"Çok yorgun, düşünceli ve sinirli görünüyordu; bir sigara yaktı:
"Bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum." dedi. "Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikayet dinliyoruz. Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi perişanlık içinde. Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz. Bunda bizim günahımız yoktur. Uzun yıllar, asırlarca dünyanın gidişinden habersiz, bir takım şuursuz yöneticilerin elinde kalan bu cennet memleket, düşe düşe şu acınacak hale düşmüş. Memurlarımız henüz istenilen seviyede ve kalitede değil; çoğu görgüsüz, kifayetsiz ve şaşkın. Değerli halkımız ise, kendisine mukaddes akideler şeklinde telkin edilen bir sürü batıl görüş ve inanışların tesiri altında uyumuş kalmış. Bu arada beni en çok üzen şey nedir bilir misin? Halkımızın zihninde kökleştirilmiş olan her şeyi başta bulunanlardan beklemek alışkanlığı.''
"İşte bu zihniyetle; herkes büyük bir tevekkül ve rehavet içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden bekliyor, fakat nihayet ben de bir insanım be birader. Kutsal bir kudretim yok ki."
KAMUOYUNUN DİKKATİNE! Fotoğraftaki zorla ananaslı pizzaya baktırılan şahıs ben değilim. Yazıda da belirtildiği gibi fotoğraf 1924 yılında Brooklyn’de yaşayan bir İtalyan’ı göstermektedir.
Asgari ücretten sadece 1000 lira fazla alan Mühendis adam artık:
Mühendis olur mu?
Okur mu?
Ülkenin yarısı asgari ücretli olmuş.
Bu mu başarı?
Orta direkten vergiyi al o parayla asgari ücretli olmuş yığınları kıtı kıtına geçindir.
Bu mu başarı?