@patosipek Ataerkillik içine nasıl işlediyse kadınla empati yapmak yerine kocasına üzülmen akıl alır gibi değil hdjdjd. bi de “hamile ve evli barklı” olmayan kadınların rızası dışında çekilmesi daha okey yani öyle mi? Bu derece mizojini baya zor bacım bi kadın olarak
Gazeteciye gözaltı…
Komedyene gözaltı..
Belediye başkanına gözaltı..
İnsanları otele doldurup yakanlar,havalimanında insan katledenler, 6 yaşında öz kızını evlendiren cemaatçi serbest…
Ne yüzyılıydı?
Şimdilik sadece duygumu paylaşayım, daha ayrıntılı değerlendirmeleri sonra yaparız…
Krala yaslanan düşer, yine öyle olacak. Bugünler elbet geçecek; herkes hak ettiği gibi anılacak.
Saray bu halktan bir destan daha yazmasını istiyor, merak etmesinler o destan yazılır!
Köpek düşmanlığı politikası iyice absürt bir hal almaya başladı. Milletine evindeki köpeğine nasıl hitap edeceğine kadar karışan çok acayip bir durum bu. Bilim kurgu filmi gibi.
ülkenin köylüsünden öğrencisine herkes kan ağlıyor. okul camından atlayan çocukla, toprağını korumak için iş makinesinin önüne yatan köylü kadının yaşadığı şey aslında aynı. devlet halkı koruma derdinde değil sadece güçlünün mülkiyetini güvence altına alan sistemi besliyor
Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, tehdit edildiklerini açıkladı:
"Geçenlerde 5-6 kişi geldiler, evimizin önünde 4-5 el silah sıkıldı. Çocuklarım korkuyor, hiçbir yere gidemiyorlar. Devletten rica ediyorum, bir önlem alınsın.
Rojin'in ölüm sebebi araştırılsın önerisi Meclis'te AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Böyle olmaması gerekir.
Ramazan günü Cumhurbaşkanına sesleniyorum, benim sesim size neden gelmiyor?
Fakir olduğum için mi sesim size ulaşmıyor?
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesi de tehdit ediliyordu, onlara 2 güvenlik, çakar arabası ve evinin önüne kamera verilmiş. Bize hiçbir şey yapılmadı.
İstanbul ile Diyarbakır'ın ne farkı var? Devlet neden bize sahip çıkmıyor?"
Rojin'in babası sticker yapıştırarak adalet arıyor. Adalet bakanı görüşme zahmetine girmiyor. Yalnız kaldığımız hiçbir anı unutmayacağız, yemin olsun unutmayacağız.
BU KIZI NE YAPTINIZ?
5 yıldır @bimturkiye nin Bağcılar'daki şubesinin kapısında duran, oraların maskotu ve alışveriş yapma nedeni olan kedi yaklaşık bir hafta önce BİM'de bölge sorumlusu olduğu bildirilen Hakkı isimli şahıs tarafından alınıp Esenkent (Esenyurt) deposuna götürülmüş. O depoya çok sayıda başka kedinin de götürüldüğü söyleniyor.
Bu kedilere ne oldu?
Semt sakinleri merak ve endişede. O kedi ve diğerlerine ne olduğunu bilmek istiyorlar.
@bimturkiye
📣İstanbul Havalimanı’nda sahipli bir köpeğin bacağı kırık haldeyken sürüklenmesi ve aşırı doz iğneyle öldürülmesi konusunda ihmali olan Kurum ve şahıslar soruşturulmalıdır
Bu dilekçeyi Tek-Tıkla göndererek ve paylaşarak Ses olur musunuz🙏
Sessiz kalmak, onaylamak demektir!
https://t.co/DjowaaU1gZ
Sağduyu nedir, Gökben Hanım?
Sağduyu, tacize uğrayıp inanılmadığı için intihar eden kadınları görmezden gelmek değildir. Sağduyu, nadir görülen yanlış beyan ihtimalini kadınların yaşadığı sistematik şiddetle aynı kefeye koymak hiç değildir.
Veriler çok açık:
Uluslararası meta-analizlerde cinsel saldırı ihbarlarının yalnızca %2–8’i yanlış beyan olarak sınıflandırılmıştır.
Lisak’ın 10 yıllık Boston çalışmasında bu oran %5.9’dur.
Yani kadınların ezici çoğunluğu doğruyu söyler. Ama siz, istisnai vakaları merkeze alıp kadınların beyanını gölgeleyen bir “denge” kuruyorsunuz. Bu, sağduyu değil; tam da kadınların sözünü baştan şüpheli kılan patriyarkal refleksin kendisidir.
Asıl sağduyu şunu kabul etmektir: Erkeklerin itibarı bireysel bir imaj meselesiyken, kadınların beyanı yapısal şiddeti görünür kılmanın en temel aracıdır. Yanlış beyan istisna, kadınların susturulması ise kuraldır. Bu nedenle, yanlış eşitleme yapmak failin korunmasına hizmet eder; kadınların sözünü ise kriminalize eder.