"Köylü kızı Zeynep" zeytinlikleri korumak için TBMM kapısında gözyaşlarını tutamadı
"Köylü kızı Zeynep'im ben. Başka bir ünvanım yok. Köylüyüm ben. 10 yıl önce bir şirket geldi ve o köyümün masalsı güzelliğini yerle bir etti. Benim köyümde öyle bir çam ağaçları vardı ki tek bir güneş ışığı sızıp da giremezdi, öyle dere yataklarımız vardı ki, o kadar berraktı ki, eğilip içerdiniz suyu. Evet masalsıydı köyüm ama şu an masalsı köyüm kalmadı. O çam ağaçlarının yerini kumdan dağlar aldı. O dere yataklarını molozlar sardı. Artık derelerden su akmıyor"
Erdoğan, "Fahiş fiyatları boykot ederek mücadeleye katkı sağlayabilirsiniz" demişti.
"2 Nisan'da" bu sözün "boykot ederek mücadeleye katkı sağlayabilirsiniz" kısmını,
kendi politikalarına karşı kullanma kararı aldım.
Poz vermek ya da imaj çalışması için giymedi üniformaları…
Madalyalarının her biri sahici…
Cephe cephe savaşıp, sömürgecilere ve işbirlikçilerine direnirken, bugünleri de düşündü elbette.
Matematik, geometri, fizik, tarih bilen, birden çok yabancı dil konuşabilen ve tüm donanımıyla bu ülkeyi inşa eden asaletin ta kendisiydi…
Bugün bunca zorluğa rağmen hâlâ bir şekilde ayaktaysak, Ortadoğu ateşinden uzaktaysak, emeği çok…
Bir gün yıkarlar, bir gün yakarlar diye öyle sağlam temeller atmış ki ülkeye…
Her geçen gün, her yaşanan saçmalıkta, her ihanet teşebbüsünde bir kez daha anlıyoruz.
Öldü diyorlar…
İnsan böyle ölür mü?
Kaç lider mirasını yakınlarına değil, ülkesine bırakacak kadar onun gibi sevmiştir ülkesini?
Olmasaydı, bugün emeklilik diye bir şey yoktu… Emekli olabiliyorsan, sende yaşıyor işte…
Olmasaydı, bugün işinden olduğunda tazminat hakkın yoktu… Tazminat alabiliyorsan, sende yaşıyor işte…
Olmasaydı, sigortan, sosyal güvencen olmayacaktı… Sigortalıysan, sosyal güvencen varsa, sende yaşıyor işte…
Olmasaydı, konut dokunulmazlığı hakkın yoktu… Evinde güvenle oturuyorsan, sende yaşıyor işte…
Olmasaydı, dilekçe hakkın yoktu. Bugün herhangi bir resmi kuruma dilekçeyle müracaat ettiğinde, sana cevap vermek zorundalarsa, sende yaşıyor işte…
Abogillerin Sıtkı değilsen… Seni sen yapan bir soyadın varsa, sende yaşıyor işte…
Olmasaydı, oy verme, seni yönetenleri seçme, seçilme hakkın yoktu. Oy verebiliyorsan, seçilme hakkın varsa, yönetime katılabiliyorsan, sende yaşıyor işte…
Tüm bu kazanımları ve daha fazlasını kolay bulmadık, kolay kaybetmeyiz…
İzinden gidip, daha da geliştirip yaşatacağız…
Anısına, emeklerine, aklına saygıyla…
Özlemle, minnetle anıyorum.
Ruhu şad olsun…
#10Kasım #MustafaKemalAtatürk
DENİZ GEZMİŞ VE ABDULLAH GÜL. ‼️
Yıllar önce yolları İstanbul'da kesişti.
Karşıtgörüşteydiler..
Biri dinci, diğeri devrimciydi..
Ya sonra..
BİRİ İDAM SEHPASINDA ÖLDÜ,
DİĞERİ CUMHURBAŞKANI OLDU
İki genç insan..
Birinin adı Deniz Gezmiş'ti..
Ankara'dan..
Diğerinin Abdullah Gül..
Kayseri'den.
1960lı yılların sonralarında yolları İstanbul Üniversitesi'nde kesişti..
Hukuk Fakültesinde okuyan Deniz Gezmiş sol görüşlüydü..
Öğrenci lideriydi..
Fikir Kulüplerinin önde gelen isimlerinden..
İktisad Fakültesinde okuyan Abdullah Gül ise sağ görüşlü..
Amerikancı Milli Türk Talebe Birliği üyesi...
İslamcı grubun Akıncılar cephesinden..
Yıl 1968 idi..
Temmuz sıcağı..
Amerikan 6. Filosu İstanbul boğazındaydı..
Savaş gemileri Dolmabahçe açıklarına demir atmıştı..
Amerikan askerleri karaya çıkmış, İstanbul genelevlerinde cirit atıyordu.
Yanki, Yüksek Kaldırım'da ve Beyoğlu Abanoz sokakta zevk alemleri yaparken, polisin dışarda onların güvenliğini alması bardağı taşırmıştı.
Tepki büyüktü..
Sol görüşlü öğrenciler "6.Filo Defol" mitingleri yapıyordu..
Dinci İslamcılar ise buna karşı çıkıyordu..
İki grup sürekli kavga ediyordu..
Gazeteler linç manşetleri atıyordu..
"Kızılları boğmanın vakti geldi"
"Ya susturacağız, ya kan kusturacağız"
Genelkurmay kışlalarda broşür dağıtıyordu.
"Amerika'yı sevmeyen komünisttir.". ‼️
İstanbul Teknik Üniversitesi barut fıçısı gibiydi..
Birgün Deniz Gezmiş ve Abdullah Gül'ün içinde bulunduğu gruplar karşı karşıya geldi..
Bir yanda Nazım Hikmet'in çocukları..
Diğer yanda Necip Fazıl'ın..
Taşlar, sopalar, tekme, tokat..
Fikirler değil yumruklar konuştu..
Zaman zaman da silahlar..
Ertesi gün Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Abdullah Gül ve arkadaşlarının fotoğraflarını okulun duvarlarına astılar..
Altına da tek cümle yazdılar.
"Faşistler giremez"
Abdullah Gül o günden sonra 6 ay okula ara vermek zorunda kalmıştı.. ‼️
Yıllar geçti..
Amerikan Emperyalizmine hayır diyen devrimci öğrenciler bir bir yok edildi..
Fikir Kulüplerinde yetişenlerin önü kesildi.
Kimi kahpe bir pusuda öldürüldü..
Kimi işkencede son nefesini verdi...
Kimi de Denizler gibi darağacına gönderildi..
Bazıları onlarca yıl hapis yattı..
Bazıları da köşesine çekildi..
Peki ya DİNCİLER . ⁉️
Abdullah Gül devletin zirvesine, Cumhurbaşkanlığına kadar yükseldi.‼️
Ve diğer Amerikancı Milli Türk Talebe Birliği üyeleri...‼️
Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Abdülkadir Aksu, Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Fehmi Koru, Abdurrahman Dilipak, Kadir Topbaş ve daha niceleri.
Hepsi önemli yerlere geldi..
Devlet onlara teslim edildi..‼️
Tarih 6 Mayıs 1972..
51 yıl önce..
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darağacında can verdiler..
İşlerini cellada bırakmadılar..
Sehpalarını kendileri tekmelediler.
Onların mahkeme salonunda söyledikleri bir söz bugün bile unutulmadı..
"Türkiye'de gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlar varsa, bunlar ancak Amerikan emperyalizmi ile iş yapan çıkarcılardır.”‼️
Yavaş yavaş deprem molozları ile öldürülen ve bataklığın üzerine bina yapılmakla tehdit altında kalan #milleyhakuşcenneti… Sulak alanı ve gölü doldurup bina dikmeye devam etmek deprem bölgesinde çok akıllıca bir hareket! Burası bir an önce ciddiyetle ele alınmalı, milyonlarca kuş iyice sıkışmış durumda.
Çin’de bir anaokulunda uygulanan aşçılık sınıfı.
Böyle bir ders Türkiye’de olamaz.
Çünkü herkesin çocuğu kraliyetten.
30 yaşına kadar yemek önlerine hazır konulması gerekli.
💰 Gülse Birsel: "Abartmıyorum. Altın zümrüt içinde yaşayan bir millet olmalıydık.
💎 Tamamı cennet, tohumu taşa atsan, taş filizlenir. 20'den fazla maden var.
🏔️ İncil’deki 7 kilisenin 7’si burada. Nuh’un gemisinin indiği topraklar.
🕌 Mezopotamya’nın yanı, Göbeklitepe! Hitit, Bizans, Selçuklu tarihi fışkırıyor.
☀️ Yetmezse üç tarafı deniz ve turizm! Kar, yağmur, güneş nem hepsi var.
🗣️ Cahil ve fakir kalman imkânsızken, halkın yarısı açlık sınırında. Sebep?
🛑 İki sebebi olmalı: 1) Cehalet 2) İhanet.”