Bu teyzenin burnundan fitil fitil getirilmezse, mahkemelerde hapislerde sürünmezse çok daha kötü günlere uyanırız. Bu dünyaya kimse size uygun yaşamak için gelmiyor, cennete de çan eğrisiyle gidilmiyor haddinizi bileceksiniz!
Aydın’daki Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu hayatını kaybeden Zeren Ertaş'ın arkadaşı:
"Kimsenin suçu üstlenmediği bu noktada, ben ‘binelim’ dediğim o asansörün vicdan azabını iliklerime kadar yaşıyorum."
Böyle gülümsemişti kanseri yendiğinde. Dile kolay 68 yaşında başarmıştı bunu.
Emekli öğretmendi. Nerden bilecekti eğitimsiz kör cahil bir cani tarafından trafikte canına kastedileceğini.
Hatası da yoktu üstelik. Aracına arkadan çarpılmıştı!
Önü kesildi, aracı yumruklandı. Yanında eşi vardı. Korkuyordu. Her şeye rağmen özür dilemek için açtı aracının camını belki de! Sadece özür dilemek için…
Yerde tekmelendi, sürüklendi, öldü yine tekmelendi. Cansız bedenine bile vurdular. Ağlayan eşine yumruk attılar. Oysa daha dün sevinmişlerdi kanser illetinden kurtuldukları için!
Bu öfke değil bu başka bir şey! Bunu anlatacak hiçbir dilde kelime yok! Canilik desek üstü, zalimlik desek üstü! Bu katilin kötülük seviyesini aklım ve kalbim almıyor.
Abdullah Coşkun… Yüreğimi parçaladı!
Bu ülkede her adımımızda gelecek tehlikeleri biz düşünmek zorundayız. Her adımda belki en mutlu gününde gelecek tehlikeler için tetikte olmak zorundayız. Çünkü bunu yapmak için koltuk meşgul eden adamların hiç bir şey yaptığı yok. Bu çok korkunç bir şey .