Kahramanmaraş'taki okul saldırısında ağır yaralanan 11 yaşındaki Almina'nın babası:
"Kafasının arkasından 2 kurşun girmiş. Atardamarında kanama olduğundan dolayı ödem oluştu.
Şu anda ödemin azalmasını bekliyoruz. Tüm Türkiye’den dua bekliyoruz..."
Bu haberlerin amacı nedir bilmiyorum açıkçası. Ama Metin içki içmezdi. Fakat o geceye ilişkin bana anlatılan bir detay var. Sahneye müşterilerden birisi Jagger yolluyor. Metin’de içiyor. Hatta jagger’i içtikten bir süre sonra, iki göğsünün arası yanıyor. Bunun üzerine kulise giriyor. Ve çalışanlara diyor ki, adam jagger yollamış, kadehini kaldırdı ben de içtim. Mecbur. Ne sertmiş göğsümü yaktı. Keşke içmeseydim. Diyor. Meğer o anda kalp krizi geçiriyormuş. Bu göğüs yanmasını jaggere bağlıyor. Çalışanlar doktora götürmek istiyorlar. Yok diyor jagger’den oldu , ben alışkın değilim ya içkiye. Belki de jaggeri içmese kriz geçirdiğini anlayıp doktora gidecekti.
Uyuşturucu kısmına gelince, Metin 25 yıllık arkadaşım. Hiç uyuşturucu kullanırken görmedim. Hiç uyuşturucu etkisindeyken de rastlamadım! Yaşayanların huzuru yok, Keşke bari ölen insanları rahat bıraksak!
AKP seçmeni zannediyor ki; bu kadar insan, Ekrem İmamoğlu yargılandığı için sokakta.
Hayır.
Depremzedelere parayla çadır satan Kızılay Başkanını yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi şirketinden, kendi bakanlığına, fahiş fiyata dezenfektan satan Ticaret Bakanı’nı yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi parti yöneticinizin “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek’i yargılamadığınız için sokaktayız.
Muhaliflere ‘terörist’ yaftası vururken, bebek katilini Gazi Meclis’e davet ettiğiniz için sokaktayız.
Foyalarınızı ortaya çıkartan gazetecileri hapse tıkarken, ekranlarda iftira üstüne iftira atan, hakaret üstüne hakaret eden maymunları mükafatlandırdığınız için sokaktayız.
Sarıklı, cübbeli amirali jet hızıyla emekli ederken Cumhuriyet’e bağlılık yemini eden teğmenleri ihraç ettiğiniz için sokaktayız.
Vatandaşın belini ek vergilerle bükerken 5 müteahhitinizin milyarlarca liralık vergi borcunu affettiğiniz için sokaktayız.
Yüzlerce suç kaydı bulunan çete üyeleri elini kolunu sallayarak dolaşırken Ümit Özdağ’ı tutukladığınız için sokaktayız.
Evimizde oturken yazıp çizerek, video çekerek de derdimizi anlatmaya çalıştık ama duymadınız.
Sesimizi duyun diye sokaktayız.
Saraçhane’de yaptığım konuşmayı çarpıtarak siyasallaştırmaya çalışanları dikkatle izliyorum. Konuşmam çok açık: Anayasa ile güvence altına alınmış gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim.
Polisin bir mitingde sergilediği müsamahanın, İstanbul Saraçhane’de ya da Ankara Kızılay’da gösterilmemesini ve gençlerimize biber gazı, tazyikli suyla müdahale edilmesini eleştirdim. Bu eleştirimiz, anayasal haklara yönelik farklı muameleyedir. Biz, herkese eşit uygulama istiyoruz.
Maalesef yine algı operasyonuyla, karalama kampanyası başlatmaya başladılar. Dün “PKK sevdalısı” dediler, bugün “Kürt düşmanı” diye hedef gösteriyorlar ama kimse heveslenmesin: Ne bu algılara teslim oluruz, ne halkımıza sırt çeviririz.
Kürt kardeşlerimizi terörle aynı kefeye koyan anlayışa hep karşı durdum. Bugün de aynı noktadayım.
Bu toprakları var eden her bir vatandaşımız gibi Kürt yurttaşlarımız da başımızın tacıdır.
Ankara’da Kürt nüfusun yoğun olduğu ilçelerde aldığımız güçlü destek, halkımızın bu anlayışı sahiplendiğinin açık göstergesidir.
Aynı şekilde, PKK gibi eli kanlı bir terör örgütüne karşı duruşumuz da nettir; dün ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz.
Bu ülke bir hukuk devleti ise anayasa hepimizi bağlar.
Anayasa’nın 3. Maddesi açıktır: “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.”
Tek bayrağımız da budur, adı Türk Bayrağı’dır.
Son olarak sonradan öğrendiğim kadarıyla engelli bir vatandaşımızı sevindiren polis memurumuzu gönülden kutluyorum.
Ülkemizin her yerinde eylem yapan vatandaşlarımıza yönelik, güvenlik güçlerimizden aynı şefkati beklediğimizi de ifade etmek isterim.
Yangından kurtulan bir otel müşterisi:
"Altıncı katta kalıyorduk. Camdan aşağı baktığımda, simsiyah dumanların yükseldiğini gördüm. Asla siren sesi duymadık.
Bir tane bile otel görevlisi görmedim. Eğilerek sese doğru koştuk ve kurtulduk."
#Bolukartalkayafacia
•İstanbul Zeytinburnu’nda yabancı uyruklu bir şahıs, yine yabancı uyruklu bir şahsın başını balta ile keserek sokağa attı.
•Bursa’da Suriyeli çocukların kavgasında 13 yaşındaki bir Suriyeli çocuk kalbinden ve böbreklerinden bıçaklanarak öldürüldü.
•Denizli’de Afganistanlı Mohammad Esmail Habibi eşi Nasim Gol Karimi’yi boğasından bıçaklayarak öldürdü.
•İzmir Seferihisar’da 74 yaşındaki Z.D. isimli Türk vatandaşı kadın, 40 yaşındaki Suriyeli bir kadın tarafından karnından bıçaklanarak öldürüldü.
•Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde koyun çiftliği sahibi Ali Çirkin adlı Türk çiftçi, Suriyeli çoban tarafından başından vurularak öldürüldü. Katil ve arkadaşları koyunları çalarken yakalandı.
•Ve bugün Mersin’de işten eve dönen Metin S. Adlı vatandaş, otostop çeken yabancı uyruklu şahsı aracına aldı. Metin S. Aracına aldığı yabancı uyruklu şahıs tarafından boğazı kesilerek öldürüldü.
*Bu cinayetlerin tümü 2024 yılında işlendi ve biz sadece basına yansımış olanları biliyoruz. Yabancılar tarafından işlenen suçların yüzde 99’u basına yansımıyor.
3 gündür bir kadın iftara son iki saatte elinde 4 dolu poşetle; bir poşette bayat pide, bir poşette çürümüş meyve diğerinde ise sebzelerle çöp konteynırının yanına geliyor.
Onları orada açıp sanki çöpün içinde bulmuş gibi yere ayırıp diziyor.
Sırtı caddeye dönük bir vaziyette sağa sola bakmadan hiç birşey demeden kimseye bakmadan sadece bunu yapıyor.
İftara bir saatden az kaldığı vakitte; her araç bu manzarayı görüp duruyor ve kadına zorla para veriyor..
Ta ki iftara kadar!
Ertesi gün aynı poşetleri alıp yine devam…
İşte inovasyon tamda bu(!)
Bugüne kadar olmayan birşey, yaratıcılık(!)
Bu zekaya şapka çıkarırım…
Tuğba Kuruyemiş firmasının içeriğe sıradan bir şeymiş gibi yazıp geçtiği E124 kodlu renklendirici Ponzo 4R olarak bilinen azo boyadır. Bu boyanın çocukların dikkat ve aktiviteleri üzerinde olumsuz etkileri vardır.
Bunun da etikette belirtilmesi zorunludur.
@TCTarim