2019 Messi… Bu dünyada izlediğim ve gelecekte izleyeceğim açık ara en kusursuz topçuydu. Her şeyi ama her şeyi yapmayı kafaya koymuştu ama yanındaki oçlar sağolsun izin vermemişti. O adama bile Ballondoru hak etmedi diyenler var… Gülümse geç
Mbappe’nin 1 gol ve 1 asistle oynadığı maçta skor katkısı yapamamış Arda Güler’in maçın adamı seçilmesi çok şey anlatıyor. Arda yoksa parti yok Real Madrid için.
Aziz Yıldırım falı bakalım.
Başkanı tanıyorsak şu an güncel amacı 27 Eylül’deki Olağan Kurul’a kadar gemiyi bir şekilde yanaştırmaktır. O toplantıyı iple çekiyordur.
Orada birkaç belge getirir elinde, onlara bakarak şu kadar borç var, şu yönetim şu hatayı yapmış, bakın şu oyuncunun hala taksidini ödüyoruz minvalinde açıklamalar gelir.
Birkaç sinirlenme ve sataşma, medya başta olmak üzere ortaya birkaç isim atarak hedef gösterme. Bolca geçmişe dönme.
Gündem değiştirme ve Kapanış.
💥 Ümit Özat:
Bütün bu işlerin müsebbibi, dedim ya size, İsmail Kartal dedim bak. Niye dedim biliyor musunuz?
Hani o ikinci gelişini saymıyor ya... Diyorlar ya İsmail Kartal 4 defa gelmedi, 3 defa geldi. Hani o 15. haftada gelişi var, onu saymıyor ya...
O gün İsmail Kartal, Trabzonspor neredeyse 15 puan öndeyken geldiğinde, İsmail Kartal bu takımı Şampiyonlar Ligi'ne götürmek için uğraşmak yerine; altyapıdan 5 tane oyuncuyu kullanıp, önümüzdeki senenin planlamasını yapsaydı; kendi kariyerini değil de, kendi geleceğini değil de Fenerbahçe'nin geleceğini düşünseydi, bir sene sonrası Jesus 54 maç, Okan Buruk da 38 maç oynamak... 38 maç oynayan Okan Buruk'a karşı 54 maç oynayıp şampiyonluğu kaybetmek zorunda kalmazdı.
🔙 Hakan Safi "Bize oy vermeyenler daha fazla, onları da anlamak lazım. Nasıl bir Fenerbahçe hayal ediyorlar, olmasını istiyorlar?
Onu da artık zamana bırakacağız. Nasıl bir Fenerbahçe olduğunu da hep beraber oturup seyredeceğiz.."
Mesela Edersonmuşsun. 6 senedir Premier League'in en güçlü takımında oynuyorsun. Pep hocan. Brezilya Milli Takım kalecisisin.
Sonra sana Türkiye'nin en zengin adamı ulaşıyor. Acayip bir maaş teklif ediyor. Tamam diyorsun, kulübüyle anlaşıyorsun. Hocası da Mourinho. Havalimanında karşılamalar falan.
Sonra kabus başlıyor. Birkaç hafta içinde Mourinho kovuluyor, yerine Zeki Murat Göle diye biri geliyor. Sonra onun yerine uzaktan ismini bildiğin Tedesco geliyor. Bu sefer de Türkiye'nin en zengin adamı kulüp başkanı seçilemiyor. Yerine helikopterin ayağında barfiks çeken, kafa tokuşturan, elense çeken, basket atan başka bir başkan geliyor. Amerikan aksanıyla we are family falan diyor. Tam alışıyor gibi oluyorsun, o başkanı hapse atıyorlar. Sonra başkan hapisten çıkıyor. Sen Dünya Kupası için Amerika'ya gidiyorsun. Dünya Kupası'ndan bir dönüyorsun 70'li yaşlarında başka bir başkan geliyor. Eski başkanmış. Takımın eski hocasını getiriyor. Sonra takımın eski hocasıyla, takımı 18 senedir katılamadığı Şampiyonlar Ligi'ne taşıyorsunuz. İyi de oynuyorsun filan. Sonra Şampiyonlar Ligi'nde Roma'ya karşı ilk maça çıkıyorsun. Koreografiler, gösteriler, nümayiş. Neredeyse maçı kazanmak üzeresiniz. 1-1 bitiyor. Gasperini, senin takımını övüyor. Sonra senin hocan basın toplantısında istifa ediyor.
Ederson olmak da kolay değil.