dinazor diş hekimleri odaları ve tdb birliğiyle bu mesleği bir elle bitirdiniz yıllardır aljinatın dolgunun detertrajın içinde yetişen diş hekimleri de evde otursun
rastgele kaydırırken bir kere daha gördüm ki diş hekimliği mesleğini diş hekimlerinden başka HERKES yapıyor?! belli ki ihtiyaç eksikliğini tıbbi sekreter ve asistanlarla kapatıyorlar
#AtamadaDişEczDışlandı@saglikbakanligi@TDB_TDA
Dus 1'e indiğinde ses çıkarmayanlar, 3. Atama yapılmadığında ses çıkarmayanlar, doktoralıları uzman saymak istediklerinde ses çıkarmayanlar bunlar daha başlangıç. Bugun size dokunmayan şey yavaş yavaş size yaklaşıyor. Adım adım diş hekimliği yok ediliyor
#DUStaOrtalamaDegilSıralama biz de bilirdik kolay yoldan doktora yapmayı sınava 3 kez girdim sabah kapalı cezaevinde hasta baktım gece sabaha kadar ders çalıştım tam 2 senem böyle geçti birilerinin kolay yoldan uzmanlık almasını kabul etmiyorum
Kimse bir tıp hekimine git biraz hemşirelik yap hasta bakıcılık dene demiyorsa diş hekimine de dental asistan ol denemez. Herkes kendi işini yapsın. İşsizlik hayatın gerçeği evet. Fakat bizim DİŞ HEKİMİ oluşumuz daha net bir gerçek.
Vah vah vah nerde bu süper güçleri olan dental asistanlar benim gördüklerim bondu asiti neden kullandığımızı bile bilmezken sizinki tomo yorumluyormus masallah
Sağ olsun, Dusakademisi ekibinden @mdyavuzs Yavuz Şahin hocamız, 8’incisini düzenlediğimiz DUS Motivasyon Hediyeleri etkinliğimize destek olmayı kabul etti.
📅 Tarih: 13 Şubat 2026
🎁 Hediye:
• Toplam 3 kişiye, dilediği dersin Dusakademisi DUS kampı hediye edilecektir.
👉 Katılım için takip edip RT atmanız yeterlidir.
#reklamdeğildir
Diş Hekimliğinde Mobbing Sayılan Hâller:
• Genç diş hekiminin klinikte bilinçli şekilde yalnızlaştırılması
• Asistan, pratisyen ya da uzman fark etmeksizin iş yapmasının zorlaştırılması
• Görmezden gelinmesi, karar süreçlerinden dışlanması
• Mesleki bilgi ve el becerisiyle alay edilmesi
• “Daha yolun başındasın” denilerek statüsünün küçümsenmesi
• Yapılan tedavinin sistematik olarak aşağılanması
• İş tanımı dışı, angarya ve olağan dışı taleplerle baskı kurulması
Bunlar eğitim değil.
Bunlar meslek kültürü değil.
Bunlar sistematik mobbing.
Okuması ağır, çalışması yıpratıcı (şanslıysan), sorumluluğu yüksek bir meslekte bu düzen kabul edilemez.
Sessizlik çözüm değil, suç ortağıdır.
#DişHekimliğindeMobbingeHayır
Sivas’ta Devrim Yapan Hoca Hedefte: Çekmeden Kurtardığı Dişler Rahatsız Etti
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, diş hekimliğinde ezber bozan bir yöntemle implantı son çare olmaktan çıkarıyor.
Sağlam diş köklerini Cam Fiber Post ve Direkt Kompozit Lamina yöntemiyle kurtaran Hubbezoğlu, dişleri çekmeden, kesmeden ve anestezi uygulamadan yalnızca birkaç seansta hastaları sağlığına kavuşturuyor.
İmplantın bazı hastalarda enfeksiyon, uyumsuzluk ve kırılmalara yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Hubbezoğlu, “Yeter ki kök olsun, Allah’ın yarattığı yapıyı koruyalım” diyerek doğal diş dokusunu esas alan bir yaklaşım sergiliyor.
Deprem sonrası fiberle güçlendirilen binalardan ilham alarak geliştirdiği bu yöntemle bugüne kadar 280 cam fiber post vakasında tek bir kırık bile yaşanmadı, binlerce hasta ise dişlerini kaybetmeden tedavi edildi.
Ancak diş çekip implant yapan alışılmış sistemin dışına çıkan bu yaklaşım, ne yazık ki bazı çevrelerin tepkisini çekiyor.
Çekilmesi planlanan dişleri kurtardığı için hedef haline getirilen Prof. Dr. Hubbezoğlu, Sivas’ta değeri yeterince bilinmeyen isimler arasına bir kez daha ekleniyor.
Oysa Almanya’dan dahi çare bulamayıp Sivas’a gelen hastalar, birkaç gün içinde sağlıklı ve estetik bir gülüşe kavuşuyor.
Bilimin, emeğin ve vicdanın yanında duran bu çalışmanın desteklenmesi gerekirken kösteklenmesi düşündürücü.
Sivas bir değerini daha kaybetmeden, bu başarıya sahip çıkmalıdır.
Mesleğe yönelik açık ve sistematik bir saldırı var. İlginçtir ki aynı insanlar, devletin başka hiçbir kurumunda randevusuz işlem yaptıramayacaklarını bilirler; hastanede, bankada, nüfusta, eczanede ya da herhangi bir resmi kurumda sıra beklemek zorunda olduklarında bunu olağan karşılarlar. Bir tek sağlık çalışanına ve özellikle diş hekimine gelince tüm kurallar bir anda unutulur, olay bir “hak arama” mücadelesi gibi lanse edilir. Bu çifte standart bile, aslında sorunun kişisel değil, mesleğe yönelik algısal bir saldırı olduğunu gösteriyor.
Bahsi geçen olayda da muhtemelen hekim, hastayı cerrahiye yönlendirmek istemiş. Bu son derece olağan, mesleki bir değerlendirme. Ancak bizde yıllardır yerleşmiş bir alışkanlık var: “Üç kuruşa beş köfte” beklentisi. En zor, en riskli, en zaman alan işlem bile bedelsiz veya zahmetsiz olsun isteniyor. Bunun karşılanamayacağı anlaşılınca da faturayı yine hekime kesmek en kolay yol haline geliyor. Bu da hem mesleki itibarı zedeliyor hem de toplumdaki yanlış algıyı daha da derinleştiriyor.
Diğer yandan kimse sorunun köküne inmiyor: DUS kontenjanları yetersiz, işsizlik artıyor, klinik yükü omuzlayan hekim sayısı ihtiyacı karşılamıyor. Her sene daha da artan nüfus, daha kompleks tedaviler, daha bilinçli hasta profili ama aynı oranda artmayan uzman sayısı… Bu tablo kaçınılmaz olarak sistemsel tıkanıklığa yol açıyor. Sonrasında da hekimler, sistemin eksiklerinin günah keçisi ilan ediliyor.
Eğer gerçekten hâlinden şikâyetçi bir toplum varsa, tepkisini doğru yere yöneltmeli: Hekim sayısındaki yetersizliğe, eğitim planlamasındaki eksikliklere, DUS kontenjanlarının yıllardır artırılmamasına ve sağlık yükünün birkaç kişiye yıkılmasına… Sorun hekimde değil; hekimi hedef hâline getiren yanlış politikada.
Özetle, bu mesele kişisel değil; yapısal bir problem. Fakat en kolay saldırılan taraf yine sağlık emekçisi oluyor. Bu yüzden “mesleğe yönelik toplu saldırı” ifadesi abartı değil, tam karşılığıdır. Eğer toplum gerçekten değişim istiyorsa önce bu gerçeği kabul etmeli, sonra da sesini doğru yere yönlendirmelidir.
@AroxChat @fuckyyessss @aykiricomtr Hocam bunu yazdırdığınız chatgbtye bi de diş hekimliği ilk üç yıl lab öğrenim süreci yazarsanız aydınlanmış olursunuz
Stajyer diş hekimine tedavi olan vatandaşın paylaşımı:
“Beni bu hale getiren stajyer diş hekimi… Sağlığınızın, rutininizin kıymetini bilin. Bundan önceki dertlerim dert değilmiş. İşe gidemiyorum, işe gitmeyi bile özledim.”