"Kadına, gücünü aşan işlerin sorumluluğunu yükleme. Çünkü kadın bir reyhandır (çiçektir), bir kahraman (ağır ve yıpratıcı işlerin hamalı) değildir."
—Nehcü'l-Belâga, 31. Mektup
İmam Şafii dedi ki:
"On altı yıldan beri sadece bir kere doyarak yemek yedim; onda da elimi sokup kustum.
Zira çok yemek (doymak); bedene ağırlık verir, kalbi katılaştırır, zekayı giderir, uyku getirir ve kişiyi ibadetten zayıflatır."
📚 Siyeru a‘lâmi'n-nübelâ, [10/36].
Kurtubî رحمه الله şöyle demiştir:
“Kibirli birini gördüğünde bil ki o, ya namazı az kılan biridir yahut hiç kılmıyordur. Çünkü çokça secde ile kibir bir arada bulunmaz.”
el-Câmiʿ li-Aḥkâmi’l-Ḳurʾân, 1/69.
“Etrafımızdaki insanların hakikatini ancak Allah bilir.
Bu yüzden daima şöyle de: ‘Allah’ım, benim için iyilik isteyen kişiyi bana göster ve beni de ona yönelt.’”
Allame Fahreddin er-Râzî (rah) Fatiha suresinde "Hamd, alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur." Ayetini tefsir ederken şöyle bir inceliği vurgular:
أنَّه يَملِكُ عِبادًا غَيرَكَ وأَنتَ ليسَ لَكَ ربٌّ سِواهُ
"O'nun senden başka kulları var ancak senin O'ndan başka Rabbin yok."
Sonra şunu ekler:
أنّه يُرَبِّيكَ كأنّه ليس له عبدٌ سِواك وأنت تَخدِمُه كأنّ لك ربًّا غيره
"O, sanki senden başka hiçbir kulu yokmuş gibi senin tüm işlerini üstlenir, sen ise O'na, sanki O'ndan başka bir Rabbin varmış gibi kulluk edersin."
| Mefatihu'l Ğayb
Kurulsa pazarın hiçe gidersin,
Sen zâtını âlemde cevher mi sandın?
Yarın ola hayrola derken göçe gidersin,
Sen bu âlemi kendine Kevser mi sandın?
Nice sultanlar geçti, adı kül oldu,
Bir nefeslik canı ebediyet mi sandın?
Tedavi yollarından biri de seyahattir. Bedenin uzaklaştığı her şey, kalpteki tesirini zamanla kaybeder. Bu yüzden yolculuğun başındaki hasret acısına, musibetin ilk anındaki sabırla sabret. Çünkü günler geçtikçe yük hafifler, acı diner.”