“kimseye bile isteye sırtımı dönmedim. gönlümdeki kimseye yalan söylemedim. yarı yolda veya şüphe içinde bırakmadım. gönül eğlendirmedim. sevdasına gönül verdiğim bile oldu bir şeylerin değerini ve sevmeyi bildiğimden. ama hayat yine en çok beni yordu, olsun vicdanım rahat.”
Sırtımı kendime yasladım, öyle rahatım ki düşerim düşmem diye korkumda yok. İnsanın en güven duyacağı kişi ayna da gördüğü kişidir. Bunu bana en güvendiklerim öğretti.
Ben bugün sadece Ödemiş’i görebildim. Ne su yeter söndürmeye ne uçak, ne toma. Olağanüstü bir seferberlik gerekiyor yoksa Menderes’e dayandı alevler. Ne olmasını bekliyorsunuz aklım almıyor?! İzmir’in bir ucundan diğer ucuna kadar yangın var! Ne bekliyorsunuz ya
Artık ben de canımın istediği gibi biriyim. Kimse üzülür diye kendime yazık etmiyorum. Bu dünya, ince olmak için fazla kırıcı. Ne kadar ince düşünürsen, o kadar üzülüyorsun. Bu yüzden iyi bir insan olmanın pek önemi yok. Nasılsa, ilk hatanda en kötü sen oluyorsun.
yalan konuşan, sürekli bir şeyleri ertelemeye çalışan, anlattıklarıyla davranışları uyuşmayan insanlar lütfen benden uzan durun, ben her şeye rağmen netliği, iyiliği, dürüstlüğü savunacağım.
ben zaten hep 50 liralık alıyorum diyenle, ben zaten trt izlemiyordum diyenin aptallığı aynıdır. aptallığın partisi, sağı ya da solu yoktur. aptal aptaldır. apolitikler aptallığın bayrak tutanlarıdır.
CHP’nin Ankara milletvekilleri nerede? Günlerdir meydanlarda Boğaziçi’nde şiddet var, itü’de şiddet var diyenler Gezi’de Ethem abinin vurulduğu yerde birilerinin daha can vermesini mi bekliyor? Kızılay meydan değil mi? Ankarayı niye sahipsiz bırakıyorsunuz?
polisin alamadığı 3600, öğretmenin atanamadığı okul, doktorun gördüğü şiddet
yolundan çıkan tren, ihmalden yanan otel, çöken maden, emeklinin yiyemediği et, öğrencinin giyemediği ayakkabı, kadının mutlu olmadığı ev.. niceleri dert zaten bize. gaz sıkmasanız da ağlarız halimize.