Trump’a şirin gözükmek için kendi vatandaşına zulmetmek sömürge zihniyetidir.
Kimsenin Türkiye Cumhuriyetini ve vatandaşlarını olağan şüpheli sayarak küçük düşürmeye hakkı yok.
NATO Zirvesi bahanesiyle tutuklanan sosyalistler ve çevreciler serbest bırakılmalıdır.
Ece Üner'den espri bombası
"2023 seçimlerinde 'Ben Kemal geliyorum' demişti; gelemedi
Bu sabah da 'Ben Kemal geliyorum' dedi; yine gelemedi...
Onun için de artık 'Ben Kemal gelemiyorum' durumları oldu"
Bugün Silivri'de Gürkan Akgün'ü dinlediğimde, Recep Tayyip Erdoğan'ın, onun zihniyetinin ve ekibinin İstanbul'a nasıl ihanet ettiğini bir kez daha gördüm.
Kamusal alanları koruyan, yeşil alanları savunan, kent yağmasına karşı duran bürokratlar bugün Silivri'de.
Kentin yağmalanmasına ortak olanlar ise dışarıda.
❗️Yol arkadaşlarımızı yargılayarak gerçeği değiştiremezsiniz!
#İBBDavası
İstanbul'daki bir metro istasyonunda A Milli Futbol Takımı oyuncularının fotoğrafları kaldırılıp yerlerine Kadın Milli Voleybol Takımı oyuncularının fotoğrafları asıldı.
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Mahir Başarır ve Özgür Özel uzun zaman sonra aynı karede yer aldı.
Özgür Özel'in ters bakışlar attığı, Ali Mahir Başarır'ın ise yumruğunu sıktığı görüldü.
Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte Garip Dede Cemevi'nde canlarla Yas-ı Matem orucumuzu açtık.
Bin defa mazlum olsak da bir defa zalim olmayanların yolundan yürümeye; hak ve adaletten yana olmaya devam edeceğiz.
Tuttuğumuz oruçlar, paylaştığımız lokmalar, ettiğimiz dualar Hak katında kabul olsun.
🇹🇷Ekrem İmamoğlu, İBB davasını izlemeye gelen yazar ve şairlere seslendi…
“Ne güzel bugün burası, kütüphane gibi.
Kitap okumayandan ne bu devlete ne bu millete fayda gelir.”
Yine bir sabah operasyonu, yine CHP'li belediyelere uygulanan haksız, hukuksuz bir düşman hukuku!
Üstelik bu defa gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkanımız İsmail Yetişkin, kronik böbrek yetmezliği olan bir diyaliz hastası.
Bu gözü dönmüşlüğe derhal son verilmeli, başkanımızın sağlık durumu göz önüne alınarak kötü muamele ve tutuklama zorbalığından kesinlikle uzak durulmalıdır!
#İBBDavası'nda 57. Gün
"Yalnızca 1 adet arabam var."
İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor.
"İşte malvarlığım ortada!
Evlerimiz arandı, banka hesaplarımıza, mülkiyet dökümlerine bakıldı.
İddianamede de yazıyor.
Yalnızca 1 adet arabam var.
Başka da ne malım, ne de mülküm var.
Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş dahi yoktur.
Bırakın sebepsizini ortada zenginleşme yok.
Peki soruyorum.
Rantın tam merkezindeki makamlarda görev yapmış biri olarak soruyorum:
Aklımın bir yerinde tırnağımın ucu kadar çıkar peşinde olmak yer alsaydı böyle mi olurdu malvarlığım?
Karşınızda bu kadar rahat konuşuyor olabilir miydim?
Benim peşinden gideceğim tek çıkar; bir kamu görevlisi olarak kelimenin taa Orta Asya'dan gelen anlamı ile halkın bütününün çıkarıdır.
Yıllarca çamurlu yollarının eziyetini çekmiş mahallelileri, oralar kıymete binince yerinden etmek isteyen rantçılara karşı gecekondulunun çıkarıdır.
Anadolu'dan üniversite okumak için güç bela İstanbul'a gelip de yurt bulamayan gençlerin çıkarıdır.
Hayata mağlubiyetle başlamış yoksul mahallelerde, ders çalışmak için dahi imkân bulamayan, yer bulamayan çocukların çıkarıdır.
Yıllardır açgözlülükle lime lime edilen, betona boğulan İstanbul'un suyunun, ormanının, toprağının çıkarıdır.
Evet!
Ben bu çıkarların peşinden koştum, koşmaya da devam edeceğim.
Bugün Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun öncülüğünde, burada yargılanan birçok çalışma arkadaşımın emekleriyle, daha önce sayısı sıfırken; artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bu kısa zamanda hizmete açtığı kreşleri, kent lokantaları, öğrenci yurtları, halk kütüphaneleri, bölgesel istihdam ofisleri, mahalle evleri, sağlık merkezleri, ders atölyeleri vardır.
Öğrenciler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yani halkın bütçesinden burs alıyor.
Anneler, iş arayanlar ücretsiz ulaşım hakkından faydalanıyor.
Dar gelirliler, emekliler kentsel dönüşümde hibe desteği alabiliyor.
Daha fazlasını saymakla bitmez.
Artık bugün itibariyle bir müsveddeye dönmüş bu iddianamede ortaya konulduğu gibi, kamuyu zarara uğratan bir belediye yönetimi var olsaydı şayet; tüm bunlar başarılabilir miydi dersiniz?
Biz belediyenin her kuruşunu halkın çıkarına kullanmaktan gayrı hiçbir şey yapmadık.
2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütün yaptığı işlemler mülkiye müfettişlerince, Sayıştay'ca didik didik edildi.
Şimdi karşımızda çoğu tekrardan oluşsa da nedense sayfa sayısıyla övünülen bir iddianame var.
Ne mutlu bana ki yıllardır bu şehrin imarından, planlamasından sorumlu bir alanda görev yapmış bir insan olarak; neden şu kişiye, şu firmaya haksız yere plan değişikliği yaptınız, şunun emsalini neden arttırdınız, neden olmayacak yere inşaat izni verdiniz diye tek bir suçlamayla dahi karşı karşıya kalmadım.
Çünkü, yok!
Bu bile görevimi nasıl layıkıyla, yasal mevzuata uygun, adaletli ve kamu yararını gözeterek yaptığımın ispatıdır."
CHP Lideri Özgür Özel:
"Alevilik bir kültür değildir, inançtır. Sema bir müzik-folklor değil, ibadettir. Cami ne kadar ibadethaneyse, Cemevi o kadar ibadethanedir.
Madımak utancıyla bu devlet mutlaka yüzleşmelidir, Madımak bir utanç müzesi olarak tarihe kazanmalıdır.