✍️🏻Lütfen izleyiniz ve paylaşınız!
✍️🏻✍️🏻Tarihin en fazla soykırıma uğrayan ulusu Türklerdir!
Ama tarih bilmezlik, bu anlamda belleksizlik her seferinde bunun tekrarlanmasına sebep olmuştur!
Bir tane anıt dikmemişizdir, sessiz sedasız yokedilen atalarımız için!
✍️🏻✍️🏻Videodaki Girit de soykırım yapılarak yok edildiğimiz bir coğrafyadır!
Soluk fotoğraftaki Mustafa öyle kalakalmıştır masum bakışıyla...
✍️🏻✍️🏻Hep böyle mi olacak?
Bilmiyorum, şimdi bana ve size düşen en azından videoyu izlemek ve paylaşmak!
Kaybettiklerimiz için rahmet ve dua ile...
Tarihçi olmadığı halde siyasal İslamcıların tarihçi babası olmuş şu meczup hala gündemimizde ya!
Kendi milletinin kahramanlığını böyle küçültmeye çalışan ajanlara böylesine teveccüh eden bir halk; Bu tür haince söylemelere hoşgörü gösteren bir başka devlet var mı acaba yeryüzünde?
Ağrı’da görev yapan öğretmenimiz Irmak Ayşe Koparan’ın vefatına ilişkin ortaya atılan mobbing iddialarını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz.
Bir eğitim çalışanının çalışma hayatı içerisinde baskı, yıldırma veya psikolojik tacize maruz kaldığı yönündeki her iddia ciddiyetle ele alınmalı; olayın tüm yönleriyle ve şeffaf bir şekilde araştırılması sağlanmalıdır.
Sendikamız konuyu yakından takip etmekte olup, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını ve varsa sorumluların ortaya çıkarılmasını beklemektedir. Eğitim çalışanlarının güvenli, huzurlu ve insan onuruna yakışır çalışma ortamlarında görev yapabilmesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.
Merhum öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
@HurEgitimSen@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcagrivaliligi@agrimem
TÜİK Mayıs ayı enflasyon oranını yüzde 1,71 olarak açıkladı.
2026 yılı için öngörülen %11 + %7 zam oranı kamu çalışanlarını korumuyor.
5 aylık enflasyon %16’yı aştı. Ocak ayında duyurulan rakamda yüzde 5,05 kayıp var. Bunun üzerine Haziran ayı enflasyonu da eklenecek.
Lütuf değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz.
5 koca ay bitti. Hızla yoksullaşıyoruz.
Refah Payı Şarttır!
Bilinmelidir ki, enflasyon kadar artış yapmak bir lütuf veya refah artışı değildir; sadece kaybolan değerin geç kalmış bir iadesidir.
Enflasyonun altında kalan her artış ise açık bir soygundur. Memur ve emeklinin insanca yaşayabileceği bir alım gücüne kavuşması için; enflasyon farkının üzerine mutlak surette REFAH PAYI eklenmesi zorunludur.
Kamu çalışanları sadaka değil, alın terinin karşılığını istemektedir.
#memur #enflasyon #emekli
Maaşlarımızın gasp edilmesine (çalınmasına)sessiz kalmayacağız.
*Enflasyon farkı aylık verilmediği için her bir memur’un mayıs ayında eksik alacağı para:
**3000-5000 TL arasındadır.
Bu para memurun hesabı yerine hazine hesabına aktarılmaktadır. (mayıs ayı enflasyonu %1,71 "
5 ayllık enflasyon ise 16,61.
memur ve emeklisi %11 aldı.
memur ve emeklisi %5,5 alacaklı)
Sanırım Tüik bu enflasyon rakamlarını paralel evrene gidip hesaplamıs😊 Benim yaşadığım evrendeki enflasyon rakamları ile tutmuyor çünkü ya da bu virgül hatası var 😉
Bir insanın ömrü, insanlık tarihinde bir nokta kadar bile değildir!
İnsanı insan yapan en önemli erdem onurdur!
Bazı insanlar, nokta kadar bile olmayan bu kısacık ömrü, menfaatleri ve hırsları için onursuzlukla tamamlarlar!
Ve bunların tarihte nasıl anıldığının sayısız örneği mevcuttur!
Yaradan onurdan etmesin!
Bir toplumun çöküşü, içerden çürümeyle başlar!
Sinsice ilerler!
Bunun için önce sözcükler, erdem dolu laflar çürür!
Akabinde ahlak ve tüm değerler çürümeden nasibini alır!
Sonra çürüme, kurumları ve toplumu sarar!
Bunca çürüme hukuku etkilemez mi?
Hukuktaki çürüme, çürümeyi süratlendirir, çürük kokusunu yaygınlaştırır!
Sonuç;
Kötü durum bu çürük kokusuna alışmaktır!
Bu durum, toplumu, çürüyen bitkinin ölmesi gibi çürütür ve öldürür!
Yaşamak için çürük kokusuna alışmayın!
Hürriyetçi Eğitimsen Manisa olarak her geçen gün daha güçlü bir aile oluyor,
eğitim çalışanlarının sesi olmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Bu büyük yürüyüşte emeği, desteği ve inancı olan herkese teşekkür ederiz.
Andolsun Hürriyet’e!
#HürriyetçiEğitimSen
107 yıl önce 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan bağımsızlık meşalesi, yalnızca bir kurtuluş hareketinin başlangıcı değil, Türk milletinin emperyalizme, işgale ve mandacılığa karşı ayağa kalkışının ilanı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru’yla Karadeniz’e açıldığında Anadolu işgal altındaydı. Ancak en büyük tehdit yalnızca düşman işgali değil, Türk milletine “kendi başına yaşayamaz” düşüncesinin dayatılmasıydı. O gün “Ya istiklal ya ölüm” diyerek bu dayatma reddedildi.
19 Mayıs’ın ruhu, milletin kendi kaderini kendi tayin etme iradesidir. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde manda ve himayenin reddedilmesi, bağımsız Cumhuriyet’in temel taşı olmuştur. Kurtuluş Savaşı yalnızca Anadolu’nun işgalden kurtuluşu değil, Sevr’e ve emperyalist parçalama planlarına karşı verilmiş büyük bir başkaldırıdır.
16 Mayıs’ta İstanbul’dan başlayan yolculuk, 1 Eylül 1922’de “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir” emriyle zafere ulaşmıştır. Kurtuluş; bir avuç yüksek ruhlu, vatan ve bayrak sevgisiyle donanmış fedainin inancı ve cesaretiyle başarılmıştır. Bu topraklarda fedailer tükenmez, bağımsızlık iradesi asla yenilmez.
Bugün de tam bağımsızlık; ekonomiden savunmaya, eğitimden denizlere kadar her alanda kendi kararlarını verebilen Türkiye demektir. Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşale hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.
1944'te bugün, yüzbinlerce Kırım Türk'ü öz topraklarından sürüldü!
Pek çoģu yollarda can verdi!
Kimse onlara ağlamadı!
Diğer coğrafyadaki Türkler bile...
Türk sürülürse, katledilirse sonuç budur!
Aģlayanı olmaz!
Ben unutmuyorum, üzülüyorum ve unutturmamak için elimden geleni yapıyorum...
Sen de yap!
Şehit Miralay Süleyman Fethi Bey devresini 10. olarak bitirdiği için doğrudan kurmay sınıfına devam hakkı kazanmış, ömrü cephelerde geçmiş başarılı bir subay. Birinci Dünya Savaşı'nda 48nci Tümen Komutanlığı, hatta Kolordu komutan vekilliği yapmış. Son olarak 17nci Kolordu Asker Alma Daire Başkanı iken şehit edilmiş. Hep "zito Venizelos" diye bağırmayı reddettiği için şehit edildiği söylenir ama tek sebep bu değildir. İşgalden 1 hafta önce İzmir'de rıhtıma çıkmak isteyen Yunanlara iki kez karşı koyarak gemilerine geri yolladığı icin Yunanların bilendiği ve özellikle diğer subaylardan ayırdığı 22 isimden biridir. İsmet İnönü'nün emrinde, Mürsel Bakü ve Kazım Sevüktekin'le beraber görev yapmıştır.
Uzun sözün kısası, o gün o felaket yaşanmasa, muhtemelen Kurtuluş Savaşı'nda tümen, hatta belki de Kolordu komutanlığı yapacak, Milli Mücadele'deki başarılarıyla anılacaktı. Her ne olursa olsun, Türk askerinin onurlu, cesur duruşunun anıtlaşmış halidir.
Peki, bugün Şehit Miralay Süleyman Fethi Bey'i İzmir'de kaç kişi tanır?
Tanıtacağız. Her gün bıkmadan anlatacağız.
Neden biliyor musunuz?
Bugünkü subaylar, ettikleri yemine ve üniformalarına halel getirmedikleri sürece, aradan 100 değil yüzlerce yıl geçse de bu milletin onları unutmayacağından emin olsunlar diye.
Ruhun şâd olsun Miralayım.
Seni unutturmamak boynumuzun borcudur.💐🇹🇷
Küçük bir çete, biri marketten bir şey yürüyor ve dışarda paylaşıyor. Yabancılar ama bozuk bir Türkçe konuşuyorlar. Yakın dönemde bizi önemli bir güvenlik, orta vadede önemli bir kimlik ve kültür sorunu bekliyor. Pek farkında olduğumuzu da sanmıyorum
Balkan Harbi yalnızca bir askeri hezimet değildi.
Bir devletin, siyasallaşan ordusu, hiziplere bölünen donanması, işlemeyen lojistiği ve deniz körlüğü içinde kaybolan stratejik aklıyla çöküşünün tarihsel örneğiydi.
Savaşın sonunda 500 yıl önce evladı fatihan olarak Balkanlarda yurt kuran atalarımızın yaşayan kuşakları muhacir oldular, Batı Trakya ve Makedonya havzasından yüzbinlerce Türk ve Müslüman Anadolu’ya
sığınmak zorunda kaldılar.
Edirne’nin düşüşü, Ege adalarının 5 ay içinde kaybı, Çatalca’ya dayanan düşman orduları çöken bir imparatorluğun aciz halini resmediyordu.
Ancak cephede yaşanan felaketin benzeri karargâhlarda, siyasetin içine çekilmiş kurumlarda yaşanıyordu.
Siyasallaşan ve bölünen ordu savaşamıyordu.
Siyasallaşan donanma Çanakkale Boğazından dışarı çıkamıyordu.
Bugün de Balkan hezimetinden ders çıkarmalıyız. Türk ordusunu ve donanmasını sonsuza dek bir arada tutacak çimento Mustafa Kemal Atatürk ruhu, aklı ve öğretisidir.
Farklı çimentolar ilk savaşta çöker.
Yeni Substack yazım.
“Balkan Harbinde Ordu ve Donanmanın Siyasallaşması”bu konuları detaylı inceliyor.
https://t.co/T6ioGaXs1e