@KokluDegisim İmam Şâfiî Rahimehullah diyor ki:
Kur'an'da öyle bir ayet vardır ki zalimin kalbine saplanan bir ok, mazlumun kalbini teskin eden ilaç gibidir.
" ﻭَﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﺭَﺑُّﻚَ ﻧَﺴِﻴًّﺎ "
"Senin Rabbin hiçbir şeyi unutacak değildir." (Meryem,64)
#YenidenHilafet
El Cezire röportajında Şara’ya Yahudi varlığının giderek artan saldırganlığı ve ihlalleri karşısında Suriye’nin bu varlık ile ilişkisinin gelecekte ne olacağı; bunun yalnızca güvenlik anla��ması çerçevesinde bir sükûnet sağlanmasıyla mı sınırlı kalacağı, yoksa tam kapsamlı diplomatik ilişkilere kadar ilerleyip ilerlemeyeceği sorulmuş.
Ahmed Şara'nın cevabı: “Bu durum, her aşamanın performansına bağlı. Yani eğer bir güvenlik anlaşması başarılı olur, hem (İsrail) tarafı hem de Suriye tarafı ileride yapılacak anlaşmanın tüm şartlarına bağlı kalırsa, bu durum kapsamlı bir barışın konuşulacağı ikinci bir aşamaya geçilmesini sağlar. Ancak bu, Suriye’nin işgal altındaki Golan üzerindeki hakkından vazgeçmesi anlamına gelmez.”
Baas rejiminde de baba Esed'den itibaren "Golan Suriye'nindir, ondan asla vazgeçmeyiz." şeklinde açıklamalar yapılmıştı. Ama Golan'ı işgal eden Yahudilere karşı kesinlikle savaş başlatılmadı.
Şimdi bugün Şara yönetimi güvenlik anlaşmasından sonra normalleşmeye bile razı olunabileceğini söyleyip, "ama bu Suriye'nin Golan üzerindeki hakkından vazgeçmesi anlamına gelmez." demesi ne anlam ifade ediyor?
İşgalci Yahudiler ile savaşılmadan Golan'ı Suriye'ye verecekleri mi düşünülüyor. Olmaz da haydi diyelim ki verdiler Golan Suriye'nin ise Gazze, Kudüs, Batı Şeria kimin?
Müslümanların üzerinde kurulan psikolojik algı operasyonları ve bu illüzyonlara karşı Kur'an'ın, özellikle Haşr Suresi'nin bize öğrettiği sarsılmaz tevekkül duruşu...
https://t.co/V4drJCFnDQ
Bugün Gazze'de 112 şehidin cenazesi enkazdan daha yeni çıkardı. Enkazdaki yerleri boş kalmıyor tabi, işgalci Yahudiler, yıkmaya ve öldürmeye devam ediyorlar.
Bugün Ankara'da ise Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Toplantısı vardı. Üst rütbelilerin atamaları yapıldı. TSK'da 334 general, binlerce albay ve yarbay, on binlerce subay ve yüzbinlerce asker görev yapıyor.
Büyük bir ordumuz var ama Gazze 3 yıldır ölüyor. Bu durum karşısında Müslüman kahrından ölüyor.
Filistin atama kararlarını değil harekat kararlarını bekliyor!
Bâtıl nizamlar insanlığı kuşatmış, Allah’ın hükümleri rafa kaldırılmışken; korku, rızık kaygısı ve dünya sevgisi örtüsünü atma zamanı gelmedi mi?
Bizi hakikatten alıkoyan tüm bu engellerden sıyrılıp, hükmün yalnızca Allah’a (c.c.) ait olması için çalışma zamanı gelmedi mi?
#KöklüDeğişim
#BağlumTemsilciliği
#pazartesi
Nasihatleşmek İslâm kardeşliğinin en temel gerekliliklerindendir.
Filistin, gasp edilmiş bir İslâm toprağıdır ve onun hakkında İslâm’ın hükmü; onu gasp edenden geri alıncaya kadar savaşılmasıdır! Bu savaşı başlatmak, güç ve kuvvet sahiplerinin; uçaklara, füzelere, tanklara ve silahlara sahip olan orduların görevidir! Evet, Filistin’i kurtarmak orduların görevidir.
"Gazze İçin Samimi Çağrı"
👉Okumak veya 🎧 dinlemek için
https://t.co/mwHhaWh44v
Bu sistem kazanırken vergilendiriyor, büyük kazananları ya vergiden muaf tutuyor ya da tüketiklerini vergiye mahsup ediyor, altta kalanın canına okuyor, sistem kendi halkını sömürüyor..
Gazze için oluşturulan sözde Barış Kurulu, ABD Başkanı Donald Trump’ın ihanet planının uygulanmasına yönelik 15 maddelik yol haritasını açıkladı.
Tümüyle Yahudi varlığı ''israil''in lehine ve çıkarlarına uygun şekilde hazırlanmış, Filistin ve Gazze halkını neredeyse tamamen yok sayan büyük bir ihanet planı.
Bakınız Hamas Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad şunları söylüyor:
"Bu anlaşma, soykırım savaşı, katliam, yıkım, açlığa mahkumiyet ve zorla yerinden etme gibi tüm saldırganlık yöntemlerinin Gazze halkı üzerinde dayanılmaz bir baskı oluşturduğu istisnai koşullarda imzalandı."
Bu büyük baskıya Türkiye, Mısır ve Katar'ın Hamas üzerinde oluşturdukları baskıyı da eklerseniz Hamas'ın İstemediği halde bu anlaşmaya nasıl mecbur bırakıldığı ortaya çıkacaktır.
Yol haritasını incelediğiniz de siz de göreceksiniz ki Hamas'ı bu anlaşmaya mecbur bırakanlar size yalan söylemeye devam ediyorlar.
1. Taraflar, Trump’ın Gazze Barış Planı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararına bağlı kalacak. Süreç İsrail’in tamamen çekilmesini, Gazze’nin yeniden inşasını ve Filistin devletine uzanan siyasi yolu hedefleyecek.
2. İsrail, Hamas ve diğer Filistinli gruplar askeri faaliyetlerini durduracak. Yol haritasının takvimi 14 gün içinde hazırlanacak. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi göreve başlayacak ve tarafların yükümlülükleri uluslararası bir komite tarafından teyit edilecek.
3. Bir aşamadan sonraki aşamaya geçilmesi, önceki aşamaya ait yükümlülüklerin yerine getirildiğinin teyit edilmesine bağlı olacak. Bunun teyidi, Uluslararası Doğrulama Komitesi tarafından yapılacak. Komite, ihlalleri de takip edecek.
4. Hamas ve diğer gruplar, yönetimi Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne devredecek ve komitenin çalışmalarına müdahale etmeyecek.
5. Komite, kamu hizmetlerinin devamını sağlayacak, çalışanların hakkını koruyacak, mali ve idari denetim gerçekleştirecek ve 400 milyon dolara kadar olan meşru borç ve yükümlülükleri değerlendirmeye ve karşılamaya çalışacak.
6. Gazze, "tek otorite, tek hukuk, tek silah" ilkesiyle yönetilecek. Komite, Filistin hukuku, uluslararası standartlar ve iyi yönetim ilkeleri doğrultusunda çalışacak.
7. Yeni eğitilen personel, mevcut polis teşkilatına katılacak. Bütün polisler, güvenlik incelemesinden geçirilecek. Uygun bulunmayanlar sivil görevlere geçirilecek veya hakları korunarak emekliye ayrılacak. Polis silahları, komitenin denetimine verilecek.
8. Ağır silahlar, silah depoları ve üretim tesisleri ile tüneller, belli bir takvime göre aşamalı bir şekilde kullanımdan çıkarılacak. Süreç, İsrail’in aşamalı çekilmesiyle bağlantılı olacak. Süreç sonunda Gazze’de silah bulundurma ve denetleme yetkisi, sadece Komite’ye ait olacak.
9. Bireysel silahlar, Filistin yasalarına tabi olacak. Silahları kayıt altına alma, ruhsat verme veya iptal etme yetkisi sadece Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne ait olacak.
10. Silahlı gruplara ait silahlar Komite’nin denetiminde kullanımdan kaldırılarak depolanacak. Bu grupların üyeleri polis veya güvenlik teşkilatına alınmayacak.
11. Filistin yasaları ve adetleri çerçevesinde bir Toplumsal Barış Anlaşması imzalanacak. Filistin dahilinde şiddet, intikam eylemleri, askeri gövde gösterileri, geçit törenleri ve silahlı gösteriler sona erecek.
12. Gazze şeridine geçici Uluslararası İstikrar Gücü konuşlandırılacak. Bu güç, İsrail güçleri ve Filistin kontrolündeki bölgeleri birbirinden ayıracak, ateşkesi denetleyecek, Filistin polisini eğitecek ve insani yardımların güvenli biçimde ulaştırılmasını sağlayacak. Ancak polislik görevi yürütmeyecek.
13. İsrail güçleri, silahsızlandırma sürecine bağlı olarak üzerinde anlaşılacak takvim doğrultusunda Gazze Şeridi’nden aşamalı olarak ve tamamen çekilecek. Kimse, Gazze’den ayrılmaya zorlanmayacak.
14. Gazze içindeki güvenlik olaylarından Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi sorumlu olacak.
15. Gazze’nin yeniden inşası ile gerekli mali kaynakların tedariki, Barış Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından hazırlanıp denetlenecek plan ve takvime göre yürütülecek.
Son birkaç gündür Nepal’de, özellikle Hindistan sınırına yakın bölgelerde Müslüman azınlığı doğrudan hedef alan toplumsal şiddet dalgası patlak vermiştir.
Bu düşmanlığın arkasında, bölgeye dışarıdan ithal edilen ve Hindutva aşırılıkçılığının yansıdığı yıkıcı bir arka plan bulunuyor.
Yaşanan bu planlı şiddete ve krizin ciddiyetine rağmen, uluslararası kamuoyundaki ve ana akım medyadaki sessizlik sağır edici boyuttadır.
Bu sessizlik yalnızca Nepalli Müslüman kardeşlerimizi yalnızlaştırmakla kalmıyor aynı zamanda şiddeti kışkırtan odakları da cesaretlendiriyor.
Bu vahim tablonun karanlıkta kalmaması ve Nepalli Müslümanların yaşadıkları şiddet olayları hakkında farkındalık oluşturarak onların sesi olmak belki onların durumunda iyileşmeye ve olumlu bir etkiye yol açar.
Müslümanlar olarak yaşanan insani krizin görünürlük kazanması açısından İslami ve insani bir duyarlılıkla katkıda bulunmak, Nepalli Müslüman kardeşlerimizle dayanışma içinde olmak önem arzetmektedir.
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"
Demokratlar, laikler, kapitalistler tekliflerle geliyordu Allah Rasulü'ne. 'Bir sene sen, bir sene biz yönetelim' diyorlardı. 'İlahın neden hayatımıza karışıyor, git evinde ibadetini yap' diyorlardı. 'Seni en zenginimiz yapalım' diyorlardı...
Hamas’ın İmzalamak Zorunda Kaldığı Planın Detayları Neler?
📌Sözde ateşkes planının "silahsızlanma" aşamasına geçiliyor
📌1. aşamadaki sorumluluğunu yerine getirmeyen işgalci yeni şartlar öne sürüyor
📌Hamas "silah bırakmayı" nasıl kabul etti?
https://t.co/kzStA7J42Z
Gazze "Barış" Planının başındaki TRUMP ve garantör ülkelerin hiçbiri, sürecin birinci aşamasında alınan ve uygulanması gereken kararların peşine düşmediler. İşgalci Yahudi esirlerin telsim edilmesi hariç.
Ateşkesten bugüne geçen 9 aylık süreçte işgalci varlık 3000'den fazla ihlal gerçekleştirdi. Bu süreçte 1000'den fazla Gazzeli katledildi, 3000'den fazla kişi yaralandı. Gazze'ye girecek insani yardımların üçte biri bile kapılardan giriş yapamadı.
Halbuki Barış Kurulu ve garantör ülkeler bazı taahhütlerde bulunmuşlardı.
Şimdi Trump bugün, Barış Kurulu, Gazze'deki Hamas ve diğer tüm silahlı gruplar arasında Gazze'nin TAMAMEN SİLAHSIZZANDIRILMASI konusunda TARİHİ bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Bu açıklamadan saatler önce ise Hamas heyeti ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan görüşme gerçekleştirdi.
Peki Hamas'tan ne istediler?
Birinci aşamada yaşananlar ikinci aşamada nelerin olacağını açık gösteriyor ve öyle gözüküyor ki Gazze'ye yalan söylemeye devam edecekler.
Hamas ile Filistinli grupların ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanması ile ilgili
yaptıkları açıklamadaki beklentilerin hiçbirini garantör ülkelerin karşılamayacağı kesindir. Buna rağmen, böyle olacağını bile bile Gazze'yi bu anlaşmaya zorluyorlar.
Hamas'ın açılmasından bir bölüm:
"Ağır silahlar dosyasının anlaşma çerçevesine dâhil edilmesine yönelik onay ise; saldırganlığın her türünün tamamen sona erdirilmesi, Gazze Şeridi'nden çekilinmesi, erken toparlanma sürecinin hayata geçirilmesi, ulusal idari komitenin göreve başlaması, uluslararası koruma güçlerinin konuşlandırılması, işgal tarafından oluşturulan silahlı çeteler ile milislerin tasfiye edilmesi, yeniden imar sürecinin başlatılması, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının güvence altına alınması, bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması ve vatandaşların haklarının korunması şartlarına bağlanmış ve bunlara açıkça koşullandırılmıştır."
Şu halde bütün bunlar ortadayken Gazze'yi insanlık vicdanının kurtaracağını söylemek ve tüm bu yaşananlardan yöneticileri beri tutmak doğru mu?
Diyelim ki Gazze'ye iki yıl boyunca savaş sürecinde bu yöneticiler hiç yardım etmediler bari ateşkesin şartları konusunda sorumluluk alsınlar.
Allah'ım! Anlaşmalarla/ilişkilerle bu bebeğim annesinin yüreğini yakanların da yüreğini yak! Mücrim Yahudileri ve onlarla barış yapıp ittifak kuranları, yarım kelimeyle dahi olsa varlıklarını sürdürmelerine destek olanları sana havale ediyoruz, onları kahret
#SizeYalanSöylediler
Koca dünyadan, "büyük, büyük" adamların idareci koltuklarında oturduğu devletlerden, binlerce komutan ve milyonlarca askeri bulunan ordulardan; Zeyd'i koruyacak biri çıkmadı. İşgalci katiller üç kardeşi gibi Gazze'de Zeyd'i de katlettiler.
Annesi Fatıma'nın yüreğindeki bu acı hamaset ile dindirilebilir mi? Hesapların çetin olduğu o günde herkes sorumluluğu gereğince hesap verecek.
Köklü Değişim Van Temsilciliği olarak yaz aylarında #davetsokakta şiari ile düzenlediğimiz park sohbetimizi gerçekleştirdik.
Bu hafta Sami Lenk Hocamız “ Kalbi Ayakta Tutan Ameller ” konusunu işledi.
Katılım sağlayan herkesden Allah razı olsun.
#van#davetsokakta
Ey Yüce Allah'ın yolunda seyredenler
Ey boyun eğme zamanında dik duranlar
Ey akidenin muhafızları İslam'ın hamileri
Ey İslam ümmetinin mızrakları
Size yalan söylediler
Ateşkes olacak, ölümler sona erecek dediler
Oysa ki Gazze ölmeye devam ediyor