Birdim iki oldum. Şimdi sıra kızım Duru'da. Ona öğreteceği çok şey var.
Onunla parka gitsin, ona dondurma alsın. Var bir sürü hayalimiz. Bir an önce iyileş baba.
Daha kutlanacak çok babalar günü var.
Seni seviyoruz. 🫶🏻
Benim hiçbir zaman bir kahramana ihtiyacım olmadı. Bu gün her işin üstesinden gelebiliyorsam, korkusuzsam babam sayesindedir. Bilirim ki ardımda o var. Hep güvendi, destekledi, sevdi, korudu. Hala da öyle. Ne kadar teşekkür etsem o kadar az. ❤️
Babamın atlatması gereken çok zor bir hastalığı var. Kızımın ona dede deyişini duymak istiyordum. Sonunda o da duydu. Birlikte parklara gidecekleri, dede diye arkasından koşturacağı o sağlıklı günler gelsin bir an önce.
Kızım, dudaklarımı tutarak uyumak istiyor. Yüzümü dokunarak keşfediyormuş. Gıdımı sevmesi de bundan. Bu durum hem onda hem de ben de aşk hormonu salgılatıyormuş. Müthiş bir şey.
@amatorsezarr Böyle bir noktaya geldim tam olarak. Bunu 30 yaşımdan sonra başardım. Hatasız ve kusursuzluk değil bu. Tam tersine hatalarından ders almak ve kusurlu görünmekten de korkmamak. İnsan dediğin arıza çıkarmaz. Arızalı insandan kaçar. Ve mutlu hissetmediği zaman da gider.
Eşyalarla bağ kurmayı sevmediğim için benim bir anı kutum yok mesela. Çok gereksiz bir duygusallık gibi geliyor.
Benim için hatırlanmaya değerse zaten hafızamdadır.
Avazım çıktığı kadar "Ben çok yorgunum" diye bağırmak istiyorum.
Kimseye dert anlatmamak için susup içime attığım o dertler yığının altında kaldım.
En çok da hastalık üzüyor beni.
Sanki denizin altındayım ve sesim çıkmıyor. Batmıyorum ama yüzeye de çıkamıyorum gibi.