En çok, emeğimin yok sayılması incitir beni. Sabrederim, beklerim ama değersizleştiğim yerde kalmam. Kendimi anlatmak için çırpınmam. Değerimi görmeyene izah borcum olmaz. Bazı kapılar kapanmaz aslında; sadece sen, o eşiğe ait olmadığını fark edersin. Zamanı geçmiş bir takdir, çoktan başlamış bir vedadır.
Kimseyi içinde aklamaya çalışma. Herkes her şeyi bilerek, isteyerek, hatta gözünün içine baka baka yaptı. Üstelik yaparken utanmadıkları gibi kendilerini iyi, seni suçlu ilan ettiler.
“Hayatın iniş ve çıkışları olduğunu biliyorum ama mutlu olmayı özlüyorum. Eskiden her şey hakkında tutkuluydum ve bir şekilde mutlu olmaya çabalıyordum. Şimdi kendimi uzun zaman önce kaybetmiş gibi hissediyorum..”
Zora düştüm atlattım. Dara düştüm atlattım. Bi başıma kaldım, atlattım. Kendi evim üstüme yıkıldı, atlattım. Boğazıma düğüm ettiğiniz ne varsa, atlattım. Dostumun düşmanlığını, sevenin vefakarsızlığını bile atlattım. Gel gör ki anlamadım neden diye sorup durdum.
bazı şeyler gerçekten unutulmuyor, iyi gününüzde veya kötü gününüzde hiç fark etmez, söylenen bir söz, omzunuza dokunan bir el, ayağınıza dolanan bir ayak, uzatılan bir el, çevrilen bir baş hiçbiri unutulmuyor. öyle günlerde nerede durduğunuz ve ne yaptığınız o kadar önemli ki.