Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
bir millet ne kadar travmatize olursa mizah seviyesi o kadar gelişirmiş tüm dünya delirmemek için travmalarımızı şakaya vurduğumuzu falan her şeyi öğrendi
Rojin Kabaiş’in babasının feryadı, milyonların feryadıdır. 1 dakikanızı ayırıp bu feryadı duyun, duyurun:
Rojin intihar etmedi ÖLDÜRÜLDÜ!
Rojin intihar etmedi ÖLDÜRÜLDÜ!
Rojin intihar etmedi ÖLDÜRÜLDÜ!
Hani intihar etmişti?
Rojin'in bedeninde çıkan iki farklı erkeğe ait DNA'lar, göğüs ve vajinanın iç kısmında çıktı!
Hep beraber gür bir sesle söyleyelim:
#RojininKatilleriNerede
Günaydınlar dostlar. Ayşe Barım cezaevinden feryat ediyor. Sesini duyurmak mecburiyetindeyiz:
“Beynimde 2 ayrı stentli anevrizma var, 6 ayrı kalp rahatsızlığım var ve bu süreçte 6 kez bayıldım. Tam 30 kilo verdim. Cezaevinde ölmek istemiyorum! Ben sadece yaşamak istiyorum! Lütfen beni tutuksuz yargılayın!”
Bu her şeyden önce insanı bir talep. Şunu açık ve net söylemek lazım. Ayşe Barım ciddi bir ÖLÜM RİSKİ ile karşı karşıya.
1 saniye bile beklemeden derhal tahliye edilmeli!
KIZLAR GÜVENDE DEĞİL | Cevizlibağ Atatürk KYK Kız Yurdu’nda yaz döneminde yapılan tadilat sırasında kız öğrenciler çok ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldı. Tadilat için görevli işçilerin odalara izinsiz şekilde girmesi, öğrencilerin mahremiyet hakkını ağır biçimde ihlal etti.
Öğrencilerin kilitli dolaplarına ya da bazalarının altına yerleştirdikleri kişisel eşyalarının çalındığı, hatta yeni kilitlenmiş dolaplardan bile hırsızlık yapıldığı tespit edildi.
Bazı odalarda öğrencilere ait olmayan cinsel içerikli materyaller, alkol şişeleri, tıraş bıçakları ve sigara izmaritlerinin bulunması yalnızca hijyen koşullarını değil, öğrencilerin güvenlik algısını da ortadan kaldırdı.
Dolap kapakları, kilit sistemleri, bazalar ve komodinlerin kırılması sonucunda hem öğrencilerin şahsi eşyaları hem de devlet malı niteliğindeki yurt demirbaşları zarar gördü.
Kartlı kilit sistemlerinin sökülmesiyle odalara isteyen herkesin girebilmesi, öğrencilerin can ve mal güvenliğini tamamen ortadan kaldırdı. İşçilerin öğrencilere yönelik sözlü tacizlerde bulunduğu iddiası da endişeyi artırdı.
Mahremiyet ihlali, kamu malına zarar verilmesi, kişisel eşyaların çalınması, güvenlik zafiyetleri ve psikolojik travma başlıklarında öğrenciler çok yönlü mağduriyet yaşadı. Öğrenciler, bu durumun acilen giderilmesini ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep ediyor.
@OA_BAK@tcmeb@TC_icisleri
Bugün chp'nin yanında durmak sizi partili yapmaz; manifest kızlarını savunmak sizi grubun fanı yapmaz, gözaltılara karşı gelmek sizi devlet düşmanı yapmaz; bunlar sizi gören göz, konuşan dil, susmayan vicdan yapar. Hak, hukuk, adalet istemek suç değildir.
Hiçbir erkek sanatçıya şarkılarında küfür etmemelisin kadınları aşağılamamalısın çünkü sen küçük erkek çocuklarına örnek oluyorsun denmiyor fark ettiyseniz
Tacize uğramamış bir tek kadın tanımıyorum. Herkesin ama herkesin bir taciz öyküsü var. Çocukluktan itibaren.
Bu durumdan erkekler dahil tüm toplum rahatsız olmadığı, tacizciyi tecrit etmediği ve cezalandırmadığı, mağdurda kabahat aradığı sürece bu durum asla değişmeyecek.
Hasankeyf’i yok eden Ilısu Barajı’nın mühendisinin diploması da sahte çıkmış. Gözümüz gibi korumamız gereken bir noktayı göz göre göre katlettiler. Öyküler, yaşanmışlıklar, izler; 12 bin yıldır bitmeyen zaman yolculuğu.
Bu sahte diploma ve sahte e-imza olayı çok çok çok çok çok çok büyük bir skandal. Ama normalde yani. Bizim için kimsenin sorumlu tutulmayacağı haftalık rutin bir rezalet sadece. Çünkü Türkiye Yüzyılındayız.
Merhaba ben Kirpi! Beni öldürmeyin, ben zararsızım. Neslim tükenme tehlikesi yaşıyor. Beni bahçede, yolda görürseniz korkmayın, zararsızım. Ok, diken de fırlatmam, bu şehir efsanesi. Bana kesinlikle süt vermeyin, süt benim için öldürücü nitelikte, benim midem sütü sindiremiyor. Bana mama ve su verebilirsiniz. Ben sebze ve meyvenize zarar veren bahçenizdeki böcekleri yerim. Hayatta kalmama lütfen yardım edin. Bu mesajımı herkese yayın, beni tanımıyorlar....
Bu adama yapılan muameleyi şeytan yapmaz şeytan. Katile, tecavüzcüye, teröriste gösterdiğiniz ‘yüce gönüllülüğü’ halkın oylarıyla seçilmiş pırıl pırıl insanlardan esirgiyorsunuz ya iki cihanda gün yüzü görmeyin.