Deniz Göktaş, Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle emrivaki yaparak görüştüğünü açıkladı:
"Sabah, Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur."
(Fatih Altaylı)
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
Madımak Katliamı
Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a giden 33 yazar, ozan ve sanatçı ile 2 otel çalışanı; 2 Temmuz 1993'te dinciler ve faşistler tarafından kuşatılan Madımak Oteli'nde, devletin gözü önünde yakılarak katledildi.
Saatler süren kuşatmaya polisin müdahale etmediği katliamın davası "zaman aşımıyla" düşürülürken, katil avukatları ise ödüllendirildi.
Katliamın arkasındaki siyasi odaklar ve katilleri aklayanlar, bugün de aynı karanlığı örgütlemeye devam ediyor.
Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve unutulmaması gereken bir utançtır.
#unutMADIMAKaklımda
“İnsan cinselliği ve kimliği doğası gereği çeşitlidir.”
Cinsiyet çeşitliliği ve heteroseksüellik dışındaki cinsel yönelimler birer hastalık değildir. Bu çeşitliliğin özentilik olduğuna ya da dışsal telkinlerle ortaya çıktığına dair iddialar bilimsel bilgilerle çelişmekte; kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte ve LGBTİ+ bireyleri hedef haline getirmektedir.
“LGBTİ+ bireylere yönelik artan sosyal, hukuki ve tıbbi kısıtlamalar, evrensel insan hakları ve yaşam hakkı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.”
Cinsiyet uyum süreçlerine ilişkin sağlık hizmetlerinin engellenmesi, geciktirilmesi ya da erişimin zorlaştırılması; bilimsel bilgiyle, etik ilkelerle ve hekimlik sorumluluğuyla açıkça çelişmektedir.
“Ayrımcılık yalnızca bireyleri değil, toplumun ruh sağlığını da yaralar.”
LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcı söylemler yalnızca bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkilemekle kalmamakta, aynı zamanda toplumsal barışı ve birlikte yaşama kültürünü de zedelemektedir.
“İnsan onuru, ruh sağlığı ve eşitlik hepimizin ortak sorumluluğudur.”
#türkiyepsikiyatriderneği
Geçmiş olsun canlarım.
LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.
Kimseye “sen neden böyle doğdun” diye eziyet edilemez, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmaz, yapılamaz biliyoruz, bunun için mücadele ediyoruz.
Onur ayınız kutlu olsun.
İyi ki varsınız🌈💜
Bir baronun, köklü bir ailenin mirasçısı olarak kalesinin en görünür burcuna “LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır.” pankartını asması ve bu sözü eyleme dökmeye yönelik somut adımlar atması, homofobik bir ülkede gerçek bir cesaret ve vicdan göstergesidir.
Tebrikler @istbarosu 👏❤️🏳️🌈
🔴 İŞTE BU KADAR AMERİKANCILAR!
🎙️@timursoykan: İran’da 168 kız çocuğunu okulda katleden, Gazze’de katliam yapan Trump gelecek. Rahatsız olmasın diye bu ülkenin vatandaşları hapse atılıyor. Bu kadar Amerikancılar işte. Gazetecilerin akreditasyonlarını kabul etmiyorlar, Trump’ı rahatsız eden soru sorabilirler diye.
🔗https://t.co/6qwmeP5RK8
NATO’ya değil, halka bütçe!
Genel Başkanımız Erkan Baş’ın katılımıyla İzmir Halk Buluşmamızı gerçekleştirdik.
Bütçe, kara düzen ittifaklarının savaş örgütü olan Nato’ya değil insanca bir yaşam için bu ülkenin gerçek sahiplerine işçiye ve emekçiye ayrılmalı.
Parti üyemiz Elif Önder “Nato’yu istemiyoruz” paylaşımı gerekçe gösterilerek “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlamasıyla tutuklandı.
Nato’yu ve Trump’ı istememek suç değildir.
Siyasi iktidarın talimatı ve yargının keyfine göre yurttaşların tutuklanmalarına son verilmeli, Nato sevdalıları kendi halkına düşman ceza hukuku uygulamaktan vazgeçmelidir.
Elif Önder ve benzer suçlamalarla tutuklanan herkes serbest bırakılsın.
Hiçbir suçu olmayan insanları tutukladılar.
Yurttaşların ne şartlarda yaşadığını görmesinler diye boyayla kurtarmayan(!) evlerin önlerini barikatlarla kapattılar.
Ankara’da düğün mezuniyet kutlaması dahil kuş uçmasını yasakladılar.
Yetmedi öğretmenlerin açlık grevini(!) yasakladılar!
Beğenmedikleri gazetecileri zirveye bile sokmuyorlar.
Trump ve saz arkadaşları uğruna böyle bir onursuzluğu bu memlekete reva görenler adına biz utanıyoruz.
Sizi bu topraklarda İSTEMİYORUZ!
Hukuksuz biçimde esir tuttuğunuz tüm yurttaşlarımızı derhal serbest bırakın.
@NATO@POTUS
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, SÖZCÜ TV ekranlarının konuğuydu:
“Burada çok kötü, boyasız sıvasız evlerde okula aç giden çocuklar var ve bunun için ne yapabilirim diye düşünen bir devlet aklı yok Türkiye’de. ‘Aman bunlar görünmesin, bizim beceremediklerimiz görünmesin’ diye düşünüyorlar.
Macron koşacak diye Ankara halkına park yasaklanıyor! Çok büyük bir utanç içerisindeyiz.”
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Birkaç gün sonra dünyanın savaş baronları, masum insanların üzerine bomba yağdıran alçaklar, namussuzlar, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar. Harıl harıl boya yapıyorlar. Oraya buraya çiçek dikiyorlar, görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar.
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar! Bizi dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar!"
Mülakat mağduru öğretmen:
"Ablukaya alındım ama örtülü olduğum için tutuklanmadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü örtülülere dokunmayın demişler."
"Örtülüyüm ama gömleğimi yırttılar, örtümü açtılar, buna utanmıyorlar."
"Örtülüyüm, gözaltına alınırsam tepki toplarlar diye utanıyorlar."
"Eskiden başörtü mağdurları vardı şimdi mülakat mağdurları var."