük deprem kâbusu olarak görülen ~150 km’lik sismik boşluk, acaba tamamen kilitli bir fay mı?
KİRA SÖZLEŞMESİNİ YENİDEN İMZALAMAK 10 YILLIK SÜREYİ BAŞTAN BAŞLATABİLİR!
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin TBK m. 347 kapsamında sebep göstermeden sözleşmeyi sona erdirebilmesi bakımından on yıllık uzama süresi büyük önem taşır. Ancak tarafların ilk sözleşmenin devamı sırasında bir araya gelerek yeni bir kira sözleşmesi yapması, bu hesabı değiştirebilir.
Hukuk Genel Kurulu kararına göre, taraflar arasında gerçekten yeni bir sözleşme kurulmuşsa on yıllık süre bu yeni sözleşmenin bitiminden sonra yeniden hesaplanır.
Bu nedenle kira bedelini güncellemek amacıyla imzalanan yeni metnin tahliye sürelerine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
#evsahibi #sözleşme #kiracı #tahliye #imza #tbk
Her teknoloji bize bir kolaylık vaat ederken aynı zamanda bir şey de alıp götürür. Yazının icadı hafızayı, matbaa sözlü kültürü, otomobil yürümeyi bir miktar eksiltti. Dijital teknoloji ise kanaatimce daha derin bir şeye, insanın kendi içiyle kurduğu ilişkiye el uzatıyor. Zira dijital dünya insanı bir "dikkat ekonomisi"nin nesnesi kılıyor. Dikkatimiz artık bizim değil. Onu satın alan, ölçen, bölen ve pazarlayan devasa bir ekonomi var. Oysa dikkat, ruhun kapısıdır. Neye dikkat ediyorsak ona dönüşürüz. Sürekli bölünen bir dikkat, sürekli bölünen bir benlik demektir.
Düşünme biçimimiz de bundan nasibini alıyor. Derin okuma, bir meselenin üzerinde sabırla durma, bir fikri günlerce kalbimizde taşıyıp olgunlaştırma melekesi zayıflıyor. Bunun yerine ekrandan ekrana sıçrayan, hızlı tüketen, çabuk hükmeden, çabuk unutan bir zihin yapısı yerleşiyor. Hızın olduğu yerde derinlik yoktur; derinlik yavaşlığın çocuğudur. Ben buna "sığlaşan zihin" diyorum. Bilgiye her zamankinden fazla ulaşıyoruz ama bilgelikten her zamankinden uzağız. Çünkü bilgi biriktirilir, bilgelik ise usul usul demlenir.
Ahlaki dünya açısından baktığımızda ise şunu görüyorum: Dijital mecralar insanı bir seyirci ve bir gösteri nesnesi hâline getiriyor. Yaşamak yerine yaşadığımızı göstermek, hissetmek yerine hissettiğimizi ilan etmek öne çıkıyor. Gösteri toplumunda ahlak, kalbin derinliğinden çıkıp yüzeyin parlaklığına indirgeniyor. Eskiler "amelde ihlas" derdi; yani yaptığını görülmek için değil, doğru olduğu için yapmak. Dijital çağ ise tam tersini teşvik ediyor: görülmüyorsa yapılmamış sayılıyor. Bu, riyanın gündelik bir alışkanlığa dönüşmesi demektir.
Bir de ilişkiler boyutu var. Bağlantı çoğaldıkça bağ azalıyor. Yüzlerce kişiyle "temas" hâlindeyiz ama kimseyle hakikaten karşılaşmıyoruz. Yüz yüze karşılaşmanın bir ağırlığı, bir sorumluluğu vardır; ötekinin yüzü bize bir çağrıdır, bizi ahlaki bir cevaba davet eder. Ekran o yüzü bir görüntüye, o çağrıyı bir bildirime indirgiyor. İnsan, ötekinin yüzünden uzaklaştıkça merhametten de uzaklaşıyor. Dolayısıyla dijitalleşme yalnızca bir teknik mesele değil, doğrudan doğruya insan kalıp kalamayacağımıza dair bir mesele.
@hepsiburada Kartı kaydetmediğim sürece alışveriş butonu aktif olmadı. Kartı kaydetmek zorunda kaldım. Alışveriş sonrası belirttiğiniz prosedürü izleyerek sildim. Ancak benim şikayetim kaydetmek zorunda bırakılmam.
TÜİK'e göre; TÜFE'deki değişim 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,51 artış olarak gerçekleşti. Temmuz-Ağustos, 2 aylık tüfe toplamı ise %3,65 oldu...
#EmekliTüiktenBezdi
@NiluferSabuncu Bu haber basında, geçtiğimiz günlerde kedi ısırması/tırmalaması sonucu kuduzdan hayatını kaybeden kız çocuğu haberine göre kat kat fazla yayınlanıyor. Yazık!..
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ne mutlu Türküm diyene… 🇹🇷
#30Ağustos
@yavuztopsakal Gelişmeler ümit veriyor Yavuz Bey. Özel çelik üretebilmemizin yanında, savunma sanayii projeleriyle entegre çalışmalar üretimlerimize hız kazandıracaktır. Ne kadar gurur duysak azdır... 🇹🇷
@ProfHasanMandal Değerli hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun inşallah. Başta Metalurji ve Malzeme Bilimi olmak üzere tüm İ.T.Ü. camiamızın başı sağ olsun…
ALİHAN KURİŞ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON
Alihan Kuriş’in de Aralarında Bulunduğu Suç Örgütü Yapılanmasına Yönelik 17 İlde 123 Adreste Operasyon Düzenlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu öne sürülen çıkar amaçlı suç yapılanmasına yönelik operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli operasyonun 17 ilde yürütüldüğü, toplam 123 adreste arama ve el koyma tedbirlerinin uygulandığı öğrenildi.
Söz konusu adreslerin 43’ünün doğrudan adres, 80’inin ise 33 şirkete ait farklı lokasyonlardan oluştuğu belirtildi.
-Soruşturmanın odağında ekonomik yapılanma var
Soruşturmanın, herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına değil, iddiaya konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklandığı öğrenildi.
Dosyanın, örgütlü mali suçlar kapsamında yürütüldüğü, şüphelilere yöneltilen iddialar arasında yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma ve milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlüklerin bulunduğu belirtildi.
Soruşturma dosyasında bazı şirketlerin sermaye yapıları ile gerçekleştirdikleri para hareketleri arasında olağan dışı ilişkiler bulunduğunun değerlendirildiği kaydedildi.
-MASAK incelemesi genişletiliyor
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtildi.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı öğrenildi.
-Şirket ve varlıklara yönelik tedbirler
Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararının önlenmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve diğer koruma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.
Şirketler ve varlıklar üzerindeki tedbirlerin kapsamının, mali incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.
-Soruşturma dini hizmeti hedef almıyor
Öte yandan soruşturma kapsamında herhangi bir derneğe veya dini hizmet faaliyetlerinde bulunan yapılara yönelik işlem gerçekleştirilmediği öğrenildi.
Ankara merkezli operasyonun, şüphelilerin yakalanmasına ve mali delillerin toplanmasına yönelik sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın kapsamının, MASAK raporları, şirket kayıtları, banka hareketleri ve diğer adli deliller üzerinde yapılacak incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.