@yenipartiyiz Yeni Partimizin doğuşunu sadece gündelik bir ihtiyacın karşılanması olarak düşünmemek gerekir.
Partimiz, ülke siyasetinde yeni bir paradigmanın doğuşunu temsil etmektedir.
Yeni Parti sadece bir örgütlenme alanı değildir. Aksine bugün yepyeni bir zihin dünyasının temelleri atılmaktadır.
Kutlu olsun!
@eczozgurozel
Değerli Meslektaşlarım,
Ankara Barosu’nun kuruluş yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkıyoruz.
Bu tarih, yalnızca bir kuruluşun yıl dönümü değil, adalete, özgürlüğe ve hukuk devletine bağlılığımızı yeniden ifade ettiğimiz ortak bir sorumluluğun da simgesidir.
Bu köklü mirası yaşatmak, Cumhuriyet’e ve onun temel değerlerine bağlılığımızı bir kez daha ifade etmek üzere (yarın) 14 Temmuz Salı günü saat 09.30’da Anıtkabir’de buluşuyoruz.
Tüm meslektaşlarımızı, ortak hafızamıza ve savunmanın onuruna sahip çıkmak üzere Anıtkabir’e davet ediyoruz.
📍 Anıtkabir
🗓️ 14 Temmuz Salı Günü
🕤 Saat 09.30
Belediye Başkanımız, komşumuz, meslektaşımız Hüseyin Can Güner’i öğrenciliğinden ve gençlik kollarından beri tanırım. Pırıl pırıl bir genç siyasetçidir.
Yine Gençlik Kolları Genel Başkanlığımızı yapmış Emre Doğan da yoldaşımız, meslektaşımız ve arkadaşımızdır.
Onlara ve yol arkadaşlarımıza bu lekeler yapışmaz.
Davet edilseler rahatlıkla ifade verecekleri dosyalarda gözaltı işleminin yapılmasının hukuk devletinde yeri yoktur.
Belediye başkanlarının Bakanlık izni prosedürü olmadan soruşturmaya tabi tutulması için suç tipi uydurulması da yerleşmemesi gereken hukuk dışı bir uygulamadır.
Çankaya halkı, Başkanını tanır. Yargıyı araçsallaştırarak yürütülen bu karalama kampanyalarıyla kimseyi kandıramazsınız. Arkadaşlarımızın arkasındayız.
@hcanguner@eemreddogan
Lisedeydim. Bir grup arkadaş, büyük bir heyecanla edebiyat dergisi çıkarmaya hazırlanıyorduk. Çocukluğumdan beri teyzemden ve dayımdan dinlediğim şiirleriyle zihnimde ayrı bir yeri vardı. ilk röportaj teklifimizi götürdüğümüzde hiç tereddüt etmedi. İçtenliğiyle, zarafetiyle söyleşimize gönülden ev sahipliği yaptı.
Dinginliği, masalsı ruhu, sözcükleri kadar suskunluğu da etkileyiciydi. Şiir gibiydi insanlığı; insana iyi gelen, iz bırakan, unutulmayan…
Hoşçakal çocukluğumuz ..
“ .. sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz.
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün..”
#AhmetTelli
Gülüşleri fotoğraflarda kalmasın, düşleri yarım bırakılmasın diye tüm çabamız..
Daha özgür, adil, eşit bir dünya için mücadelemizi her geçen gün büyütüyoruz..
Seni unutmadık #AliİsmailKorkmaz
“Bugün katliamın üzerinden 33 yıl geçti. 33 insanın katledilmesinin ardından geçen 33 yıl yalnızca geçen zamana değil, adaletin ne kadar zamandır sağlanamadığına da işaret ediyor.”
Ankara’da gerçekleştirilen, aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu gözaltılar sonrasında, sabahın erken saatlerinde başlayan ifade süreçlerini ilk günden beri yakından takip ediyoruz.
Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin istisnai araçlarıdır. Ancak son dönemde, özellikle tutuklamanın bir “önlem” anlayışıyla olağan bir uygulamaya dönüşmesi ciddi bir hukuki endişe yaratmaktadır. Kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen bu tedbirlerin, yalnızca kanunun öngördüğü zorunlu koşulların varlığında ve ölçülülük ilkesi gözetilerek uygulanması hukuk devletinin gereğidir.
Özgürlüğün öncelendiği, savunma hakkının etkin biçimde kullanılabildiği, temel hakların korunduğu bir yargılama süreci hepimizin ortak sorumluluğudur.
Hukuk devletinin gücü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını koruyabildiği ölçüde anlam kazanır. Bu nedenle, koruma tedbirlerinin istisnai niteliğinin gözetildiği, temel hak ve özgürlüklerin titizlikle korunduğu, adalet duygusunu zedeleyen değil güçlendiren bir yargılama anlayışının hakim olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
🔴 Ankara Barosu Genel Kurul hazırlıkları başladı. Demokratik Sol Avukatlar Grubu (DSA) kendi başkan adayını belirlemek için ön seçimini tamamladı.
🔴 10.6.2026’da yapılan seçimde Başkan adayı olan Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve listesi birinci oldu. Böylece yarım asırlık DSA tarihinde ilk kez bir kadın aday kendi listesiyle seçim kazanmış oldu.
🔴 Türkiye'de kadın avukatların yoğun olmasına rağmen kadın baro başkanlarının azlığı son derece önemli bir temsil krizine işaret ediyor. Barolarda eşit temsil ve katılım, genel olarak hukukun ve özel olarak da kadın haklarının büyük saldırı altında olduğu ülkemizde acil bir zorunluluk ve demokrasinin de temel şartı.
🔴 Aynı zamanda #EŞİKgönüllüsü olan Elçin Özge Şimşek Çağlayan’ı (@avelcinozge) tebrik ediyor, genel kurul için başarılar diliyoruz 👏🏼✨
Haklarını aramak ve kamuoyuna seslerini duyurmak isteyen öğretmenlerin yürüyüşüne yönelik gerçekleştirilen polis müdahalesini takip ediyoruz. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınmış temel bir haktır; ortada kamu düzenini tehdit eden somut ve yakın bir tehlike bulunmaksızın bu hakkın engellenmesi, demokratik hakların kullanımını anayasal düzeyde tehlikeye sokmaktadır.
Son dönemlerde her barışçıl hak arama girişiminin kolluk müdahalesiyle karşılaşması artık istisna olmaktan çıkıp kaygı verici bir alışkanlığa dönüşmektedir.
Mülakat uygulamaları ve ağır çalışma koşulları ve özlük hakları nedeniyle zaten ciddi mağduriyetler yaşayan öğretmenlerin sesini bastırmak değil, taleplerini dinlemek kamusal makamların sorumluluğudur. Hak arayan öğretmenlere yönelik gözaltı ve müdahaleler derhal son bulmalıdır.
Demokratik bir seçimin, dayanışmanın ve umudun şölenine dönüşen bu güzel sürecin sonucunu, birbirimize sarılarak ve ortak değerlerimize sahip çıkarak karşılayan tüm başkan adaylarımıza, listelerde emek veren dostlarıma, yol arkadaşlarıma ve sürece katkı sunan her bir meslektaşıma yürekten teşekkür ediyorum.
Şimdi ortak hayalleri büyütme, rekabeti değil dayanışmayı güçlendirme zamanı. Ankara Barosu’nun geleceğini büyük bir aile ile yan yana kurmaya hazırlanıyoruz..
Bugün kazanan demokrasi kültürü, ortak akla olan inanç ve birlikte mücadele etme iradesidir. Kazanan DSA’dır.
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, parti genel merkezinin polis baskınıyla işgal edilmesi sonrasında on binlerce vatandaşla birlikte Meclis’e yürüdü. CHP lideri Özel, TBMM Milli Egemenlik Parkı’nda toplanan vatandaşlara hitap etti.
Ankara Barosu Başkan Yardımcısı olarak tüm meslektaşlarımıza çağrıda bulunuyorum:
Bugün ülkenin kurucu partisinin kapısı kırılarak iktidar eliyle halkın iradesi gasp edilmiştir. Ülkede hiçbir zaman bu kadar ağır demokrasi krizi yaşanmamıştır. Bu kriz yalnız bir siyasi partinin iç ilişkisi olarak değerlendirilemeyecek kadar vahim bir sürece işaret etmektedir.
Bu nedenle; demokrasinin ve hukukun üstünlüğünü savunan tüm meslektaşları meclis parkında dayanışmaya bekliyoruz.
🎙️ Kılıçdaroğlu'nun hedefindeki ilk isim avukat Çağlar Çağlayan görevden azledildi:
💬 “Azletme kararını aldırtma yetkisi yoktu zaten biz de kendisiyle çalışmayacaktık”
@mustafahos@avcaglayan
Avukatların cezaevi görüşleri denetlenemez, izlenemez, fişlenemez.
Bu, keyfi bir ayrıcalık değil, savunma hakkının özünü oluşturan, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir haktır.
Cezaevine giriş çıkış saatlerini yan yana koyup bundan siyasi senaryolar üretmek, yalnızca gerçekleri manüpüle etmekle kalmaz; aynı zamanda savunma makamını kriminalize etmeye dönük son derece tehlikeli bir anlayışı besler.
Hukukun en temel güvencelerinden biri olan avukat müvekkil gizliliğini tartışmaya açmak doğrudan hukuk devletinin kendisini hedef almaktır.
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.