güzel yenilgiler aldık. iz bırakan derslerden geçtik. yorulduğumuz yerde kendi sessizliğimize çekildik. çıkarın insanı nasıl değiştirdiğini yaşayarak gördük. ve sonunda anladık, en sağlam omuz yine kendimizinki. kırıldık ama durulduk, olgunlaşıp kalbimize yeniden tutunduk.
asırlar geçmesine rağmen montaigne’in şu cümleleri sanki zihnimi okuyor;
‘benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. insanlar hiçbir şeyimi almazsa bana çok şey vermiş olurlar. kötülük etmezlerse zaten yeterince iyilik etmiş sayılırlar.’
sevginin en net tanımı oruç aruoba’nın şu cümlelerinde saklı. ‘kendi olarak sana gelen biri. sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen biri. ve kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan biri. sana gereksinimi olmadan seni isteyen.’ çok hoş.