⭕️ TÜİK Verilerine göre mezunlarına en çok para kazandıran bölümler:
1. Pilotaj
2. Uçak Mühendisliği
3. Matematik Mühendisliği
4. Havacılık Elektrik ve Elektroniği
5. Uçak Bakım ve Onarım
6. Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği
7. Havacılık ve Uzay Mühendisliği
8. Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği
9. Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği
10. Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği
⭕️ Hekimlik ilk ona girememiş bile. Bu kadar emeğin bu kadar stresli yaşamın karşılığı asgari ücretin biraz üstü devlet memuru maaşı.
#GerçeklerHayalOldu
#BeyazReformAlacakaranlıkSiyahına döndü
@N_for_nolamaz @aykiricomtr Doktor hanım içinde bulunduğu çıkmaz (can güvenliğinin olmayışı, hayatını harcadığı o çok sevdiği mesleğinin itibarsızlaştırılması, sürekli hakarete maruz kalma, gelecek kaygısı) nedeniyle üzülmüş ağlamış bir paylaşım yapmış. Empati yoksunusun.
@pesimistin1ri @aykiricomtr Doktor hanım tesisatçılığı küçümsememiş sadece kendisinin o çok büyük emeklerinin heba olduğunu algılayıp kahrolmuş. Ki bu hisleri maalesef hemen hemen her gün duyuyoruz.
Değerli arkadaşlar ILO kararlarına göre performans usülü fiili çalışmaya dayanan ek ödemeler kıyas ve kriter olarak kabul edilmez. Aynı şekilde fazla mesai ve ek derste kabul edilmez. Taban ve teşvik kabul edilmez.
Bu gün ILO sorsa ne kadar maaş alıyorsunuz sadece ana maaş
👇
@mr_au_o @prednol123 @hekimsen Bırak bu insanları hocam, sinir olduğumuzla kalıyoruz. Öyle iğrenç bir dönemdeyiz ki adamlar kendilerini doktorla kıyaslıyor baksana. Üstte bir yerde doktor 100k alıyor yazmış. Ben uzmanım hiç bu rakamı görmedim. Bilgisi yok ama maşallah her konuda fikri var. İşte ülkenin hali…
Bizden dolayı değil, sizden dolayı @drfahrettinkoca, şiddet, ağır çalışma koşulları, değersizleştirme, yetersiz ve paramparça ücretler sizin eseriniz.
#hekimlerdenözürdile
@drfahrettinkoca buna da var mı bir çözümünüz? yarın bir gün öldürüldüğümde bir yazı paylaşıp anmaktan başka yapabileceğiniz hiçbir şey yok mu @drfahrettinkoca ? bahsettiğim olayın yaşandığı gün tam 280 hasta baktım. karşılığı hakaret küfür ve tehdit mi olmalıydı?
Şu an biz doktor beğenmeyip doktor dövüyoruz” diyen cahillere cesaret vere vere, bu ülkenin eğitimli, aydın, pırıl pırıl insanlarını, hekimleri küstürdüler. Yetkililerin(!) kınıyormuş gibi geçiştirici mesajları da laf olsun diye hep. Ben de hekim olsam hayatımın tehlikede olduğu bu ülkede bir dakika durmazdım. Hem günde 150-200 hastaya bakacağım, hem dayak yiyeceğim. Yok öyle!
Yine ŞİDDET.......
Nörolojiye randevu bulamıyoruz.
KBB ye randevu bulamıyoruz. Kardiyolojiye randevu bulamıyoruz. Mr için 3 ay sonraya randevu verdiler. Ameliyat için 6 ay sonraya randevu BULABİLDİM. BU İYİ GÜNLERİNİZ, AMA SEBEBİ SİZSİNİZ
#BeyazKod1111
Sağlıkta şiddet gibi başlı başına bir problemi yok sayarak, iş bırakma eylemlerini ‘para için yapıyorlar’ şeklinde lanse edeceğinize ve bir vali yardımcısı olarak hekim ve sağlık çalışanlarına karşı nefret körüklemeye çalışacağınıza, ‘neden bir hasta muayene olabilmek için 200 kilometre boyunca gitmek zorunda kalıyor’ diye sorabilseydiniz belki bir şeyleri değiştirebilirdiniz. Hastalar şehir değiştirmek zorunda kalmadan hekimlere ulaşabilsin istiyorsanız, istifa edip özele geçen ya da yurtdışına giden doktorları kazanmayı deneyin. Bunun için de hem çalışma koşullarını, hem de ücret politikasını iyileştirin!
İş bırakma eylemlerinin eylemden günler önce açıklandığını, MHRS’nin kontrolünün bizde olmadığını sizler de çok iyi biliyorsunuz. Doktora yaptırım uygulamaya gelince tepe tepe kullandığınız 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nu bunu çözmek için de kullanabilirsiniz.
9 günlük bayram tatillerinde poliklinik hizmeti verilmediği için nasıl hiçbir hasta ayaktan muayene olamadıysa, iş bırakma eylemlerimizde hastalar bu sefer kendi gelecekleri için muayene olamadı. Merak etmeyin, meslektaşlarımız acil servis gibi hayati öneme sahip bölümlerde yine çalışmaya devam etti.
Biz her geçen gün katlanarak artan şiddetle çalışmaya zorlanırken çıkarmadığınız sesi şu an çıkarıyorsunuz.
“İnsan hayatı en önemli şeydir, hekim ve sağlık çalışanlarının hayatı hariç.” deseydiniz daha samimi olabilirdiniz.
Bazı haber kanalları hekim ve hemşirenin maaşına taban+teşvik ekleyip veriyor.Bir ücretin maaş sayılabilmesi için maaş hükümleri uygulanması gerekir. Taban ek ödeme ve teşvik maaş hükümleri uygulanmaz. Sevgili basıncılar gerçek maaş aşağıdaki gibidir.
@fatihportakal@eczozgurozel@memetsimsek Fatih bey olmadı sizi takdir ederdim..Zaten hekim düşmanlığı hat safhada.Nasıl böyle yanlış haber yapabildiniz?Asm’lerde hekimler işverendir ve işyeri sahibidir yani hiç bir şey devlete ait değildir.Her ay “ticarethane” vasfında kesilen faturaları hekimler kendi cebinden öder.
4 günlük bacak ağrısı ile acile annesini götürüp, beğenmediği doktora türlü hakaretler saydıran “Duygu ve benzeri şahıslar”
İYİ OKUYUN!
Kızkardeşim 2 senedir Londra’da yaşıyor. Eşi İngiltere vatandaşı.
2 sene boyunca birçok hastalık geçirdi. Sizin “ölüyorum” diye acile gittiğiniz “grip”, “nezle” gibileri hastalıktan saymıyorum bu arada.
Şimdi bu 2 sene boyunca aldığı tedavileri sayıyorum;
1) Hiç acile gitmedi.
“Orada, semptomatik ilaçlar, markette satılıyor. Grip olup ölmüyorsunuz. Acilen (!) KBB uzmanına da gitmiyorsunuz. Gidip, ilacınızı marketten alıp evinizde dinleniyorsunuz.”
2) 1 kez yüz yüze, 1 kez de telefon ile aile hekimiyle görüşebildi. Aile hekimi uzmana sevk etmedi.
“6 ay boyunca sırt ağrısından kıvrandı, hareketleri kısıtlandı. Tedavi ile geçmedi. İşine gidemedi. Ama bir GERZEK ve ANGUT uzmana bile görünemedi. En sonunda maaşının yarısını özele verdi. Parası yetmeyince tetkikler eksik kaldı. Türkiye’ye geldi, biz Türkiye Cumhuriyeti Hekimleri olarak tedavisini yaptık.”
3) HPV ilişkili serviks CA şüphesi ile 3 aylık bir süreç yaşadı. Biyopsisini obstetri hemşiresi aldı. Sonuç şüpheli çıkınca, konizasyon denen bir işlemle rahim ağzının bir kısmı alındı. Onu da, beğenmediğiniz asistan hekim aldı. Kadın doğum uzmanını hiç görmedi.
4) Hiç MR, BT çekilmedi. Sadece bir akciğer grafisi, bir de ultrason çekildi. O da özelde…
Oysa Türkiye’de olsaydı 170 kere acile, 59 kere uzman doktora, 13 kere hocaya gider, 3 tomografi, 2 MR, sayısız röntgen, ultrason ve kan tahlili yaptırırdı. Aile hekimine randevusuz gider, bolca ilaç, antibiyotik ve rapor yazdırırdı.
Beğenmediği doktoru da ya döver ya da “angut”, “gerzek” diye yaftalardı. (NOT: benim kızkardeşim asla bunları yapmaz…)
@hekim_birligi@saglikbakanligi@drfahrettinkoca@adalet_bakanlik@duyguatakancom