Biz 5 kediye alışmıştık,sonra bu arkadaş geldi buldu bizi. Adana ve Mersin'de sahiplenmek isteyen olursa takip şartlı ve mama destekli sahiplendirmek istiyorum. İlgilenen yazarsa sevinirim.
Yıllardır ezilen mazlum masum pkk'lı Kürtlere bakın savaştan kaçan insanlar TÜRK olunca nasıl da yamyamlara dönüşerek, bir parça ekmek bir yudum su vermeyin diyorlar.
Azerbaycan'ın dağlarında 5.000 yıllık bir köy Kınalık. Konuştukları dil sadece bu köye özel ve başka hiçbir yerde konuşulmuyor. Yeni video yayında https://t.co/ng77qOlDvd
Bu sabah besleme yaparken buldum inşallah evden attılmamıştır sahibi vardır belki diye düşünüyorum Scottish Fold kırması çok zayıf evime aldım korumaya benim de kedim var kayıp kedisi olan varsa ulaşsın bana yer Sultanbeyli benim kedim asla kabul etmiyor çıldırdı görünce🥲
Prof. David Passig’in, 2010 yılında İbranice yazdığı ve 2011 yılında da Türkçe'ye çevrilerek KOTON yayınlarından çıkan "2050" adlı eserinde Türkiye’ye biçtiği bölgesel süper güç rolü, ilk bakışta bir ulus için gurur okşayıcı bir fütürizm gibi görünse de, günümüz iç ve dış (1)
TC paylaşmadığı için mülakatı iptal etmişler cjsçfjxönx Tek derdi ego tatmini ve pohpohlanmak olan bir departman (İK) nasıl sağlıklı işe alımlar yapabilir ki?
Kedisini çiftleştirip yavrularını sokağa atan insana hayvansever denmiyor kalleşim! Hatay Ekinci yolu üzerinde 1 saat arayla iki scottish yavrusu bulduk. Biri dişi biri eril. Ne yaşadıklarını neden atıldıklarını bilmeyen yavrular. Birileri zahmet edip birkaç ay annesinden beslenmelerine izin vermiş. Yavrular şu an arkadaşımın bahçesinde korumamız altında. Ama arkadaşımın artık takati kalmadı. Yetişemiyor sosyal belediyecilik sosyal toplum hikaye. Biz ne ara fırsatı bulunca birbirimize geçiren, kazıklamayı seven, dini aynı olunca hırsızı, katili, kötüyü alkışlayan yeterince ahlaksız bir topluma dönüştük bilmiyorum ama benim de takatim kalmadı.
arkadaşlar bugün alacak olan kişi beni engellemiş halbuki dün 1.5 saat konuşmuştuk
vaktimden çalması önemli değil de bebeğe üzülüyorum artık
lütfen paylaşır mısınız
Terör örgütü propagandasını yaptığı için hapis cezası alan bu sözde sanatçı Rojda’nın, şehitlerimizin kanıyla sulanmış Çanakkale Hamidiye Tabyası’nda konser vermesi kabul edilemez!
@ckalebelediye@CanakkaleGovTr bu konseri iptal ederek şehitlerimize bu saygısızlığın yapılmasını engelleyiniz.
merhaba tum kardesleri evini buldu bir tek o kaldi ic dis parazit yapildi tuvalet egitimi var. cok sicakkanli, oyuncu, insanlarla uyumayi seviyor. istanbul ici sahiplendiriyoruz. iletisime gecerseniz sevinirim 🙏🏻 @bendogurdum@pikacusarigot@berkozberko@kediipatisi@lavasoztekir
"How to kill a woman without leaving a trace" was googled 163 million times in 2025. But it's okay let's talk about alimony and the male loneliness epidemic.
Ben dün bu güzel anneyi ve bebeğini buldum sıcakta kaldırıma doğurmuş orada bırakmadım aldım şimdiden başta bebek olmak üzere ikisine de başta inegöl bursa olmak üzere çevresi de olur yuva arıyorum lütfen rtler misiniz #cat#kedi#yuva#acilyuva
Eğer idaresinden baskı, mobbing, taciz, şiddet vb. gören ya da başka bir sıkıntısı olan bir öğretmenseniz ya da öyle bir tanıdığınız varsa bu mesajı ulaştırın. Acilen en yakın Eğitim İş şubesine gidebilir, her türlü destek verilecektir.
Nafaka mağduru olduğunu iddia eden, kendini Doç. Dr. diye tanıtan Latif Tarbak akademisyen değilmiş.
Aydın Üniversitesi'ne akademisyen olarak panele davet edilen, yandaş medyada köşe yazıları yazdırılan, Doç. Dr. diye tanıtılan Tarbak'ın akademisyen olduğuna dair bir veri olmamasının yanı sıra YÖK Tez'de bir tezi de yok.
Çalıştığını iddia ettiği İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'ni aradım, böyle birinin akademik kadrolarında olmadığını belirttiler.
Tarbak'ı da cevap hakkını kullanması için aradım ve sorularımı yazılı olarak gönderdim fakat yanıt vermedi.
Yani sahte bir doçent ünvanıyla senelerdir kadınları hedef göstererek toplumu tahrik etmiş. Buyrun size nafaka mağduru erkekler.
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.