Yaşlanmak, zamanın insana verdiği en acı ama en dürüst derstir. Çünkü zaman, hiçbir şeyi açıklamaz; sadece yanılsamaları teker teker elinden alır. Bir gün dönüp bakarsın ve uğruna öfkelendiğin, kaygılandığın, kendini tükettiğin şeylerin çoğunun hiç var olmamış kadar önemsiz olduğunu görürsün. İnsanların alkışı da yergisi de, geçici zaferler de, kırılan ego da zamana yenilir. Geriye yalnızca karakterin, seçimlerin ve vicdanın kalır. Bilgelik, hayata daha çok sahip olmak değil; senden hiçbir şey götüremeyecek olana bağlanmamaktır. Yaş almak, ölüme yaklaşmak kadar, hakikate de yaklaşmaktır. Ve hakikat çoğu zaman sessizdir; çünkü gerçekten önemli olan hiçbir şey, kendini kanıtlamaya ihtiyaç duymaz.