Özellikle "Odyssey filmine gideceğim ama hikâyeyi hiç bilmiyorum" diyenler için iyi bir başlangıç videosu: Odysseus'un çileli hikâyesinin baştan sona felsefi derinliğiyle birlikte anlatımı, Luc Ferry'den.
Çok eskiden yayınladığım bu videonun çevirisini bugün tekrar elden geçirdim. Yeni versiyonu daha derli toplu oldu.
İyi seyirler :)
Kriminal vakaları çözümlemesini beklediğin emniyet müdürü psikolojik sorunlu oğluna atış eğitimi veriyor, valinin oğlu bir kıza tecavüz edip öldürüyor ve vali makamının yardımıyla 6 yıl gizleniyor. Halkın kendini korumasını bekleyip taptığı "kutsal devlet" idi değil mi? Ne yazık.
Maraş’ta valiye tepki; korumalar gazetecileri engelledi:
Kahramanmaraş'ta saldırılarda öldürülen kişilerin yakınlarından Kahramanmaraş Valisi Ünlüer'e tepki geldi.
Ünlüer'in korumaları tepkileri görüntülemek isteyen gazetecileri engelledi.
Villasının terası akıtsa 1 saat duramayacak hanımefendi 3 yıldır konteynerda yaşayanları rehavete kapılmakla suçluyor. Bu zekanın duygusal yansıması anca Rasim Ozan'a varabilirdi lakin onunla bile anlaşamadı. Seviyeyi düşün. Bitik. Yerlerde.
1) Günlerdir deprem bölgesinde YouTube kanalım için çekimler yaptık… CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuştuğu depremzede gibi birçok vatandaş çıktı karşımıza… Acı ve mağduriyet çok ama herşeyi sonsuza kadar devlet veremez. Maalesef bölgede depremzede rehaveti oluşmuş!
Ayrıca pantolonun paçasındaki çamuru ıslak mendille silen günümüz elit sinema insanlarının aksine, genç sinemacılara şöyle güzel de bir tavsiyesi vardır. Severiz, sayarız. Büyük adamdır.
Yaşayan en büyük sinema insanlarından Béla Tarr hayata gözlerini yummuş. Kendisi son derece nevi şahsına münhasır biriyken beyaz perdenin büyüsüne onunla kapılmak epey farklıydı. Krasznahorkai ile birlikte kaleme aldığı Sátántangó'sundan, düzen ve özgürlük üzerine;
Yine aynı filmden eşsiz bir taşra insanı tasviri vardır ki Yakup Kadri'nin Anadolu tasvirine rahmet okutur. Gözlemi seven insanlar için o uzun filmlerinin her anı bir velinimettir.
Karısıyla tartıştıktan sonra sakinleşmek için 450 kilometre yürüyen İtalyan adamın yürüyüş rotası.
48 yaşındaki adam Koronavirüs döneminde eşiyle tartışmış, evi terkedip bir hafta sonra 450 km uzakta bulunmuştu.
21. yüzyılın en iyi filmleri listem şöyle.
@altyazidergisi ekibine çok teşekkür ederim bana da sordukları için.
Neden bunları seçtim? Onu da bloguma yazdım:
Die, My Love'un yönetmeni ve senaristi Lynne Ramsey. We Need to Talk About Kevin, Ratcatcher ve You Were Never Really Here adında 3 olağanüstü işi var ve muhteşem bir hikaye anlatıcı. Ramsey'in adını dahi anmadan iki ünlü aktörü tepeye yazmak, evet popüler kültür tam olarak bu.
Sosyal medyanın gündeme hakim olduğu ortamda, orjinal videodaki tekbir sesini sansürleyip haber diye paylaşan gereksiz kurumu vergilerimle finanse ediyorken iki kelime etme hakkım varsa, lütfen şu aptalca algılarınızı daha zeki insanlara yaptırın da böyle işlere kalkışmasınlar.
Doğa, dev şirketler ve devletlerce tahrip edilirken, ekolojik krizlerin ancak musluğumuzdan su akmamaya başladığında farkına varıyoruz. Koca gezegen kaderine terk edilmiş durumda ki bu trajik hikaye; absürtlüğüyle, hicviyle, müziğiyle Woman at War'da müthiş işlenmiş. Saygılar.
"Kimsin sen?
Hiçbir yere ait değilsin. Yersiz, yurtsuz.
Varlığın bir misafir gibi yaşamaya daha ne kadar devam edecek?
Her şey fazla sessiz.
Bildiğimden fazlasını hatırlıyorum, hayal gücüm hafızamdan daha geniş."
@emreucarinx Olağanüstü kitaplar hocam, hediye edenin eline sağlık. Oku, unuttuğun yeri 4 sene sonra tekrar oku. Okullarda Braudel tipi tarihçilik ögretilseydi; bugün dünden, yarın da bugünden daha evlâ olurdu. Bu kısmı Braudel'den günümüz İstanbul'u için çekmiştim. Keyifli okumalar.
'2000 yıllık devlet aklının' orantısız polis şiddetine uydurduğu kılıf neresinden tutsan elinde kalıyor. Kurumların iflası her gün daha belirgin. Tek kelimenize dahi güvenmeyen milyonları kapıkullarıyla idare edebileceğinizi ve hatta korkutabileceğinizi sanmanız abesle iştigal.
25 Nisan 2025 günü saat 21.00 sıralarında Çankaya İlçemiz Konur Sokak üzerinde yasadışı eylem yapan 300 kişilik grubun, polisin dağılmaları yönündeki uyarılarını dikkate almayarak yürüyüşe geçmeleri ve polise karşı mukavemet etmeleri üzerine, gruba müdahale edilmiştir. Olayla ilgili olarak 9 Kadın, 21 Erkek olmak üzere toplam 30 kişi gözaltına alınmıştır.
Bazı basın ve sosyal medya organlarında, “Erkek polis memurlarının -sözde- kadın bir şahsı gözaltına aldıkları sırada, vücudunun bir kısmının görüldüğü” görsellerin yer aldığı tespit edilmiştir.
Konu ile ilgili yapılan görüntü incelemelerinde ve çalışmalarda, gözaltına alınan şahsın 1998 doğumlu M.B. isimli ERKEK ŞAHIS olduğu, eylem sırasında yüzünü kırmızı kaşkol ile kapattığı, şahsın üzerinde kot pantolon, deri ceket ve tişört olduğu tespit edilmiştir. Ancak gözaltı işlemi sırasında ilgili şahsın , polise direnmesi sebebiyle ortaya çıkan görüntülerinde kadın iç giyimi kullandığı anlaşılmıştır.
Bahsi geçen şahsın daha önce de yasadışı toplumsal eylemlere karıştığı, müstehcen görüntülerin yayınlanmasına aracılık ettiğinden dolayı hakkında devam eden adli davalarının bulunduğu ve 2020 yılında yasadışı örgüt propagandası yapma suçundan gözaltına alındığı şeklinde kayıtlar bulunduğu tespit edilmiştir.
Kamuoyunun hassasiyetinin istismar edilerek, kasıtlı olarak yayılan bilgilere itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Deprem anında camdan atlamak da sınıfsaldır. Ayağı çamura batmamış patronlardan hiçbiri lüks villasının 2.katından atlamaz. Kimse bile isteye çürük binada oturmayı tercih etmez fakat buna mecbur bırakılır. Paniğin en büyük sebebi de mevcut ekonomi-politiktir.
Sizde Gelen :
Merhabalar, ben bir Eyüp Lisesi mezunu olarak bu yaşanan durumlar hakkında bir şeyler paylaşmak istiyorum sizinle. Paylaşırsanız ve ismim gizli olursa sevinirim.
Okulumuzda bu yaşanan proje okulu furyasına ek olarak okula geçici müdür yardımcısı olarak atanan Ayşe hanım, bu durumu kullanarak kendisine okula atanabilmek ve edebiyat kadrosu açabilmek için okulumuzun kökleri haline gelen edebiyat zümresini geldiği günden beri sürekli mobbingler ile yıldırmaya çalışmış, öğrencilere hocalarımız hakkında yalan ithamlarda bulunmuş, il, ilçe milli eğitime kadar gidip "çalışmayan zümre" ilan etmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada hocalarımız maalesef okuldan sürgün edilmiştir.
Kendisine gelecek tepkilerden çekindiği için okulun mezunlarını yani bizleri okula almamış, çalışanları bu konuda sıkıca tembihlemiştir.
Bizlerin okula alınmasını yasaklamıştır. Bununla da kalmamış şu an hala aktif olarak okulun öğrencisi olan 12. Sınıfları yine aynı şekilde tepkilerden çekindiği için okula almamıştır ve bu bir suçtur.
Tüm görüntüler okulun kapısını gören güvenlik kameralarında sabittir.
Biz Eyüp Lisesi olarak bir aileyizdir. Yeri gelir hocalarımızı ziyaret ettiğimizde mutfakta hocalarımıza kahve yapar, gider beraber otururuz.
Yine bir arkadaşımız hocalara kahve yapmak için mutfağa gittiğinde O sırada bu olayların sorumlusu olan müdür yardımcısı Ayşe Hanım, arkadaşımıza “Sen niye dolapları karıştırıyorsun, burada bu kadar insan var, bırak biri yapsın” şeklinde aşağılayıcı ve suçlayıcı ithamlarda bulunmuştur.
Bunun üzerine okulda görevli bir abla da "bıktım bu mezunların çayından da kahvesinden de" demiştir. Hocalarımıza uygulanan mobbing bunlardan aşağı değildir. 115 yıllık Eyüp Lisesi kültürü bu şekilde yok edilmektedir.
Hocamız Hasan Koçali'ye yapılanlar tüm kamuoyuna mâl olmuştur. Kendisi öğrencilerinin hakkını savunurken okul idaresi tarafından polis zoruyla zorla liseden çıkartılmıştır.
Bir öğretmenin lisesinden polis zoruyla çıkartılmasının nasıl bir izahı olabilir? Ardından hakkında soruşturma başlatılmış olup meslekten uzaklaştırılma kararı çıkartılmıştır. Yapılan bu zulme haksızlıklara karşı direnmek isteyen öğrencileri okulun Biyoloji hocası Engin Kaya tehdit etmiştir.
Hasan Koçali duruşunu sergilemekten çekinmeyen örnek bir öğretmendir. Görevden uzaklaştırılması gereken öğrencileri üzerinde gram pozitif etki bırakmayan hatta öğrencilerini bastırmaktan zevk alan yüzlerce öğretmen varken öğretmenimize yapılan bu haksızlığın karşısındayız!