Okuyup diş hekimi oluyor; iş bulamayınca özel kliniklere başvuruyor, onlar da asgari ücret teklif ediyor. Avukat oluyor; ancak asgari ücretle bir büroda iş bulabiliyor. Diğer bölüm mezunlarının durumu da farklı değil. Sonra da “Gençler iş beğenmiyor.” zırvaları…
@SevgiAsk1905 Öncelikle çok geçmiş olsun.
Benim de alerjik bir tenim var ve
önce yüzeyi sabunla yıkayıp, ütüyle ısıttığım bir havlu ile kuruluyorum, ardından LR Aloe Vera acil durum spreyi sıkıp yüzeye yediriyorum.
@bambibir@GeceFiona ...ve hatta saçını bile boyatmayan, olduğum gibi, yaşlanmayı, sarkmayı gayet normal, zamanın izleri olarak gören ben de varım 🙋🏻♀️☺️
“Ben kadın bir Uber şoförüyüm.
Geceleri sadece ‘kadın yolcular’ filtresini kullanıyorum.
Çoğu kadın bunu hemen anlıyor.
Hatta bazıları teşekkür ediyor.
Geçen hafta sonu gece 11.30 civarında bir çağrı noktasına yanaştım.
Kaldırımda bir kadın el sallıyordu.
Ama arabaya binecek olan o değildi.
İki erkekti.
İçlerinden biri arka kapıyı açıp dedi ki:
‘Aracı bizim için o çağırdı.’
Kapıları kilitli tuttum.
Uber bana böyle durumlarda cezasız şekilde yolculuğu iptal etme hakkı veriyor.
Yine de şaşkın görünüyorlardı.
Birisi sordu:
‘Bir sorun mu var?’
Ben de dedim ki:
‘Üzgünüm. Hava karardıktan sonra erkek yolcu almıyorum.’
Ben bir fotoğrafçıyım. Kamera setimin değeri tam 180.000 TL. Evimin kirasını, faturalarımı bu aletle çıkarıyorum; yani benim ekmek teknem.
Geçen hafta kuzenim aradı, sevgilisinin doğum günü çekimi için "Kanka kamerayı bir günlüğüne versene" dedi. İki kere net bir şekilde "Hayır" dedim. "Ben iş ekipmanımı kimseye emanet etmem. Başına bir şey gelse dımdızlak ortada kalırım" diye de açıkça ekledim.
Eleman laftan anlamamış olacak ki, o gün sırf kamerayı alabilmek için oturduğumuz kafede bana baskın yaptı. Ben lavaboya gittiğim esnada, masadaki çantadan kamerayı benden izinsiz alıp kaçmış. 4 saat sonra geri getirdiğinde ise lens yuvasının içi tamamen kum dolmuştu ve lensin otomatik odaklaması (autofocus) tamamen mefta olmuştu.
Yetkili servise götürdüğümde tam 38.000 TL masraf çıkardılar. Kuzenimin bu duruma pişkin cevabı ise "Oğlum zaten eski modeldi bu, yakında yenileyecektin bahane oldu işte" oldu. Durumu öğrenen aile ve akrabalar ise hemen araya girip "Yabancı değil, öz kuzenin. Büyüklük sende kalsın, aranızda paranın lafı mı olur? Kendin yaptırıver" diyerek beni suçlu çıkarmaya çalıştı.
Tabii ki onların dediğini yapmadım. Gittim, "güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme" suçundan karakola şikayetçi oldum, ardından da mahkemede tazminat davası açtım. Dava sonucunda hem 38.000 TL'lik tamir masrafını hem de o hafta iptal etmek zorunda kaldığım çekim yüzünden uğradığım 7.000 TL'lik iş kaybını söke söke aldım.
Kuzenim bu parayı ödeyebilmek için gözü gibi baktığı oyuncu bilgisayarını satmak zorunda kaldı. Şimdi halam tüm akraba WhatsApp gruplarında "Çocuğun yuvasını yıktın, sevgilisi bu borç muhabbeti yüzünden onu terk etti" diye arkamdan konuşup beni suçluyormuş.
Hayır halacım, ben kimsenin ilişkisini yıkmadım. Kuzenim, başkasının malına "çökmeyi" alışkanlık haline getirdiği için kendi başını kendi yaktı.