BOL BOL ÇALIŞMA ZAMANI – GÜNEŞ BAŞAK BURCUNDA
23 Ağustos itibari ile Güneş artık Başak burcuna geçiş yapacak. Güneş Başak burcunda ortalama bir ay kadar seyahat edecek. Güneş bizim odaklandığımız konular, fiziksel planda ihtiyaçlarımız, hedeflerimiz, amaçlarımızın ne olduğu ile ilgilidir. Güneş’in Başak burcuna geçişi ile birlikte 1 aylık süreçte ihtiyaçlarımız, hedeflerimizi, amaçlarımızı Başak. burcu semboliği karşılayacak demektir.
Başak burcunun temiz, hizmet odaklı, detaylara önem veren, mükemmeliyetçi ve çalışkan enerjilerini hayatınıza yansıtmak bu dönemde daha kolay olacaktır . Sağlığınıza özen göstermek, sağlık kontrollerinden geçmek, sistemli, analitik ve düzenli olmak konularında sizde bu ay kendi payınıza düşeni yapabilirsiniz.
Üstlendiğiniz görevleri becerikli ve yetkin bir biçimde detaylara önem vererek ve analiz yeteneğinizi kullanarak üstesinden gelmeye çalışabilirsiniz. Verimlilik ve istatistiki bilgilerden bir sentez yapmak konusunda çalışabilirsiniz. Dakiklik ve mükemmellik için hassasiyet gösterebilirsiniz. Bu dönemde tüm hayatınızı düzene koymak ve tamirat tadilat yenileme işlerini yapabilirsiniz.
Diyetlere başlamak, vitamini bol doğal besin ve gıda ürünlerine ağırlık vererek sağlığınızı ön plana alabilirsiniz. Midenizi ve sindirim sisteminizi , metabolizmanızı korumaya ve güçlendirmeye ağırlık verebilirsiniz. Başak döneminde pragmatik ve pratik davranmak, işlevselliğe ağırlık vermek akıllıca olur.
İlişkilerde önceliklerini belirleyin ve karşınızdakilere net olarak ne beklediğinizi, ne başarmak istediğinizi veya nelerden hoşlanıp hoşlanmadığınızı anlatın. Başak sindirim sistemi ve ince bağırsakları yönetir. Huzursuz, endişeli ve kuruntulu olma kapasiteniz artar. Alerjilere ve gıda hassasiyetlerine karşı bu dönemde dikkatli olmakta fayda vardır.
Yine bu süreçte hayatınızın her alanında detokslar yapabilirsiniz. İşinize yarayan ve yaramayan ne varsa ayırıp atabilirsiniz. Buna eşyalarınızdan, kıyafetlerinizden de başlayabilirsiniz. Bu süreç, sadece işinize yarayan işler, insanlar, eşyalarla yola devam etme zamanıdır. Tabii bu detoksu yaparken diğer taraftan kendi gerçek eksiklerinizi de görüp bunları tamamlama zamanı.
Bu dönem yılın en verimli ve en üretken sürecidir diyebiliriz. Daha çok mesaiye kalma, daha çok çalışma, daha çok üretme zamanıdır. Ne kadar çalışırsanız o kadar karşılığını alırsınız. Pek tabii çalışırken ve üretirken ana hedef mükemmel işi ortaya çıkarmak olacaktır. Ne kendinizde ne de bir başkasında olası hataları kolay affedemez ve gözden de kolay kolay kaçmaz.
Bu dönem dikkat etmeniz gereken “Pire için yorgan yakmamaktır” Ufak bir olumsuzlukta, ufak bir hatada koca sistemi yok etmemelisiniz. Kendinizi hizmete adayacağınız, hizmet yolu ile başkalarını olabildiğinde memnun etmeye çalışacaksınız. Esas hedefiniz fayda sağlamak olacaktır.
Kişisel sağlığımızda da şifayı, çözümleri artık çok rahat bir şekilde bulabileceğiz. Hatta bu dönem Check-up yaptırmak genel bir kontrolden geçip son durumunuza bakmak ve aksiyon almak içinde uygundur.
Şimdiden tüm başakların doğum günleri kutlu olsun bu vesile ile...
Sn. Bakan,
Bildiğiniz gibi Türkiye’de bir ilke imza atarak 27 Şubat 2021 tarihinde ücretsiz SMA testini yapmaya başladık.
Aralık 2021 tarihinde ise Sağlık Bakanlığı uygulamaya başladı. Bakanlıklarımıza örnek olmanın gururunu yaşıyoruz. 😊
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!