Şu olay chp toplantısında yaşansaydı şimdi yer yerinden oynardı. Cumhurbaşkanı "benim gariban vatandaşımı, benim emektar vatandaşımı yaka paça üzerini parçalayarak dışarı attılar" diye twit atardı. Olayı Amerika’ya kadar duyururlardı.
İmamoğlu'na yönelik 1000 soruşturma açsalar da herkes çok iyi biliyor ki kendisinin sadece 1 "suçu" var, o da cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak olmak.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını canlı izledim. Sonra videoda tekrar dinledim. Terörsüz Türkiye süreci ve dış politika ile ilgili sözlerinin anlamı şu:
-Terörsüz Türkiye süreci kayıtsız şartsız desteklenecek,
-Anayasa değilikliğine “evet” denilecek,
-Atatürk’ün “ulus devlet” yapısı yerine Osmanlı millet sistemi savunulacak.
-Bunlar, ABD’nin hedefi. Lozan’ı bir türlü hazmedemeyenlerin hedefleri. Ve Türkiye’yi parçalar.
--“Butlan vakası” sanıldığı gibi sadece koltuk/makam olayı değil, çok ötesinde stratejik hedefi var.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması, “100 yıldır devlet olmamız engellendi” diyenlerle, “Cumhuriyet’in 1923’te açılan bir parantez” olduğunu söyleyenlerin hedefleriyle örtüşüyor.
-SORU: Bu konuşmayı kim hazırladı? Açıklanmalı.
Koskoca Koç holdinge bile 2 günde 3 kere silahlı saldırı gerçekleştirdiler
Eskiden bunların dağda bile yaşamaması için 40 bin şehit verdik artık dağlarda değil şehirdeler
Azınlığı şımartırsanız tepenize çıkar
Milyon tane karadenizli fıkrası var bir kere karadenizlilerden tepki görülmemiş
Rahmi Koç, kürt fıkrası anlattı diye adamı linç etmeye kalkıyorlar
Vize randevularını cayır cayır (4-5 katına) millete satmışlar. Bu suçun içinde devlet yetkilileri de var. Konuyu araştırıp haberleştiren gazeticinin haberlerine erişim engeli getirmişler. Her yer çürümüş, bakın her yer!
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Otobüsü olan otobüs verecek, printerı olan afiş basacak, iPhone'u olan canlı yayın açacak. Toplantı için otel salonu kiralanamıyorsa, CHP'lilerin evlerinin salonu da mı yok sanıyorsunuz? Bunlar teferruat.
Şule Yüksel Şenler Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı bir ajandır. Başı açık kadınların “orospu” olduğunu ve cehennemde yanacağını söylemiştir.
Türk kültürünün bir parçası olan yazmayı kafirlik olarak görmüş, Alman Katolik Rahibesi Rotraut Scheer’den öğrendiği türbanı pazarlamak için onunla birlikte Anadolu’yu dolaşmıştır.
“Erkekler karılarını dövebilir, eziyet gören kadın sabrettiği takdirde allah katında büyük derecelere ulaşır.” demiştir ancak ilk kocası tarafından şiddete uğradığı için boşanmış ve “büyük derecelere” ulaşamamıştır.
Kendisi CIA ajanıdır. 6. filoyu desteklemiştir. Siyasal islamın kadın temsilcisidir.
CHP birbirine girmedi, CHP’de iç karışıklık yok.
Cumhuriyet Halk Partililer AKP’li Kemal Kılıçdaroğlu ve yancılarına karşı Türkiye’nin kurucu partisini savunuyor!
Mühürsüz oylarla rejim değişirken avukatlarıyla birlikte YSK’nın kapısına gitmeyen Kılıçdaroğlu, bugün torbacılarla CHP’nin kapısına geliyor
Çok büyük bir vatan haini.
İlk kez biri gerçekten iktidarı değiştirmek istedi ve başına gelenler ortada. 10-15 yıldır iktidara gelmeye çalışıyormuş gibi yapanların ödüllendirilmesi de ortadayken özlememek elde değil.
30 dakikada 10 milyar dolar para eridi. 456 Milyar Türk lirası. Tek bir adamın bir yıl daha başkanlık yapabilmesi diye her gün daha da fakirleşiyoruz. Unutmayın. Sadece ''tek bir adam'' koskoca Türkiye'yi bir yıl daha uçuruma sürükleyebilmesi için. Apo'ya önder diyorlar.
bir gece, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir kararla bir üniversiteyi kapatıp 25 bin öğrenciyi altyapısı bile olmayan başka bir okula devretmeye “ülke yönetmek” denemez. imamoğlu 'artık hiç kimsenin diplomasının güvencesi yok' dediğinde aslında tam da bu keyfiyeti anlatıyordu