ya rabbî, ilmimi artır hidayetimi artır saadetimi afiyetimi yaşama hevesimi artır amelimi güzelleştir ömrümü rızâna layık et. iki cihânımı da güzelleştir. bana kaygılardan arınmış sana gönülden teslim olmuş bir kalp ver, mukabiline denk eyle, beni müjdeli haberlerinle rızıklandır
Bir şey anlatıyorsunuz. Muhatabınız daha sözünüz bitmeden, 'benim de...' diye başlıyor. Buna 'hikaye çalmak' deniyor. Odağı hemen kendine çevirenler sizi aslında dinlemiyor ve anlaşılmamış hissettiriyor.
Dinlemek bir sanattır.
bana nar alırsan akşama ayıklanmış nar yersin cümlesini çok seviyorum, sen bana nar alacak kadar beni düşünürsen ben bu düşüncenin devamında seni daha çok düşünür ve senin benim için aldığın narı senin için ayıklarım demek nereden baksak çok güzel
« Éloigne-toi de tous ceux qui t'ont brisé le cœur ou éteint ta flamme, et éloigne-toi de ceux qui t'ont déçu. Ne partage ni conversation ni lieu avec eux. Passe avec ton cœur vers un lieu sûr, et ne cherche pas ton bonheur là où tu l'as perdu. »
Tu te couches chaque soir avec la tête pleine de pensées, de doutes, de combats silencieux. Et pourtant, au matin, tu te lèves en faisant comme si tout allait bien. Personne ne voit cette bataille intérieure, personne ne mesure le poids que tu portes. Mais toi, tu la vis chaque jour, sans bruit, sans plainte.
Alors continue. Même quand c’est dur. Même quand personne n’applaudit. Continue d’avancer en silence, de bâtir patiemment, de résister là où d’autres auraient abandonné. Car ce que tu construis dans l’ombre, loin des regards, forge ta force intérieure. Un jour, ce combat invisible fera de toi quelqu’un d’inébranlable, presque invincible.
Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım.
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu.
Ve ekler
Nazım Hikmet Mektubun sonuna ;
Herkese selam sana hasret…