Çocukken kötü görünmeyi sorun etmezdik. Yanlış telaffuz ederdik. Düşe kalka öğrenirdik. Komik görünmekten o kadar korkmazdık.
Yetişkinlikte başlangıç seviyesi neredeyse bir utanç gibi yaşanıyor. İnsan bir dili yeni öğrenirken duraksamak istemiyor. Bir enstrümanı kötü çalarken görünmek istemiyor. Bir konuda acemi görünmeyi kişisel yetersizlik saniyor. Oysa her ustalık önce beceriksiz görünür. Önce kötü olursun, sonra daha az kötü. Sonra yeterince iyi olursun, en son ustalaşırsın. Öğrenmenin ilk şartı başlangıçta kötü görünmeyi kişisel utanç değil, sürecin doğal bedeli olarak kabul edebilmektir.