1-Sen kimsin,eğitimin ne de mizah hakkında "şu olur, bu olur, o zaman mizah olur" diye ahkam kesebiliyorsun?
2-c. başkanını eleştirmek için kitap okuma kriteri getirmişsin.Çok güzel. cumhurbaşkanına sorar mısın kaç kitap okumuş?Kitap özeti değil ama kitap. Tamam mı zıpır?Hadi.
Deniz Göktaş isimli bu zıpır stand-up gösterisinde o tiz sesiyle Cumhurbaşkanımıza dil uzatıyor.
‘Diktatör’ diyor, ‘cahil’ diyor, vesaire vesaire.
Ağır eleştiriyi mizahta bir yere kadar kabul ediyorum.
Fakat.
Doğrudan hakaret edip ‘haha huhu’ diyerek densizliğin şaka ambalajıyla sunulmasının mizahla hiçbir ilgisi olamaz.
Mizahta zeka pırıltısı olur, gösterici izleyiciyle görünmez bir bağ oluşturur, ince dokundurmaları seyirci anlık süzer, hoşuna giderse gösterinin parçası haline gelir.
Ayrıca.
Bu zıpırların 24 yıl girdiği her seçimi kazanmış ve bu ülkenin tarihine geçmiş bir lideri aşağılarken, hiçbir hayat tecrübesi ve başarısı olmayan kendilerine özel paye vermelerini de anlayamıyorum.
Senin hikayen nedir?
Bir başarın var mı?
Kaç kitap okudun mesela?
Türkçeyi sonradan öğrenen Senegalli Musti de stand-up gösterisinde Cumhurbaşkanımızı eleştiriyordu ama kimse rahatsız olmadı.
İnce zekasıyla mizah üretiyordu çünkü.
Mizahla densizlik arasındaki ince çizgiyi koruyamazsan saçmalarsın, komik değil densiz olursun.
"Dizi bu belgesel değil ki!" zihniyetinin sonucu bu. Tarihi eğip bükerek senaryo yazıyorlar, sonra millet uydurma olayları gerçek sanıp bunun üzerinden milliyetçilik yapıyor.
Ertuğrul, Çormaqan ile karşılaşsaydı muhtemelen ölmüş olurdu.
Biraz anewliz: dizinin son sezonlarının mizahi dandikliği sırf şu sahneden bile anlaşılıyor.Çünkü şu sahne ilk sezonlardaki “volkan sanat filmi çekiyor”,” “volkan roman yazıyor”bölümlerinin paraleli.Karakterin kendi özüne ve kültürel durumuna zıt hallere düşmesinden doğan komedi+
Bir küçük, gizli mücevher. Tayfun Pirselimoğlu'ndan Dayım. 1999'dan geliyor. Kısa film.
Tarif etsem, biraz Wes Anderson havası var derdim ama o daha kendi havasını kuramadan kurulmuş bir atmosfer bu. Üstelik onun kısalarından daha iyi, daha bizden bir dünya.
Bir de Ahmet Uğurlu. Olağanüstü.
@temirlerin Dil edinimi dediğimiz olay oluyor bu verdiğiniz örnekler. O zaman yabancı bir dili ana dili gibi konuşmak mümkün bir hal alıyor. Burada öyle bir ortam yok ki. Şimdi bahsettiği gibi aprın ın, türk dili bölümlerinde insanlar kendi dilini dahi bilmiyor
Kitap okumak boş insan işi. Saatlerce bir başkasının gözünden düşündüğünüz için zihni köreltir.
Öyle bilgili okunmak için de kitap okunmaz, iki makale okursunuz daha fazla verim alırsınız.