ya rabbî.. istikbalde beni bekleyen şer ve musibet varsa onu kaldır. ileride kavuşacağım bir nimet varsa onu da arttır. rızkıma, ömrüme, günüme ve vaktime bereket ver. beni ve sevdiklerimi hayal dahi edemediğim güzelliklere kavuştur. / âmîn
"Kindar olan dindar olamaz. Allahu Teala bunun için bize özel bir dua öğretiyor: 'Allah'ım kalbimize müminlere karşı kin koyma!' Bu duayı her gün gönlümüzle, tüm genlerimizle yapacağız."
bazı kapılara yetişemediğini, bazılarına da henüz çağrılmadığını fark edeceksin. ama sana ait olan an geldiğinde, tam yerinde ve zamanında bulunacaksın. ne erken ne geç. böyle bakarsan kaçırdıkların yük olmaz. çünkü payına düşen vakti geldiğinde seni zaten bulacaktır.
Bu geceye eriştiren Rabbimize hamdolsun. Dua eder dua bekleriz🌹
اللهم انك عفوٌ كريم تحب العفو فاعفُ عنا
Allah’ım sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.
Ey Kur’an’ı kalbinde taşıyan kadirli gece!
Kadrimizi yücelten kerim kitabımızı, yeniden kalplerimize inzal eyle.
Ey bir ömre bedel kader gecesi!
Bize zaman içinde zamanlar, ömür içinde ömürler, asır içinde asırlar ihsan eyle.
Ey her hikmetli işin tefrik edildiği mübarek gece!
Bizi nefislerimizin şerrinden, her türlü kötülük ve kibirden azad eyle.
Ey ta fecre kadar selam ve esenlik getiren mübarek gece!
Ülkemize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa huzur ve esenlik ihsan eyle.
Başta Gazze olmak üzere hayâsız savaşlara maruz kalan bütün mazlum beldelere rahmet ve özgürlük nasip eyle.
Ey arz ile semayı, madde ile manayı buluşturan gecenin Rabbi!
Bizleri her türlü acizlikten, zilletten ve ümitsizlikten halas eyle,
Kalplerimize bütün mazlumları kuşatacak merhamet lütfeyle,
İslam ümmetini yeniden aziz bir ümmet eyle.
Bu akşamdan itibaren Ramazan ayının kalan 10 gecesinin her biri, 1000 aydan (83 yıl 4 ay=bir insan ömrü) hayırlı olan Kadir gecesi olabilir.
Kadir gecesi konusunda gayretli olmak, araştırmak, o geceyi değerlendirmek de imandandır.
İbrahim Kalın’ın çok sevdiği bir sözü vardır “ Sizi kendisine benzetemeyen hiçbir kötülük amacına ulaşamamıştır”
Her şeyin anlamını yitirdiği bu çağda onlarca çirkin tavıra, hasade, bencilliğe ve hırsa karşılık verilmiyorsa, yapılan kötülükler yüze vurulmuyorsa, kelimeler cümleler ile dans eden birisiyken imalara gülüp geçiliyorsa, spot ışıklarını isteyenlere “bir ampulde benden olsun” deniliyorsa, zeytin yağı gibi sürekli üste çıkmak isteyenlere zeytin de yağı da senin olsun diyerek yola devam ediliyorsa bu karşıdakinin iyi insan olduğunu veya haklı olduğunu değil! insan kalmak için, bu güruha benzememek için verilen bir mücadeleyi gösterir. Bu yüzden bu kadar kötülüğe rağmen taş attıklarınızın, sizi zerre umursamadan elinde çiçekle gezerken görürseniz şaşırmayın.
Meselenin inanın sizin ile alakası yok..
Söz orucu da tutmalı insan, bakış orucu, öfke orucu, gürültü orucu, dedikodu orucu. Ekran orucu. Ben orucu.Kulaktan ve gözden her şey girmemeli, ağız boş lakırdıya ve kötü söze kapanmalı. Dürtülerin şaha kaldırıldığı bir çağda, duyunun terbiyesi. Bunun için eşsiz bir aydayız.
şule gürbüz’ün ‘farkına varmak insanı biraz mahzun eden bir şeydir, kendi azlıklarının farkına varan insan biraz yaralı olur, biraz köşede durur, hafiften ve sürekli kanar.’ dediği o eşikteyim.
Rabbim, bizi ve bizden sonra gelecek nesilleri muhafaza eylesin. bu dünyada izzetimizi ve onurumuzu yitirmeden, hakkıyla ve vakarla yaşayabilmeyi, ardımızda hayırla anılacak bir iz bırakabilmeyi nasip etsin.
İnsanın imanını, iffetini, aklını ve malını korumasının her zamankinden daha önemli hale geldiği ve aynı oranda zorlaştığı bir zamandayız.
İbadete, duaya, zikre, Kur'an okumaya, bilgilenmeye ve bilinçlenmeye her zamankinden daha çok önem vermemiz gereken bir zamandayız.
Melankolik hassasiyet diye bir şey var. Nazenin insanların bir özelliği. Dünyadan usulca geçenlerin hallerinden bir hal.
Bu hal kişinin dünyayı daha derin, daha incelikli ve çoğu zaman hüzünlü bir duygusal tonla algılamasıdır.
Geçiciliği, kaybı ve güzelliği aynı anda hissedebilme yetisi. Küçük ayrıntılarda bile hüzün ve sevincin harmanlanması. En sevinçli anlarda hüznün yedekte beklemesi.
Nostaljiye, özleme ve duygusal derinliğe doğal bir yatkınlık. Başkalarının acılarına karşı yüksek empati.
Bu hassasiyete sahip insanlar, duyguları “fazla” yaşadıkları için değil, daha katmanlı yaşadıkları için melankolik olarak tanımlanır.
Bu bir zayıflık değil, hayır. İnsanı derinleştiren, hayata ve başkalarına daha güçlü bağlarla bağlayan bir özellik.
'İnsandan insana şükür ki fark var...'