Şebnem Ferah konserinin en kötü yanı seyirciydi sanırım. Özellikle sahne önü kitlesi inanılmazdı, en bilindik şarkılarına bile eşlik etmediler. Kimdi bu insanlar ve neden oradalardı hiç anlamadım.
Epstein belgeleri bildiğimiz şeyi doğruladı. Dünyayı sığ, dangalaklar yönetiyor.
Adam basit dil bilgisi kurallarına dahi hakim değil. Noktalama işareti nedir öğrenmemiş. Tam bir "con artist"
Bu adama Norveç Prensesi, beynimi gıdıklıyorsun, seni çok özledim yazıyor.
Yıllarca Türkiye'de bir şey sanılan Noam Chomsky bu çapta bir adama "teorileri"ni yazıp takdir bekliyor. Bir de aklı sıra Epstein'e akıl vermiş, "yiğidim çok üstüne gidiyorlar. Takma, cevap verme. Benim de üstüme geliyorlar, yanıt vermiyorum" yazmış.
Acıklı!
Netflix co-CEO Ted Sarandos says BARBIE and OPPENHEIMER would have been just as big on Netflix.
“There’s no reason to believe that the movie itself is better in any size of screen for all people. My son’s an editor, he watched ‘Lawrence of Arabia’ on his phone.”
via @nytimes
Güzel soru, amme hizmeti için cevabı alıntılayarak yazayım:
Bu durum aslında gıda zehirlenmelerinde oldukça sık görülen bir durumdur denebilir, hatta evlerimizde dahi. Aynı yemeği/ürünü yüzlerce kişi tüketiyor ama sadece birkaç kişide ağır tablo ortaya çıkıyor. Bunun birkaç bilimsel açıklaması var:
👉Maruz kalınan bakteri/toksin miktarı kişiden kişiye değişebilir.
Aynı tabaktan bile yeseniz, kaşığınıza gelen bakteri yükü veya toksin miktarı farklı olabilir. Zehirlenmenin şiddetini belirleyen en önemli faktör “doz”dur.
👉Toksin üreten bakterilerde ‘sıcak nokta’ dediğimiz odaklar olabilir.
Örneğin Salmonella, Staphylococcus aureus veya Bacillus cereus gibi bakteriler belli bölgelerde daha yoğun çoğalmış olabilir. Bazı porsiyonlara yüksek miktarda toksin düşerken, diğerlerinde minimaldir.
👉Her bireyin fizyolojisi ve duyarlılığı farklıdır.
Bağırsak florası, mide asiditesi, yaş, eşlik eden hastalıklar, o günkü vücut durumu (açlık, stres, ilaç kullanımı) bile kişiden kişiye farklı bir hassasiyet yaratabilir.
👉”Bağışıklık geliştiği için yerliler etkilenmiyor, yabancılar etkileniyor” tezi bilimsel değil.
Gıda kaynaklı akut zehirlenmeler, ‘toplum bağışıklığı’ ile ilgili değildir. Bu bir enfeksiyon bağışıklığı meselesi değil; maruz kalınan toksinin miktarı ve kişinin fizyolojik dayanıklılığı ile ilgilidir.
Yani yerli–yabancı farkı diye bir durum yok.
👉Olayın zamanlaması da önemli olabilir.
Bazen kontaminasyon gün içinde olur; sabah alanlar etkilenmez, öğleden sonra artan bakteri yüküne denk gelen birkaç kişi etkilenir.
İşim özeti, aynı dükkândan yüzlerce kişi yiyip sadece birkaç kişinin zehirlenmesi, bağışıklıkla açıklanmaz; maruz kalınan toksin yükü ve bireysel hassasiyetlerle açıklanabilir.
İfadelere baktığım kadarıyla, Hüseyin Gün diye bi herif var Eski CIA çalışan Aaron Barr ile görüşerek seçimi nasıl kazanırız muhabbeti yapıyor. Bunun bi de manevi anası var Seher diye. Seher hanım Merdan ve Necati ile tanıştırıyor Hüseyin'i. Arada Merdan'ın kanalı için 2 bin 3 bin dolar elden bağış yapmış Seher Hanım. Hüseyin bazen de klasik bir okur gibi Merdan'a mesaj atıyor, Merdan da kibarca yanıtlıyor. Tüm gazeteciler yapar bunu. Suçsa suç bu yani.
Ya bu konu çok içime oturdu.
Kedisini çiftleştirip doğurtan kadına Twitter’daki hayvanseverler tepki gösteriyor. ‘Dışarıda bir ton var, kısırlaştır yazık’ diye… Kadın ‘beni linç ettiler’ deyip show haber’deki arkadaşlarına mı artık neyiyse paslıyor bu işi. Twitter’daki hayvanseverler sonraki günlerde kendilerini blurlanmış olarak show haber’de siber zorbalar adı altında görüyor.
Habercilik bu kadar mı ucuz ya? Gerçekten size ‘biz ne yapıyoruz’ diyen kimse yok mu?
Fahrettin’in oğlu bizim tarafımıza geçmiş, sahip çıkalım analizleriniz aşırı komik yahu. Bütün siyasal islamcıların çocukları son derece mütedeyyin hayatlar yaşıyor zannedecek kadar saf olamazsınız, kimsenin bir tarafa geçtiği falan yok.
Hiçbir tacizci herkesi taciz etmez. Kendi mahallelerinden, kendi güç dengelerince daha dokunulmaz saydıkları kadınlara karşı çok daha saygılı olabilirler. Bu tacizci olmadıkları anlamına gelmez; güç ve aklanma denklemlerini çok iyi bilen pragmatik manipülatörler oldukları anlamına gelir. Şeytanın bile arkadaşa, yandaşa ihtiyacı vardır, hatta bu konuda çok iyidir. İkiyle ikiyi toplayalım.
Kadın gitti, linç tayfa şimdide de “biz Evre’ye dolandırıcı demedik, Türklüğe laf ettiği için bağış kampanyasına karşı çıktık” diye kendilerini aklama peşinde. Ulan türklük falan sizin umurunuzda mı lağım fareleri sadece kancanızı takıp sıyıracağınız kurban arıyorsunuz.
Yıllardır internette ne söylediyse hepsi yanlış çıktı. Saflığından hata yapmıyor, düpedüz bile isteye hep yanlış yerde duruyor. Siyasi duruşu, insanlığı hep olmaması gereken yerde. Tek başına topluma zararlı bir cemiyet gibi kendisi. Varlığından utanıyorum.