Şey çok üzücü değil mi?
Acaba ben mi anlatamıyorum diye farklı yöntemler deneyip kendini ifade etmeye çalıştığın ama sonunda zaten seni anlamak istemediğini fark ettiğin an.
birine nasıl hissettiğin hakkında defalarca aynı şeyi söylemek zorunda kalırsan ve hiçbir şey değişmezse, anla ki sana saygı duymuyor, seni kaybetmekten korkmuyor.
“Büyüklük sende kalsın.” sözünden nefret ediyorum. Niye bende kalıyor? Olgunluk, saygı, vicdan gibi kavramlar sadece bana mı zimmetli? Ben başkalarının yerine doğru davranmaya ve onların yerine utanmaya mecbur değilim
“İnsan bir noktadan sonra, hiç kimsenin olmamışlığını, hasetliğini, kötülüğünü, aptallığını, şımarıklığını tolere etmekle uğraşmak istemiyor. Zamanı azalınca, hayatın bunlarla uğraşılmayacak kadar kısa olduğunu anlıyor ve diyor ki; herkes yerinde sağ olsun.”
“Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun, kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun, yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun.”
görgülü insanların aşığıyım, görgüsüz gibi dalışlar yapmayan, mütevazi, ne konuştuğunun farkında olan, karşısındaki insana cinsiyetinden ziyade insan olduğu için kibar davranan insanlar hayatımın her evresinde beni kazanmaya devam edecekler sanırım.
"Bir insana keskin bir cisim sapladığınızdaki acı ile insanın ruhunu yaraladığınızdaki acının şiddeti aynıymış. Elinizde bir bıçakla etrafınıza saldırmıyorsunuz diye kendinizi "iyi insan" zannetmeyin..."