11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka İlçesinde Pkk'lı Hain Teröristler Tarafından Şehit Edilen Eren BÜLBÜL ve Astsubayımız Ferhat GEDİK'i Rahmet ve Minnetle Anıyoruz.
Bazı müfterilere not olarak video burada dursun; tepki hakaretedir, kimse Ayyüce hanımın üzerine yürümedi!
Levent Başkan, Ayyüce hanıma hitaben:
1) “Türkeş’in sen ne kadar evladıysan ben de o kadar evladıyım!”
2) “Seni bu dünyada kimse tehdit etmesin diye mücadele veriyoruz.”
Muhammed Levent Bülbül dava adamıdır, ağabeyimdir.
Babası Muharrem Bülbül büyüğümüz de Başbuğ Alparslan Türkeş’in yol ve dava arkadaşıdır, Başbuğ Türkeş döneminde Genel İdare Kurulu Üyeliği ve MHP Sakarya İl Başkanlığı yapmıştır.
Türkeş soyadını istismar edenlere yazıklar olsun!
Levent Bülbül sana ağır gelir!
Sen önce kendi siyasi geçmişine bak, Başbuğ Türkeş’i ve emanetlerini ağzına alabilecek bir adam değilsin.
FETÖ’yü savunduğun günleri unutmadık önce onun hesabını ver, FETÖ muhibbanı eski BBPli İrfan Sönmez!
Millet kimin ne olduğunu çok iyi biliyor.
Levent Bülbül
Mecliste Türk milletine soykırımcı(Sırrı Sakık) denildi sesin çıkmadı,
Apo göklere çıkarıldı sesin çıkmadı
Ülkücülere faşist denildi sesin çıkmadı
PKK ulusal kurtuluş ordusudur denildi sesin çıkmadı
Desteklediğin yasa önce Apo’ya gitti sesin çıkmadı
Liderin Apo’yu kurucu önder yaptı sesin çıkmadı
Partinden altın kaçakçıları çıktı sesin çıkmadı
AKP’li Aydın Ünal, “ Bahçeli’ bütün tükürdüklerini yalayacak”dedi sesin çıkmadı.
Bütün bunlar olurken meclisteydin
Ama bir hanımefendi politikalarınızı, liderinizin zikzaklı siyasetini eleştirdi diye üzerine yürüdün.
Şimdiye kadar kaç DEMP’cinin, PKK’lının üzerine yürüdün?
Yürüyesin diye demiyorum zaten yürüyemezsin. Sen ve siz ancak özgür düşünen uzaktan kumandalı politikalarınıza ram olmayanları hedef alırsınız.
Delikanlı adam bu hareketin gerçek kurucusunun emanetini hedef almaz, görüşlerine katılmasa da saygı duyar. Bu davranışınla o kadar çok şeyi zedeledin ki, isminin başındaki Muhammed’i kullanmadım. Çünkü senin gibi adamlara yakışmıyor. Yazıklar olsun. Keşke Apo’ya gösterdiğiniz özenin saygının milyonda birini dün birlikte olduklarınızın eleştirilerine karşı da gösterseydiniz.
Bazı müfterilere not olarak video burada dursun; tepki hakaretedir, kimse Ayyüce hanımın üzerine yürümedi!
Levent Başkan, Ayyüce hanıma hitaben:
1) “Türkeş’in sen ne kadar evladıysan ben de o kadar evladıyım!”
2) “Seni bu dünyada kimse tehdit etmesin diye mücadele veriyoruz.”
@CanNezile Profil resminde yanında duran Yavuz bey -babası Mustafa Hocayı tanırım değerlidir- Nizam-ı Alem dönemlerindeyken Başbuğ’un kızı Ayyüce Türkeş’e (henüz Taş soyismini de almamışken) çok ağır iftiralarda bulunmuş mudur ve sonrasında neler olmuştur?
Siz önce o konuyu bir öğrenin :)
MHP ve ülkücü hareket kurumsal ve kuramsal olarak varolduğu tarihten bugüne vatan sevgisi, milletin birlik ve varlık davası ve devletin beka ve dirliği hususlarında samimiyetini nice bedeller ödeyerek ispatlamıştır.
Övgüye/yergiye saygımız var lakin hakarete eyvallahımız yok…
Ülkücüler hiç kimsenin taltif ya da övgüsüne muhtaç değil lakin ülkücülerin de bir hakkı/hukuku var.
15 Temmuzun çok öncesinde, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında FETÖye karşı MHP ve ülkücülerin tavrı/duruşu memleketi çok büyük bir beladan kurtarmıştır.
Belgeselcilere dipnot olsun!
Allah’tan başka ilah yoktur ve
Allah’ın dediği olur.
İlimde, felsefede ve hayatın her alanında temel şiarımız budur; güvenimiz, ümidimiz ve cesaretimiz O’ndandır.
Tefekkür ve tevekkülün esası, sübutu ve vûsülü imanımızdır; gerisi laf-ı güzaftır,
herkes nefesi kadar yaşar…
Tam 48 yıl olmuş.
Balıkesir cezaevinde, çocuklarının sesini duyabilmek için heyecanla telefon kabinine giderken, kızıl komünistlerin kahpe pususunda can vermişti Baki Yeşiloğlu.
Şehadetinin seneyi devriyesinde rahmetle anıyorum.
Aziz ruhu şad olsun.
Her şey hayranlıkla başlar ve hayranlıkla da biter, bu beyhude bir yol değildir. Bir tutam yosunu, bir kristali, bir çiçeği ya da altın rengi bir böceği, bulutlarla dolu bir göğü, dingin ve engin iç çekişleriyle kabaran bir denizi, ya da kristalimsi damarları, hatları ve kenarlarının canlı çerçevesiyle bir kelebek kanadını —desenlerinin türlü yazıları ve süslemelerini, renklerinin sonsuz, tatlı, coşkuyla ilham verilmiş geçişleri ve tonlamalarını— hayranlıkla seyrederken; doğanın bir parçasını, ister gözlerimle ister beş duyumdan bir başkasıyla deneyimlediğim her an; kendimi kapılmış, büyülenmiş hissettiğim, bir an için onun varlığına ve tecellilerine açıldığım her an, işte o an bana insanın açgözlü, kör ihtiyaçlar dünyasını unutturur. Düşünmek ya da emirler yağdırmak, edinmek ya da sömürmek, savaşmak ya da örgütlemek yerine, o anda yaptığım tek şey, tıpkı Goethe gibi, “hayret etmek”tir. Ve bu hayret, beni yalnızca ona, öteki şairlere ve bilgelere kardeş kılmakla kalmaz; seyredip yaşayan dünya olarak deneyimlediğim o hayranlık verici şeylere de —kelebeklere ve güvelere, böceklere, bulutlara, ırmaklara ve dağlara— kardeş eyler beni; çünkü hayranlık yolunda yürürken, kısa bir an için ayrılık dünyasından sıyrılır ve birlik dünyasına adım atarım.
Herman Hesse
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Sevgili babam,
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitü Direktörü, İlahiyatçı Prof. Dr. Hilmi Demir vefat etmiştir.
Cenaze namazı 24 TEMMUZ(YARIN) cuma namazına müteakip Etimesgut - Ahimesut Söğüt Camii'nde kılındıktan sonra Elvanköy Mezarlığı'na defnedilecektir.
Rabbim mekânını cennet eylesin.
Milletin iyi niyetini istismar eden sözüm ona adam kılıklı çok madam var bu ülkede.
Aldatanlar, dümenciler, tezgahçılar bizden değil.
Üç kuruş için kırk tane film yapıp itibarını kaybedenlere yazıklar olsun.