Başkalarının mahrumiyetlerine asla bakmayıp, sadece sahip olduklarına odaklanarak, kendimizinse sadece mahrumiyetlerini düşünerek ancak içimizi çürütür, hayatı kendimize zindan ederiz.
Bir milletin geleceği evde başlar. Aile, insanın ‘ben’den ‘biz’e geçtiği ilk yerdir. Paylaşmayı, sorumluluğu, merhameti, sabrı ve aidiyeti ilk orada öğreniriz.
Rami Kütüphanesi'ndeki AileFest'i gezerken kalabalığın içinde en çok bunu düşündüm: Dünyanın öbür ucundaki insana birkaç saniyede ulaşabiliyoruz; fakat bazen yan odadaki çocuğumuza ulaşmakta zorlanıyoruz. Aynı evde yaşıyor, aynı sofraya oturuyor ama müşterek hikayelerimizi giderek azaltıyoruz.
Oysa devletler nesilleriyle yaşar.
AileFest vesilesiyle aileyi, aidiyeti, birlikte hatıra biriktirmeyi ve bütün bunların Türkiye'nin geleceği açısından neden stratejik bir mesele olduğunu yazdım.
Kalabalığın İçinde Bir Aile Meselesi: AileFest başlıklı yazımı, YeniDevir Gazetesinde okuyabilirsiniz.
https://t.co/oy7ORRAlzz
Bankamatik, fareler, TIR dorsesi...
Hayatın uzun bir hafızası var.
Başkalarına sorduğumuz soruları, kurduğumuz büyük cümleleri, kolayca verdiğimiz cesaret derslerini bir kenara not ediyor. Sonra gün geliyor; şartları, mekânları ve rolleri değiştiriyor.
Dün savaşın içinden kaçanlara, "İnsan kendi ülkesini bırakır gider mi?" diye soranlar… Bugün bambaşka bir hikâyenin içinde, bambaşka bir yolculuğa çıkabiliyor.
Bazen botla.
Bazen de TIR dorsesinde…
Bu hafta köşemde; vatan, göç, aidiyet, tutarlılık ve hayatın insanı kendi cümleleriyle sınayan tuhaf ironisini yazdım.
https://t.co/dC3Ibw0ge5
CHP'nin açıkladığı boykot zerre umrumda değil ama sırf sahibinin farklı siyasi partiyi desteklediğini iddia ettiği için özel şirketlere boykot başlatmak "2025 model faşizm" ürünüdür.
Gerçekten hiç gündemimde değil bu ön seçim görünümlü tek adaylı temayül yoklaması ama boş bir vaktim vardı ve oturup 5600 sandıktan nasıl 15 milyon oy çıkarı düşündüm. Mansur Yavaş 20 milyon demişti ama neyse bu ayrıntıyı atlayalım.
Kaç sandık kuruldu diye baktım, 5600 sandık kurulmuş Türkiye’de toplam.
15 milyonu bölünce sandık başına 2678 oy yapıyor.
Her oy 30 saniye sürse
bir sandığın toplam 80340 saniye yani 1339 dakika aktif olması gerekiyor
yani tam 22 saat 🙂
Şaka gibi bir rakam olmuş gerçekten.
Suriye’de artık siyasi ve diplomatik olarak yeni bir gerçeklik vardır. Ve Suriye tüm etnik, mezhebî ve dinî unsurlarıyla Suriyelilerindir.
Kendi ülkesinin geleceğine karar verecek olan da Suriye halkıdır.
Bölücü terör örgütünün selden kütük kapma hevesiyle hareket ettiğinin farkındayız.
Türkiye olarak millî güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tehlikeye atacak hiçbir hamleye izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Sorumluluk sahibi tüm aktörlerin, uluslararası tüm kuruluşların Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına destek vermesi, tüm bölgemiz için en hayırlı yol olacaktır.
Suriye toprakları savaşa doymuştur, kana ve gözyaşına doymuştur.
Suriyeli kardeşlerimiz özgürlüğü, güvenliği, kendi vatanlarında gönül huzuruyla yaşamayı ziyadesiyle hak etmektedir.
Türkiye’nin yegâne amacı da tüm kesimleriyle Suriye halkının refahı ve esenliğidir.
Katliam ve zulümden kaçan kardeşlerimize kapımızı açarken de Suriye krizine çözüm bulmak için elimizi uzatırken de gayemiz daima buydu.
Ama Şam rejimi Türkiye’nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır.
Huzurun hâkim olduğu, barışın hâkim olduğu; Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz.
İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye’yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz.
hayatın gerçek lüksleri
- sakin ve yavaş sabahlar
- bir şeyi sadece sevdiğin için yapmak
- derin konular konuşabildiğin arkadaşlar
- kendini sevebilmek
- kabullenebilmek
- saygı ve nezaket
- dinlenebilmek
- hayır diyebilmek
- kendine zaman yaratmak
Oğlumla (6 yaşında) sürekli Filistin’i bombaları çocukları konuşuyoruz. Dün dedesi saç traşına götürmüş, sormuş hangi traş olsun subay-asker-amerikan… Bizim ki amerika duyunca çatmış kaşlarını, dede Filistin traşı yaptır demiş 🥹 🇵🇸
Çay bahçesine gittim dün, oğluma (5) çok yorgunum bana bir çay söyler misin dedim gülerek ve hemen kalkıp gitti. 2 dk sonra yanında garson, garsonun elinde çay geldiler. O anlık tüm belirsizlikleri, gündemi ve acıları unuttum.