Kaçın, konfor bağımlısı olun. Toplumumuz henüz açık iletişimi kaldırabilecek zeka ve eğitim düzeyinde değil. Zor konuşmaları başlattığınızda “bir kabahati var ki adım atıyor” olarak yorumlanıyor. “Bana kıymet veriyor” diyebilecek muhakemeye sahip insan 3-5’tir ancak.
Yurtdışı tatilleri genel olarak ucuzluk ve kaliteli hizmet üzerinden okunuyor. 52 yaşında çok sağlam gece hayatı ile yaşamış/yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim; burada da çok çok eğlendiğimiz geceler oldu, hatta hayatımın en eğlenceli gecelerini İstanbul ve Bodrum'da yaşadım ama bu 50 gecemden biri oldu. Yurtdışında ise neredeyse çıktığım her seferinde çok eğlendim. Bunun bir çok nedeni var.
Gece hayatı neden vardır?
Eğlenmek için, gülmek için. Türkiye'de bu hala tabu. Eğlence hayatı mafyanın ya da mafyaya bağlı tiplerin elinde. Örneğin bebek'te bir mekanda otururken bir mafyanın 20 yaşında oğlu oturacak diye eşiyle oturan insanları yerlerinden kaldırıyorlar.
Hafif dans etseniz veya müziğe kendinizi kaptırsanız sanki deliymiş gibi bakıyorlar, bir mekana/performansa girerken onlarca kendine sert havası vermeye çalışan skik suratlı güvenlikten geçiyorsunuz. Daha girerken enerjinizi emiyorlar. Yani kısaca burada eğlenmek için ağır tahakkümler altındasınız. Mesela yanınızda kız arkadaşınız varken hem onun hem de kendiniz için hep kontrollü olmak zorundasınız. Salmamak birinci kural ama yurtdışında (almanya, hollanda, rusya, ukrayna, bulgaristan, hırvatistan vs gittiklerim) bu tahakküm yok. Gidip özgürce içip, dans edip, dağıtabiliyorsunuz.
Burada özellikle işletmelerin müşteri üzerinde kurduğu o can sıkıcı baskılama oralarda yok, orada patron para harcayan.
Bence 750 bin km² lik ülkede eğlence hayatının 5 km²'ye sıkışması ve son 20 senedir baskılanan insanlar, ucuzluğun değil, özgürlüğün peşinde oldukları için her fırsatta yurtdışına gidiyor.
Fiyatlar aynı seviyeye gelse de bence bu devam edecek, insanlar zaten ömürlerini siyasi tahakküm altında geçiriyor bari tatillerinde özgür hissetsinler.
Dolar 13.5 kat artmış.
Dolara göre zamlansaydı
Mercimek çorbası: 54₺
Lahmacun: 47₺
Kebap: 190₺
Künefe: 108₺ olması gerekiyordu...
Demek ki problem dolar kuru değilmiş anladınız mı şimdi...
Eril enerjinin anlaması gereken en net kural;
Dişil enerji başlatıcı değil, kusursuz bir yansıtıcıdır.
Eğer bir kadın size karşı duvarlar örüyorsa,
bu onun durduk yere başlattığı bir kaos değildir.
Sizin ona önceden verdiğiniz düşük frekansın geri dönüşüdür.
Onlara negatif enerji atıp, gül bahçesi bekleyemezsiniz.
ne kadar güzel bir ülke, merih demiral gibi tırı vırılar yok, içerde komedyenleri yok, futbol desen futbol, sahne şovu desen sahne şovu, medeniyet, refah, her şey mis
🗣️Ali Sunal: İbrahim Hacıosmanoğlu diyor ki "Benim tarzım bu alışacaklar."
Alışmayacağız efendim alışmayacağız yeter ya. Bu nefret söylemleri, intikam söylemleri, karanlık konuşmalar, mafyavari konuşmalar bu kabadayılıklar, bu asık suratlar bir kere de kazanmasın ya.
Bir kere de sevgi, hoşgörü, güzel sözler, gülümseyen yüz, babacan tavırlar, bir kere de bunlar kazansın ya.
Ülke nefret ülkesi oldu hepimiz birbirimizden nefret ediyoruz ya. Siz de önemli bir kurumun başı olarak bir gülümseyin ne olur ya?
Bir tehdit etmeyin, bir parmak sallamayın bakalım ne olacak ya? Alışacaksınız ne demek niye alışalım?
@jurnalhabertr Instagram’a yeni gelen özellikle birlikte tek açıklama ya da birden çok açıklama seçenekleri çıkıyor. ‘Birden çok açıklama’ seçeneğini seçtiğinizde her bir fotoğrafınıza ayrı ayrı olacak şekilde açıklamanızı kolaylıkla yazabiliyorsunuz.
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
⚽️Turnuvaya 48 ülke katıldığı için gruplara kapağı zar zor atan Milli Takım’a...
Daha kupa başlamadan 15 milyon Euro prim ödenmiş!
Milleti futbolla uyutma mesaisi pahalıya patlıyor...
Sadece Türkiye'de değil, 2026 Dünya Kupası organizasyonu adına gördüğüm en güzel görüntü. Bir şeyi daha görmüş olduk: Sağ ideolojiler, her yerde ve her zaman aptallık üreten bir montaj hattı gibi çalışır. Sağcı Yunanlılar, Anadolu uygarlıklarının mirasını bugünün ulus-devlet kimlikleri üzerinden okuyup, bu tiyatroyu "Yunan medeniyetinin eseri" olarak sahipleniyorlar. Bu görüntüleri paylaşanlara cevap olarak yazmışlar sürekli. Oysa burası önce Likyalıların yaşadığı bir Anadolu kentiydi. Ardından Hellenistik dönemin etkisiyle yeniden şekillendi. Hellenistik dönem, yalnızca Yunan kültürünün değil, Pers ve Doğu etkilerinin etkileşimiyle ortaya çıktı. Bu tiyatro Roma döneminde inşa edildi ve genişletildi. Doğu Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de bu coğrafyanın tarihsel sürekliliğinin bir parçası olarak varlığını sürdürdü. Bugün bu miras ne modern Yunanistan'ın ne de modern Türkiye'nin tek başına mülküdür. İnsanlığın ortak tarihsel mirasıdır. Bunu anlamak, kavramak ve içinizde tüm insanlığın ortak dayanışmasını hissetmek için sağ ideolojilerden uzak durmak gerekiyor.