İşten çıkarılmalara karşı yapılması gerekenler👇🏾
Her yaz dönemi gibi yine onlarca vakıf üniversitesinde yüzlerce akademisyenin keyfi ve hukuksuz biçimde sözleşmeleri feshediliyor.
Bütün meslektaşlarımızı bu saldırılara karşı mücadele etmek için sendikalı olmaya davet ediyoruz.
Arkadaşım Deniz Göktaş haksız yere gözaltına alındı. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde, hiçbir demokraside yaşanmayacak, utanç verici bir tahammülsüzlükle, susturma çabasıyla karşı karşıyayız. Esas konunun inanç ve hassasiyet olmadığı açık, bu kullanışlı kılıfın ardına sığınıp ifade özgürlüğü kısıtlanmaya çalışılıyor. Mizahtan, şakadan korkmak büyük bir acizlik. Bir arada ve hayattan keyif alarak yaşayabilmemizin yolu özgürlükleri savunmak ve şakaya gülmek ya da beğenmiyorsan izlememekten geçiyor. Umarım Deniz bir an önce serbest kalır ve bu utanç büyümez.
Kadınların ekonomik bağımlılık nedeniyle işlevsiz evliliklerde kalmaya zorlandığı, yoksulların daha da yoksullaştığı bir düzen kurmaya çalışıyorsunuz. Tahayyül ettiğiniz aile bu mu?
Ya Müesses Nizam Ya Demokratik Ülke
Bu bir mevzi değil cephe mücadelesi
CHP Lideri Özel BirGün’e konuştu: Erdoğan 13 yıldır yendiği yönetimi istiyor. Bizim karşımızda ‘Mutlak Butlan-Mutlak Sultan’ ittifakı var
https://t.co/M3onQtltgS
Bugünün BirGün'ü
Dijital Avrupa Programı EURIDICE – 5th Digital Humanism Summer School 2026 burs çağrısı açıldı!
🎓 TU Wien kapsamında yüksek lisans öğrenciler&genç araştırmacılara burs desteği
💶 1.100 € (Viyana dışı)
💶 480 € (Viyana içi)
📅 Son Başvuru: 28 Haziran
🔗 https://t.co/QBhgcBhsVZ
Bu ancak istihdamın dönümüşüyle sağlanabilecek bir şey. Ebeveynler bugünkü okul saatlerinde çocuklarını okula bırakmak için bile izin alıyor, öğretmen ebeveynlerden de sonra işten ayrılıyor. Daha iyi bir iş-yaşam dengesine ihtiyacımız olduğu büyük bir gerçek.
Okul saldırılarındaki genç erkek intiharlarında "yanında birilerini daha götürme düşüncesi" hakim olduğu için bu kişiler kendilerini öldürme girişimlerinde kitlesel saldırı eylemlerine başvuruyor.
Incel dosyası araştırırken, bazen birbirlerini bu konuda nasıl teşvik ettiklerini gösteren bazı yorumlar görmüştüm.
(Tüm okul saldırganları incel'dir filan demiyorum ama benzer motivasyonları var gibi).
📌 BBC'nin bir incelemesine göre, bir forum başlığında, birinin kendi hayatına son vermek istediğini yazdığı ve diğerlerinin onu şiddete yöneltmeye çalıştığı görülüyor.
Mesela bir yorumcu, intiharı düşünen kişiye şöyle diyor: "Bencil olma. İntihar etmeden önce bir ilkokula git ve birkaç çocuğu öldür. Lütfen!?!"
📌 Güvenlik ve Tehdit Araştırma ve Kanıt Merkezi'ne göre topluluktaki hakim tutum, bu tür şiddet eylemlerinin toplumsal düzeni değiştiremeyeceği yönünde. Yani bunu "aktivizm" adına değil, nihilist bir tutumla yapıyorlar.
Bu nedenle söz konusu şiddet eylemleri benzer topluluklar tarafından bir intikam eylemi, özgürleştirici bir eylem veya bir kurtuluş biçimi olarak görülme eğiliminde. Yani uzmanlar, genç erkeklerin bu eylemleri genelde bir değişim sağlama yolu olarak görmediğini belirtiyor.
📌 Uzman tartışmaları bu tür saldırıların psikolojik bir olgu kategorisinde mi, yoksa bir "terör saldırısı" olarak mı değerlendirilmesi gerektiğini uzundur tartışıyor. Tabii ki buna dair kimsede net bir cevap yok.
Ancak Teksas Üniversitesi'nden araştırmacı William Costello, bu kişilerin "olağanüstü yüksek seviyelerde kaygı, depresyon ve yalnızlık çektiğini ve ruh sağlığı uzmanlarından yardım almaya karşı çıktıklarını" söylüyor.
Ancak çoğu uzmana göre, failin ruh sağlığı sorunlarının yanı sıra onu bu davranışa iten unsurlarda "ideolojinin" (belki kadın düşmanlığı, belki umutsuzluk, belki genel olarak dünyaya bakış açısı vs.) rol oynayıp oynamadığını bulmak da önemli. Çünkü beklendiği kaynağı ortadan kaldırmak ve gençlere psikplojik erişimin güçlendirilmesi gerektiği aşikar.
Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması gündemine yönelik sendikalar ve öğretim elemanı dernekleri olarak ortak açıklamamız👇🏽
"Sermayenin ihtiyaçlarının '3 yıl' ve 'istihdam odaklı dönüşüm' adı altında üniversitelere dayatılmasını kabul etmiyoruz!
Her geçen gün daha da zorlaşan ama akademik ağ oluşturma ve mevcut ağların sürdürülebilirliği için olmazsa olmazlardan olan konferanslara katılımdaki eşitsizlikleri LSE eşitsizlikler blogu için yazdık.
Yazıyı okuyun, görüşlerinizi ekleyin, paylaşın. Sesimizi çoğaltalım.
"Oğlum, bugün cumartesi; niye gidiyorsun, okul mu var? ’ diye sordum. O da ‘çağırıyorlar, ne yapayım? ’ dedi. Okula gidip öğretmeniyle konuştum, "Bana, 'yabileceğimiz bir şey yok, atölye sahibi ne derse o’ cevabını verdiler.”
15 yaşında oğlunu toprağa veren annenin çaresizliği!.
Muhammad hani şu Urfalı evlat. MESEM çerçevesinde bir atölyede çalışıyordu. Öğrenci ama işçi. İşçi ama öğrenci. Haftada dört gün değil bazen beş gün çalışıyordu. Altı bin lira alıyordu. Atölyeden değil işsizlik fonundan. Fon işveren veriyor, işveren de Muhammed'e. Hafta sonu çalıştığında ise ayda 1500 lira.
Böyle yaklaşık 400 bin çocuğumuz var.
Denetimsiz, keyfi düzende çalışıyorlar. 15'i MESEm kapsamında son bir yılda iş kazalarında yitirdik. İş kazaları deniyor da makata kompresör basmak düpedüz cinayet.
Kimse bu öğrencileri serfleştiren sistemi sorgulamıyor, işte sorgulayan 16 TİP'li genç tutuklandı.
Durum acı veriyor:
Yoksul evlatlar ölüyor.
Analar babalar ağlıyor.
İtiraz edenler tutuklanıyor!.
Ben de çocuklar için #BirÖğünYemek kampanyasına imza verdim. Tüm okullarda çocuklara sağlıklı ve ücretsiz bir öğün yemek için sıra sende. https://t.co/XNfLAUSNoI
Selahattin Demirtaş'la birlikte Figen Yüksekdağ'ı, Osman Kavala'yı, Ekrem İmamoğlu'nu, Selçuk Mızraklı'yı, Çiğdem Mater'i, Can Atalay'ı, Tayfun Kahraman'ı ve tüm siyasi mahpusları serbest bırakın.
@YapiKredi@YapiKrediHizmet Yapıkredi resmi kanalından böyle bir mesaj geliyor, işlemlerime bakıyorum böyle bir işlem yok. Müşteri temsilciniz “Uygulamaya girmeniz için bir mesaj” diyor, “Hayır bu bir şüpheli işlem mesajı ve yanlış yönlendiriyorsunuz” diyorum telefonu kapatıyor.
Kin ve düşmanlığa bu kadar kolay tahrik olan "halk" da "kin ve düşmanlığa tahrik" suçunun işlenmesinde suç ortağı sayılmalı bence.
Leman'daki bu karikatür daha özgürlükçü bir "Müslüman" halkın karşısına çıksa halk tahrik olmayacak, ve dolayısıyla "suç" da olmayacaktı.
Karikatürde betimlenen kişinin Muhammed peygamber olduğu bariz değil, ama bu bariz olsaydı bile karikatürün sadece cehalet ürünü değil de "hakaret" sayılması ve buna kanunen izin verilmemesi gerektiği ancak köktenci bir İslam yorumunu gerektirir. "Laik" (?) devletin gözünde bir karikatür neden "hakaret" sayılsın? İslam'da haramsa, Müslümanlar çizmesin ve ayrıca bunu yayınladığı için Leman'ı boykot etsin. Devlet Müslüman mı ki İslam'ın geleneksel yorumundaki "hakaret" anlayışını benimsesin? Müslümanlar ateistlerin varlığını da dine hakaret addedebilir, o zaman ateistlik de yasaklanacak mı? (Gerçi LGBT+ bireyleri yapılanları gördükçe buna da şaşırmam artık).
Rahatsız olmak ayrı, kanun eliyle susturmak ayrı. Müslüman mahallesinde salyangoz satanın iflas etmesini beklerim, tutuklanmasını değil.