Ne günlere kaldık…
Bingöl İl Emniyet Müdürü, geçmişte PKK terör örgütü içerisinde yaklaşık altı yıl kaldığı ve bazı terör eylemlerine katıldığı öne sürülen bir kişinin bağışını kabul ederek emniyet teşkilatına araç kazandırdı. Bu iddia doğrulanırsa, söz konusu kişiyle aynı masada oturulup çay-kahve içilmesi ve samimi pozlar verilmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturacaktır.
Peki, yıllarca dağda görev yapan ve terörle mücadele sırasında şehit düşen askerlerimizin ve polislerimizin hatırası ne olacak?
Bir tarafta, şehitlerimizin hayatını kaybettiği eylemlerle bağlantılı olduğu öne sürülen bir kişiyle verilen samimi görüntüler; diğer tarafta ise aynı teşkilat bünyesinde görev yapan personele ağır hakaret ve küfür edildiği yönündeki iddialar…
İnsan sormadan edemiyor:
Devletin üniformasını taşıyan personele yönelik olduğu öne sürülen bu tutum ile terör geçmişi bulunduğu iddia edilen bir kişiyle kurulan yakınlık arasındaki çelişki nasıl açıklanacak?
Kamu kurumları kişisel ilişkilerin değil, devlet ciddiyetinin ve kamu vicdanının temsilcisidir.
Bu nedenle kamuoyuna yansıyan iddiaların açık, şeffaf ve tarafsız biçimde araştırılması; iddiaların doğrulanması hâlinde sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması vatandaş olarak en doğal beklentimizdir.
Şehitlerimizin hatırasına, devletin itibarına ve görev yapan personelin onuruna sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.
Yazık… Gerçekten ne günlere kaldık.
@RTErdogan@mustafaciftcitr@abakingurlek@TC_icisleri
Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, kıymetli kardeşim, değerli dostum Sayın Kadir Çintay’ın yeniden adaylığını açıklamasını büyük bir memnuniyetle karşıladım.
Göreve geldiği günden bu yana Bingöl’ümüzün ticaretine, sanayisine ve ekonomisine vizyon kazandırmak için ortaya koyduğu gayret ve özveri her türlü takdirin üzerindedir. Özellikle Bingöl’ümüzün değerlerinin tescillenmesi, coğrafi işaretlerimizin artırılması ve bu değerlerin ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması noktasında verdiği mücadeleyi yakından biliyor ve takdirle takip ediyorum.
Kadir Çintay kardeşimiz, sadece Ticaret ve Sanayi Odamıza değil, Bingöl’ün geleceğine emek veren, şehrimizin potansiyeline inanan ve bu potansiyeli daha ileriye taşımak için ciddi bir mücadele ortaya koyan kıymetli bir başkandır.
Bingöl için üreten, çalışan, şehrine değer katan insanların yanında olmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Kıymetli kardeşim Kadir Çintay’ı yeniden adaylığından dolayı gönülden tebrik ediyor; çıktığı bu yolda başarılar diliyorum.
Rabbim Bingöl’ümüz, hemşehrilerimiz ve iş dünyamız için hayırlı ve güzel sonuçlar nasip etsin.
Yolun ve bahtın açık olsun kıymetli dostum…
@Kadir_Cintay12
Sayın Zeki Korkutata,
Bir iş adamı tarafından tarafınıza tahsis edildiği iddia edilen lüks bir ofisi kullandığınız doğru mudur?
İddia doğruysa, söz konusu ofis için kira veya herhangi bir kullanım bedeli ödüyor musunuz? Ödemiyorsanız, ofisin tarafınıza hangi hukuki veya ticari ilişki kapsamında tahsis edildiğini açıklar mısınız?
Ayrıca ofisi tahsis ettiği belirtilen iş adamının kamu kurumlarıyla devam eden veya geçmişte gerçekleşmiş ticari ilişkileri, ihaleleri ya da kamuya yönelik hizmet sözleşmeleri bulunmakta mıdır?
Kamuoyunda oluşabilecek soru işaretlerinin giderilmesi açısından, ofisin adresi, kira sözleşmesi ve varsa tahsis koşullarına ilişkin açıklama yapmanızı rica ederiz.
@RTErdogan@Korkutata_Zeki
“Yiğit insan, şerefiyle yaşar; ekmek ve suyla değil.”
İnsanı ayakta tutan yalnızca karnını doyurması değildir. Gerçek yiğitlik; doğruluktan, onurdan ve şereften vazgeçmeden yaşamaktır. Ekmek ve su bedeni yaşatır, ancak şeref ve haysiyet ruhu yaşatır. Menfaat uğruna onurunu satan kişi ne kadar zengin olursa olsun eksiktir; şerefini koruyan kişi ise en zor şartlarda bile dimdik ayakta durur.
Çünkü yiğit insan bilir ki, geçici kazançlar unutulur; fakat karakter ve şeref ömür boyu insanın en değerli hazinesidir.
Kendini gündemde tutabilmek uğruna her türlü çirkinliği meşru görenler şunu unutmamalı: İnsan, konuşulduğu kadar değil; hangi sebeple konuşulduğu kadar değerlidir. Sansasyon geçicidir, karakter ise insanın gerçek kimliğidir. Gün gelir gürültü diner, geriye yalnızca bırakılan iz kalır.
Fotoşop …
Yolsuzlukların, usulsüzlüklerin ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasının karşısında sessiz kalan; beslendikleri çevrelerin yanlışlarını görmezden gelip üç maymunu oynayan, buna rağmen kendisini gazeteci ya da yayıncı olarak tanıtan herkesin önce mesleğinin etik değerlerini sorgulaması gerekir.
Gazetecilik; güce göre değil, gerçeğe göre taraf olmaktır. Kamu kurumlarında ayrıcalık göremeyince saldırgan bir dile bürünenlerin niyetleri de samimiyetleri de kendiliğinden ortaya çıkar.
Herkes haddini bilmeli. Bu şehir sahipsiz değildir. Bu şehrin değerlerine sahip çıkan insanlar, kamu yararını kişisel çıkarların önünde tutmaya devam edecektir.
Görevini hukuka, adalete ve eşitlik ilkesine bağlı kalarak yapan, hiçbir kişi ya da gruba ayrıcalık tanımayan tüm kamu kurumlarını ve kamu görevlilerini tebrik ediyorum.
Bingöl Ticaret ve Sanayi Odamızın, TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında 6 Yıldız Akreditasyon Belgesi almaya hak kazanmasını yürekten tebrik ediyorum.
Bu önemli başarıda emeği geçen başta Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Kadir Çintay olmak üzere, tüm yönetim organlarını ve personeli kutluyor; bu gurur verici başarının Bingöl’ümüze ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.
Tebrikler Bingöl Ticaret ve Sanayi Odamız!
@Kadir_Cintay12@bingoltso
Bugün Bingöl’de kendisine “gazeteciyim” diyenlere birkaç sorum var.
Milletvekillerini, belediye başkanlarını, il genel meclisi üyelerini, belediye meclis üyelerini kamu adına sorgulayan, eleştiren kaç haber yaptınız?
Bir kamu kurumunda usulsüzlük veya yolsuzluk iddiaları nedeniyle müfettiş görevlendirildiğinde bunu kaç kez manşetinize taşıdınız?
Kamu kaynaklarının nasıl harcandığını, vatandaşın hakkını ilgilendiren konuları araştırıp kaç kez gündeme getirdiniz?
Yoksa gazetecilik sizin için sadece basın bülteni yayınlamak, protokol fotoğrafları paylaşmak ve güçlü olanı alkışlamak mı?
Gazetecilik; güce yakın durmak değil, gerçeğin yanında durmaktır. Gazeteci; alkışlayan değil, gerektiğinde hesap sorandır.
Bu nedenle, kamu yararını ilgilendiren hiçbir konuda tek kelime etmeyip, sadece belli çevrelerin sesi olanların önce gazeteciliği, sonra da vicdanlarını sorgulaması gerekir.
Gazetecilik, suskunluk değil; cesaret mesleğidir. Gerçekleri konuşmaktan kaçınanlar, gazetecilik iddiasıyla değil, neden sustuklarıyla anılmalıdır…
Bingöl’de kendisini gazeteci olarak tanımlayan bazı kişilerin, Başarılı bir şekilde görevini yapan İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzü hedef almaya yönelik açıklamalar yaptığını görüyoruz. “Milli Eğitimin dosyasını açtık, araştırmalarımız sürüyor” gibi ifadelerle kamu kurumlarını ve yöneticilerini baskı altına almaya çalışmak kabul edilemez.
Dosyadan söz edenler şunu iyi bilmelidir ki bu memlekette kimin geçmişinde ne olduğu, kimlerle nasıl ilişkiler kurduğu da gerektiğinde ortaya çıkar. Hiç kimse tehdit diliyle kamu kurumlarını ve yöneticilerini baskı altına almaya kalkmamalıdır.
Devletin resmî kurumlarında kusur arayanlar, aynı hassasiyeti seçilmiş siyasetçilerin yanlışları ve kamuoyunda tartışılan uygulamaları karşısında neden göstermiyor? Gazetecilik gerçekten kamu yararı için yapılıyorsa, herkese karşı eşit mesafede ve aynı cesaretle yapılmalıdır. Makamlara göre değişen bir gazetecilik anlayışı, kamu vicdanında karşılık bulmaz.
Terör örgütleriyle mücadele, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gereken ciddi bir konudur. Terör örgütlerine destek veren, onları koruyan veya meşrulaştırmaya çalışan herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Herkes bulunduğu makamın ve yaptığı açıklamaların sorumluluğunu bilmeli; kamuoyunu tehdit ve algı operasyonlarıyla yönlendirmeye çalışmak yerine gerçekleri ortaya koymalıdır. Biz de gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.
İl milli eğitim müdürü Sn
@MustafaOzel66 müdürümü başarılarından ötürü tebrik ediyorum yanındayız müdürüm…
@FeyziBerdibek1@celikcahit
@MBurkek12 Canım amcam baba yarım rabbim mekanını cennet eylesin inşallah seni herzaman sevgiyle saygıyla dualarla anacağız ruhun şad olsun seni hiç unutmayacağız
Uyandım ağladım, uyudum ağladım. Aklıma geldin ağladım, bir şarkı çaldı seni hatırladım ağladım. Çaresizliğime ağladım. Özledim ağladım, bir daha hiç olmayışına ağladım. Yanına gelemedim ağladım, yüzünü görmediğim her gün için ağladım. Senden sonra yalnızlığıma ağladım, bana seslenmeni çok özledim ağladım. Bir şeye mutlu olacakken seni göremeyişim aklıma geldi ağladım. Gülerken bile ağladım, senden sonra neye üzüldüysem hep sana ağladım.
Mekânın cennet olsun BABA.
Babamızın vefatı dolayısıyla acımızı paylaşmak üzere evimizi ziyaret ederek taziyelerini ileten Bingöl Valisi Sayın Cahit Çelik’e en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu zor günümüzde göstermiş olduğu yakın ilgi, destek ve samimiyet bizlere güç vermiş, acımızı bir nebze olsun hafifletmiştir.
Kendisine nazik ziyareti ve değerli taziyeleri için şükranlarımızı sunar, sağlık ve esenlikler dileriz.
Ailem adına saygılarımızla.
@celikcahit
Aile içinde sorun çıkmaz.” diye düşündü.
İstanbul’da aldığı villaların tapusunu kaynının üzerine yaptı.
Gün geldi, araları bozuldu.
Tapusunu geri istedi ama alamadı.
Milyonluk mal, tek bir imzanın ardından başkasının üzerinde kaldı.
Bu hikâye bize bir gerçeği hatırlatıyor:
Haydan gelen huya gider …
Çanlar çalmaya başladı…
“Genç kardeşlerimizle bayram sevincini birlikte paylaştık. Güzel anılar biriktirdiğimiz bu özel günü sizlerle de paylaşmak istedik. Bayramın huzur ve mutluluğu hepimizin üzerine olsun.”
Kıymetli dostum, değerli kardeşim Mustafa Korkutata'nın bizleri ziyaret etmesi bizleri son derece mutlu etti.
Gönlü güzel insanların varlığı hayatı daha anlamlı ve daha bereketli kılıyor. Samimiyeti, dostluğu ve kıymetli sohbetiyle bizlere güzel anlar yaşatan Mustafa kardeşime gönülden teşekkür ediyorum.
Ayağına sağlık, iyi ki geldin, iyi ki varsın. Rabbim dostluğumuzu ve muhabbetimizi daim eylesin.
Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle...
Gün gelir…
Hırsızlar zengin…
Metresler eş…
Serseriler adam olur…
Odundan kapı, taştan saray olur…
Gün gelir…
Kezbanlar destan…
Onları destan yapanlar mestan olur…
Gün gelir…
Çivisi çıkar dünyanın…
Konuşamayanlar hatip…
Şifa veremeyenler tabip…
Yazamayanlar kâtip olur…
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için…
Çalan, bir gün adalet için…
Döven, bir gün şefkat için yalvarır…
“Piyon” deyip geçme, gün gelir şâh olur…
Şâha da fazla güvenme…
Gün gelir mat olur.
KAMUOYUNUN VİCDANINA VE BİLGİSİNE.
Bingöl Belediyesi ile ilgili yaptığım paylaşımlar sonrası şimdi de farklı bir algı peşindeler.
Bazıları çıkmış, yaptığım paylaşımları Bingöl Milletvekili Sayın Feyzi Berdibek’e mal etmeye çalışıyor. Bunu yapanların kimler olduğu da belli: Olayın muhatapları ve konudan rahatsız olan çevreler.
Çünkü meseleye cevap veremiyorlar.
Paylaşımlarımın doğru olup olmadığını konuşmak yerine “birileri yazdırıyor” algısı oluşturarak konuyu sulandırmaya çalışıyorlar.
Açık konuşayım:
Benim paylaşımlarımı birilerine bağlamaya çalışmak, gerçeği örtbas etme çabasıdır ve düpedüz alçaklıktır.
Benim söylediğim çok net:
Muhatap olunması gereken kişi benim.
Muhatap olunması gereken şey de paylaşımlarımın doğru mu yanlış mı olduğudur.
Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim:
Belediye Başkanı Erdal Arıkan ile Milletvekili Feyzi Berdibek arasında ne yaşanmış, kim kime küsmüş, kim kimle sorun yaşamış… Bu benim gündemim değil. Beni zerre ilgilendirmez.
Beni ilgilendiren tek şey Bingöl’dür, Bingöl halkının hakkıdır, hukukudur.
Benim derdim makamlar değil, kişisel hesaplaşmalar değil; memleketin hakkının yenmemesidir.
Eğer ben birilerinin yönlendirmesiyle hareket ediyor olsaydım, geçmiş dönemde yapılan usulsüz alımları da paylaşırdım.
Not: bu konununda yakın takipçisi olacağım bacanaklar ve damatlar.
Ama ben elimde belge olmayan, net bilgi olmayan hiçbir şeyi paylaşmam.
Bunu beni tanıyan herkes bilir.
Kimse konuyu sağa sola çekmesin.
Ben buradayım, kendi hesabımdan yazıyorum.
Ve Bingöl’ün hakkı için konuşmaktan da asla geri durmayacağım.
Dik dur!
Olduğun gibi görün…
Çünkü izzet, başkasına benzemekte değil; kendin kalabilmektedir.
Gösterişte değil, samimiyette güzellik vardır.
Unutma… Rızkı da gücü de veren Allah’tır. İnsan sadece gayret eder, takdiri yazan O’dur.