İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde, artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların "tecrübe" dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir.
“sigmund freud”
Pazardan 5 kilo çilek almış, akşam güzelce yıkadı,temizledi ve bu sabah erkenden kalkıp ocağa koymuş missss gibi çilek kokusuyla uyandım sabah. Canım kocam iyi ki sen 🫠🫠
37 yaşındayım.10 yıl önce sağ tüplerim dış gebelik sebebi ile alındı ve şuan 16 aylık sağlıklı bir evlada sahibim,sağlıklıyım, hamilelik sürecinde de hiç sorun yaşamadım gayette keyifli bir süreç geçirdim.
Demem o ki olur!
Ama siz bu zihniyetle doğurmayin zaten.
15 yaşındayım. En yakın arkadaşım Pınar ile birbirimizde kalmış gibi yapıyor, çift katlı otobüse binip Taksim'e gidiyoruz. Haliç sonrası boğazımız yanmaya başlıyor, her şeyden haberimiz var ama hiçbir şeyden haberimiz yok.
O zamanlar tek hayalim iyi bir fotoğrafçı olabilmek, gördüğüm duvar yazılarını/yerdeki biber gazı kapsüllerinin fotoğrafını çekiyorum. O günlerde "beni biraz böyle hatırla" diye bir şarkıya takmışım, Gezi Parkı'nın zeminine spreyle "bizi biraz böyle hatırla tayyip" yazıyorum, 15 yaşındayım.
Hiç tanımadığımız insanlar "kardeşim" diye sesleniyor, Gezi'de herkes canının derdini bırakıp bize sahip çıkmaya çalışıyor. İsmi çok garip bir abi var, 19/20 yaşlarında ve hayatımda gördüğüm en komik insan. Bizi sürekli güldürmeye çalışıyor. Yanında da gümrükçü başka bir abi, kendi battaniyesini bizim üstümüze örtüyor. Önce bize yemek buluyorlar, sonra kendi karınlarını doyuruyorlar.
Ergen ve Fenerbahçe'liyim ama o parkta Çarşı'yı öğreniyorum. O kadar güçlüler ki gözümde, ben artık Çarşı'lı olacağım diyorum ama gönül ya :) Fenerbahçe'yi de bırakamıyorum. Kaba saba abiler, nasıl böyle güzel gülümseyebiliyorlar aklım almıyor. Düşünüp duruyorum.
En çok "kurabiye tayyip" sloganında eğleniyorum, "nereden akıllarına gelmiş bu" diye gülüp gülüp duruyorum. Herkes aynı şeyi konuşuyor; "en çok bu slogana sinirlenmiş beyefendi, bunu sık söyleyelim."
Eve dönüyorum, eve döndüğümde hiç farkına varmadan büyümüş oluyorum ama hala tazecik kalbim. Sonra Ali İsmail'i tekmeliyorlar bir sokakta, kalbim onunla birlikte soluyor. Facebook'ta albüm albüm gezip Ali İsmail'in fotoğraflarını arıyorum, bir kalabalıkta onu bulmanın ümidiyle.
İşte o günden beri, o haberi duyduğum günden beri ana haber bülteni seyredemiyorum. Bütün o işleyiş hep aynı haberi duyuracak gibi geliyor; "Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz hayatını kaybetti."
Büyürken herkese onu anlatıyorum, canım Emir Can İğrek yıllar sonra bi şarkısında "tekmele tekmele ölmedi Ali, onun gibiyim inatla" diyor. "Evet" diyorum duyar duymaz, "ben de Ali gibiyim."
Tekmeleyin, vurun, kırın. Bizi eksiltmek için elinizden geleni yapın ama düşüncelerimizi, zihnimizden geçenleri, bu ülkeye olan sevdamızı öldüremeyeceksiniz. Ali İsmail giderken yerine başka Ali'ler bıraktı, ama sizden bir tane daha yok. Hepiniz gideceksiniz, biz kalacağız. O ağaçlara sarılıp, sizin kötülüğünüzü anlatacağız. Anlatacağız ki; bilinsin kıymetimiz. Kıymet bileceğiz, kıymetimizi bilenleri seçeceğiz.
Ali İsmail... Bana, nice genç arkadaşıma "yaşamayı" miras bırakan canım Ali İsmail. Sırtımızı dönersek namerdiz. Tayfun Kahraman'ı, Selçuk Kozağaçlı'yı, Can Atalay'ı, Çiğdem Mater'i alana kadar bu davadan dönmek yok. Emanetin emanetimiz canım Ali İsmail.
Şimdi 28'im, tam da mücadele dolu günlerden geçerken bir ara sokakta o üniformalıları gördüğümde aklımda hala sen varsın. 28'im, Saraçhane'de tekmelenen genç kardeşlerime elimi uzatırken aklımda sen varsın. 28'im, çevik kuvvet omurgama tekme atarken aklımda sen varsın.
28'im ve seni her mücadelede daha çok özlüyorum. Çocuklar özgür doğduğunda kavuşacağız canım Ali'm.
Hem fenerli hem Alevi hemde CHP li büyüyen biri olarak söylüyorum(yas38) ,yenilen pehlivan güreşe doymuyor sözü doğru 🤣 Ölmeden önce sabırla güneşli günleri görmeyi diliyorum her gün
Anlamadığım şekilde bayram vb. özel günlerde içimi felaket bi hüzün kaplıyo. Büyümüş olmak mı yoksa gitgide yalnızlaştığını özel günlerde farketmek mi bilmiyorum
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri:
• Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
• Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alınan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu.
• Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
Bunu ilk defa söylüyorum, bir çok Tuncelili Alevi arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlunu tasvip etmiyor ve kötülüyordu.
Ben de saf gibi savunuyordum, bir gün bir tanesine nedenini sordum; o düşkün dedi.
Hepinizden özür dilerim
Eşim 26 yaşında açık kalp ameliyatı oldu amelyta istesigimiz sonucu vermedi kalp nakli bekliyor kirada oturuyorum 2 tane çocuğum var geçim konuşunca çok zorlanıyorum lütfen desteğe ihtiyacımız var bizimde sesimizi DUYURMAMİZA yardımcı olur musunuz
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Bu sezon hangi diziyi hevesle izlemeye başlasam hepsi teker teker final yaptı🥲,bundan sonra totem yapıyorum ve ne kadar mafya dizisi var onları izlemeye başlıyorum belki onlarda final kararı alır 🙃
Her güzel hikâyenin bir sonu vardır… ❤️
İlk günden bu yana tutkuyla hayat bulan #Kıskanmak, 19 Mayıs’ta yayınlanacak final bölümüyle ekran yolculuğunu tamamlıyor.
Bu yolculukta emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, değerli oyuncularımıza, yayıncımız NOW’a ve en başından beri bizimle olan izleyicilerimize teşekkür ederiz. ✨
#Kıskanmak @nowtvturkiye@ayyapim