#23Nisan modunda fakülteme akşam gezmesine geldim. Amfiler kapalı ama kütüphane, kapılar, bina 24 saat açıkmış. Acayip hoşuma gitti. Havuzlu bahçe ise hep aynı… 1878’de kurulan İstanbul hukuk kültürü ayrıdır… 😍🙏🏻🥹🌸 @iuhukukdekanlik
Fiili olarak meslekte yeniyim. İlk avukatlar günüm.
Müdafi olarak girdiğim ilk sorgu için adliyede zar zor bir cübbe bulabilmiştim :) heyecandan cübbedeki yırtığı 10 saat filan sonra farkettim.
Böyle onurlu, güzel, saygın bir mesleğim olduğu için mutluyum. Kendimi çok şanslı hissediyorum ki hayatıma iki meslek sığdırabildiğim için 🙏🏻umarım ki bu heyecanım hiç sönmez. 🤲🏻
Seni seviyorum sevgili mesleğim günümüz kutlu olsun :) 🧿🎉🌸💕 #5NisanAvukatlarGünü
Sade bir twitle veda etmek istemedim ATA hocaya. Aslında veda da edemedim. Artık onu küstüremeyecekleri kıramayacakları bir yerde. Çok üzgünüm.
“Ahmet Turan Alkan’a rahmetle… Kavga etmeyen birini yenemezsiniz”
https://t.co/cr2Fm7eYie
1 ay içinde iki insan hapiste öldü.
Ağustos’ta Manisa, Alaşehir Cezaevi'nde 70 yaşındaki hasta tutuklu Hüseyin Parlak 43° sıcakta baygınlık geçirdi; düştü, beyin kanaması nedeniyle yoğun bakımda hayatını kaybetti.
Bu gece de 72 yaşındaki alzheimer hastası ibrahim Güngör, izmir Menemen R Tipi Cezaevi'nde kendine bakamadığı, enfeksiyon kaptığı için hayatını kaybetti. Kızı aylardır babasının sesini duyurmaya çalışıyordu ama olmadı. Toplumun ve sistemin soğuk duvarlarına çarpa çarpa tükendi o ses…
İkisi de eline silah almamış insanlar, bir zamanlar muteber olan bir ‘cemaat’le bağları olmuş diye hasta ve yaşlı hallerinde hapiste tutuldular. Onların acısı üstünden kariyer yapanların aksine bu toplum vicdanı bu devlet aklı ne zaman devreye girecek? Bu insanlar bu ülkenin düşmanı olabilir mi? Bu insanların ölümü, ailelerin acısı ve bu ülkeden ümidini kesen insanların olması nasıl içine siniyor yöneticilerin anlamak zor. Yıllar geçmiş, akıl ve vicdan ne zaman bir araya gelecek?
Allah rahmet eylesin…
Yazıyı bitirdiğimde bir insanın, cezası onandığı için kendini asarak intihar ettiğine dair X paylaşımı gördüm.Yazının noktası oldu. Boğazım düğümlendi. Kendilerini kurtarıp insan hayatını teferruat görenlere veyl olsun!
“Ezilen çimenler ve yazgı”
https://t.co/oZGr9OlUbR
#SırrıSüreyyaÖnder
En üzücü olan da 62 yaşında genç sayılan bir yaşta bu hayata veda etmişken, o kadar samimi barış isterken, bu sert mücadele kavga ortamında topu her seferinde göğsünde yumuşatarak karşı tarafa atarken, acı hayatın, anıların üstüne gülümserken, daha 2018-2019’da ‘terörist’ denilip ulucanlar hapishanesindeki ranzasından bile adı silinmişken o hala umutla barış diyalog ve kardeşlik için koştururken gözü açık gitmesi… ruhun şad olsun sırrı Süreyya Önder.. sen bu ülkenin kıymetini bilemediği evlatlarındansın… samimiydin ve herkestendin.. ondandır ekserisinin tüm ideolojik kavga- dövüşlere rağmen sinemanın da yumuşattığı bu iklimde seni güzel göndermesi… yine de şükür her şeye rağmen güzel gönderiliyorsun ama keşke gözün açık gitmeseydin… Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun bu dünyada olamasa da ahiretin huzurlu olsun.💐🤲🏻
İsmail Saymaz adliyede savcıya ifade veriyor. Biz İsmail ile yakın dönemlerde gazeteciliğe başladık. Beşiktaş ÖYM’ye gelince selamlaşır sarılırdık. O da Ergenekon haberleri yapardı başlarda. Sonra siyasi ortamın sertliğinde bizim de sert atıştığımız oldu, gerginlik yaşadık. Ama ben geçmişte hiçbir meslektaşım için tutuklanma çağrısı yapmadım. Hatta Ahmet şık ve Nedim Şener için, çalıştığım gazetenin yayın politikasına aykırı şekilde tutuklanmamaları gerektiğini şahsi Twitter hesabımda yazdım. Mesleki bazı hatalarım olsa da meslektaş hukukuna hep sahip çıktım. 31 Mart 2017 akşamı ailem ve benim için çok kara bir akşamdı. Mahkeme heyeti 8 ay tutukluluktan sonra oy birliği ile tahliye kararı vermesine rağmen İsmail’in de başı çektiği tutuklama kampanyası nedeniyle çıkamadık. Ama ben ona şahsen hiç kin gütmedim, sadece onun adına üzüldüm. Meslektaş hukukuna hep saygı duydum, duyacağım. Umarım İsmail tutuklanmaz ve onun eşi, ailesi benim ailemin 31 Mart 2017 akşamı yaşadığı üzüntüyü yaşamaz. Çünkü gazetecilik suç değildir.
‘Muhalif gazeteci’ olarak nerdeyse 25 yıllık meslek hayatında ancak ve sadece yurtdışına çıkış yasağına maruz kaldıysan yine de şanslısın İsmail. Her muhalif sendeki ‘muhalif şansı’na sahip olmuyor. 2012’de birlikte NTV’de Ruşen Çakır’ın programına çıktığımızda “ben büşra’dan şanslıyım, benim sadece 11 davam var”demiştin. O gün benim 75 davam vardı. Gerçekten şanslısın. Ben senin için daha kötüsünü dilemiyorum.
İnsanlarla kötülükte eşitlenmek istemiyorum.. herkesin hataları olabilir ve umarım herkes o hatalardan dönme ya da hataları farketme şansına sahip olur..
İsmail Saymaz adliyede savcıya ifade veriyor. Biz İsmail ile yakın dönemlerde gazeteciliğe başladık. Beşiktaş ÖYM’ye gelince selamlaşır sarılırdık. O da Ergenekon haberleri yapardı başlarda. Sonra siyasi ortamın sertliğinde bizim de sert atıştığımız oldu, gerginlik yaşadık. Ama ben geçmişte hiçbir meslektaşım için tutuklanma çağrısı yapmadım. Hatta Ahmet şık ve Nedim Şener için, çalıştığım gazetenin yayın politikasına aykırı şekilde tutuklanmamaları gerektiğini şahsi Twitter hesabımda yazdım. Mesleki bazı hatalarım olsa da meslektaş hukukuna hep sahip çıktım. 31 Mart 2017 akşamı ailem ve benim için çok kara bir akşamdı. Mahkeme heyeti 8 ay tutukluluktan sonra oy birliği ile tahliye kararı vermesine rağmen İsmail’in de başı çektiği tutuklama kampanyası nedeniyle çıkamadık. Ama ben ona şahsen hiç kin gütmedim, sadece onun adına üzüldüm. Meslektaş hukukuna hep saygı duydum, duyacağım. Umarım İsmail tutuklanmaz ve onun eşi, ailesi benim ailemin 31 Mart 2017 akşamı yaşadığı üzüntüyü yaşamaz. Çünkü gazetecilik suç değildir.
Yaşlı bir adam, evdeki buzdolabını kapının önüne koymuş,ihtiyacı olan alsın diye üstüne yazmış.Kimse buzdolabı ile ilgilenmemiş. Sonra üstüne “250 dolar” diye yazınca hemen müşteri bulmuş. O hesap ben de kullanmadığım,ihtiyacım olmayan kıyafetleri isteyene vermek istedim,biraz dağıttım, hediye ettim ama pek sonuç alamadım. O nedenle bir de gardrops’ta deneyeyim dedim. Üniversite öğrencilerine extra indirim tabi ki. Yavaş yüklüyorum.. Meraklıları, ihtiyacı olanları gardrobuma beklerim :) Gardrops hesabım: ladybushra
Özgür özel ve Kemal Kılıçdaroğlu için “aynı” diyen bazı khk’lılar için paylaşıyorum.. neyi kaybettiğini hatırla.. 1.5 yıldır sesin hiç duyulmuyor…
yeterli görülmese bile yine de kürsüde anan, sokakta dinleyen bir @kilicdarogluk vardı..
Özgür özel’den “KHK’lılar” lafını duymak isteyenlere kötü bir haberim var…
O, bir Kılıçdaroğlu değil…
hatasıyla sevabıyla KK bir “demokrat dede” idi..
özel’in ise demokrasi sicili belli.. sadece kendine demokrat
Bedelini ödediğim doğrularım da benim hatalarım da benim.. doğrularımı savunup hatalarım için de özür dilerim.. insanım.
geçmişteki de bendim bugünkü de benim.
Bunu da ağlayarak günlüğünüze yazabilirsiniz.
Bakmıyorum ama önüme düşüyor.. ve fütursuzlukları sadece kendilerini ilgilendirmiyor, konu bizim hayatlarımız, yaşadıklarımız.. yok saydıkları, önemsemedikleri insanların yılları, hayatı.. işte bu canımı acıtıyor..