Papa ve ruhbanların, ayinlerinde "Kutsal Topraklar" dediği yerler, Türk topraklarıdır ve Türk milletine aittir. Yaşanan kepazelik; "Egemenliği Paylaşma Hastalığının" sonuçlarıdır!
Türkiye'yi yönetenler, uluslarası muhatapları nezdinde şahsi itibarlarını güçlendirmek için "İlke"leri paspas etmeye razı hale geldi. Bu nedenle, etnik ve dini kimliklerle egemenliği paylaşma planı tıkır tıkır işliyor. Papa'nın sözde ziyareti, emperyalizmin aparatı olduğu tüm dünya tarafından bilinen bir terör örgütüyle yürütülen kirli süreç, Barzani'nin hadsizlikleri, karasularımızda "Gölge Filo" savaşları, Suriye'de oluşan tablo ve eşit yurttaşlık anlatıları bu planın en büyük delili...
Türkiye'de son yıllarda yapılan işler ve göz yumulan hadiseler, dünya siyasetinde etki inşa etmenin değil; endişe ve korkuların zihinlerimizden çıkıp hayatlarımıza tırmanmasına yol açmaktadır. Bu durum, şüphe nöbetlerinin ve yarım yamalak görme problemlerinin sonucu değil. Tarihin bu noktasında, kadim esaslara ve mevcut şartlara göre hareket edilmemesinin bir sonucu. Türkiye Cumhuriyeti'ne nevzuhur bir ülke, alelade bir Sykes-Picot ürünü muamelesi yapılmasına müsaade edildikçe de yaşanmaya devam edecek. Bu hikayeyi terse çevirecek iradeyi göstermek için her şeyden önce Egemenlik ve Bağımsızlık şuurunun farkında olmak gerekir. Üzülerek ifade etmeliyim ki bugün bu farkındalığı tamamen ortadan kaldıracak adımlar atılıyor!
Kendini büyükelçi gibi değil de adeta "Sömürge Valisi" olarak takdim eden Tom Barrack'ın ve muhatap alınan etnikçi teröristlerin sarf ettiği sözler hafızamızı diri tutmamız gerektiğini gösteriyor.
Uluslararası siyaset ve dış politikada yaşananlar geleceğe yönelik olsa da, ne yapıldığını ve hangi mücadelenin verildiğini anlamak için geriye bakmak gerekir. 18. ve 19. yüzyıl Balkanlar'ını, "Kutsal Yerler Sorunu İcat Edilen" Kırım Harbi'ni, arka arkaya çıkarılan "Rum Milleti-Ermeni Milleti-Yahudi Milleti Nizamnamelerini" bugünün aynasıyla okumak mecburiyetindeyiz. Tüm bunların sonuçlarını doğru değerlendirip, bugünkü hadiseler karşısındaki tutumumuzu da buna göre belirlemeliyiz.
Tarihimiz tahrif edilirken, bugünü ve yarınları zillete kurban etmemiz murat ediliyor. Sığ ve sathi yaklaşımlar tarih şuurunu körelttiği gibi, ülkemizin stratejik çarpanlarının ve uluslararası siyasetteki potansiyel gücünün de önüne set çekiyor. Malazgirt, Çaldıran, Milli Mücadele, İsyanlar ve İstiklal Mahkemeleri'ne yönelik gerçekdışı beyanların sebebi bu. Ölüm kalım mücadelesi veren, fedakar ve kahraman bir nesle sövüp saymanın dayanılmaz hafifliği de buradan geliyor.
Bizden istenen şey; sonradan kuşanılan kılıçlarla, Türk milletinin mübarek değer ve sembollerinin yere atılmasına rıza göstermemiz. Bu sayede, içi boş olmaktan öteye geçmeyen toprak bütünlüğü garantilerine, ucube refah ve kalkınma sözlerine kıymet biçilecek, ezeli Şark Meselesi'nin varlığı unutturulacaktır. Bugün, büyükelçi pozu kesen proje sahiplerinin ve sureti bizden görünen gayretli öğrencilerin sözleri bu çerçevede okunmalıdır...
Şark Meselesi'nin daimi proje koordinatörleri ve ezberi sağlam sadık öğrenciler, Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi çizdikleri yeni bir mukadderat anına sürüklemek istiyor. Bu süreçte, sloganların uçucu tabiatına ve günlük tartışmaların yüzeyselliğine kapılmamalıyız. İhtiyacımız olan şey; güçlü ve derin köklere sahip tarihsellik, nerede durduğumuza dönük sağlam bir bilinç ve bizden öncekilerden devraldığımız mücadele azmidir. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun bu şuur ve hassasiyetlerle yaptığı konuşmalar, Şark Meselesi'ne karşı örülen milli ve manevi hattın işaretleriyle doludur.
Genel Başkanımız, zaferlerin sahibi Türk milletinin, geleceğin de sahibi olacağını söylüyor. Türk vatanını, başka ülkelerin nüfuz alanı olarak görenlerin, "Egemenliği Paylaşma Rüyaları", "Şark Meselesi'ne Gönüllü Kulluk Vazifeleri" belki tedavi edilemez. Ancak, Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ördüğü hatta boğulmaları ve tarihin çöplüğüne yollanmaları kaçınılmaz olacaktır!
#SONDAKİKA 🚨🚨🚨
KULİS
ANKARA’DA İLGİNÇ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞİYOR.
Hilton otelin üst katında Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanı Murat Ongun’un ANKA Haber Ajansı’nı satın almak için görüşme yaptığı iddia ediliyor. Pazarlığı ise Adnan Bulut’un yaptığı ifade ediliyor. Bu görüşmenin de ilk değil üçüncü kez gerçekleştirildiği yine gelen bilgiler arasında.
DÜN SALDIRDILAR
BUGÜN MECLİSTEN KAÇTILAR
AK Parti Meclis Üyeleri attıkları iftiralara karşı yanıt vermek için kürsüye çıkan CHP Grup Başkanvekili Yaşar Neslihanoğlu’nu dinlemeye tahammül edemeyip meclis salonunu terk ettiler.
Ankara Milletvekili Yüksel Arslan:
• Sizin iftiralarınız Mansur Yavaş'a yapışmaz. Mansur Yavaş, vatandaşın emanetini de devletin hazinesini de canından aziz bilir.
• Yolsuzluk, rant ve usulsüzlük arayanlar, "Zorla emekli edilmiş" lekeli bir soyadının peşine düşsünler. Aile boyu utanmazlığın resmini çizip, vatandaşın helal parasını kirli servetlerine sermaye yapan haramilerle hesaplaşsınlar. Her yerden pis kokuların geldiği 22 yıllık iktidarınızın vebaliyle yüzleşmekten bu kadar korkmayın!
• Mansur Yavaş'ın gölgesinin düştüğü yerde siyasi sabıkalıların ve tescilli hırsızların nefesi kesilir. Kuyruk acılarının depreşmesi ondan...
Biz şehitlerimizi ellerimizle toprağa verdik. Türk vatanı için mücadele eden kahramanlarımızın ve şehitlerimizin emanetini kimseye çiğnetmeyiz. Teröriste "umut" verenler de "devlet" vadedenler de çizmeyi aşmasın. Türk milletinin haysiyeti sizin "siyasi kıvraklıklarınızdan" da oturduğunuz koltuklardan da büyüktür.
Kanla alınan, canla korunan; boş lafla verilmez!
Değerli Hemşehrilerim,
Verdiğimiz sözde duruyoruz. Uzun süredir sizlerden gelen talepleri ve şikayetleri dikkate alarak, ilçemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmiş olan çöp konteynırı eksikliğiyle ilgili kalıcı bir çözüm üretmek için harekete geçtik. Keçiören’imizin temizliği ve çevre düzeni hepimizin ortak sorumluluğu ve bu bağlamda gerekli adımları atmak için sipariş ettiğimiz 12.000 adet çöp konteynırının ilk 2.000 adetlik kısmını teslim almış bulunuyoruz. Bu konteynırları ilçemizin en yoğun caddelerinden biri olan Etlik Giresun Caddesi’ne yerleştirerek, bu alandaki sıkıntıyı gidermeye başladık.
Böylesine önemli ve yıllardır çözüm bekleyen bir hizmetin bizim dönemimize nasip olmasının haklı gururunu yaşıyoruz. Hemşehrilerim, müsterih olun; hedefimiz, ilçemizin her noktasına gerekli olan çöp konteynırlarını en kısa sürede yerlerine ulaştırarak, çevre kirliliğiyle anılan bölgelerin bu imajını tamamen ortadan kaldırmaktır.
Bu süreçte, siz değerli hemşehrilerimizin gösterdiği destek ve sabır bizler için son derece kıymetlidir. Daha yaşanabilir, temiz ve düzenli bir Keçiören için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla,
@keciorenbeltr
Değerli hemşehrilerim,
Bugün sizlere verdiğimiz önemli bir sözü yerine getirmiş olmanın haklı gururu içindeyiz.
Görevi geldiğimizde 2024 yılında Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri, başkentin merkezi olan Keçiören'imizde çöplerin toplanması için halen tek bir konteyner yoktu.
Konteynerlerin yokluğun hemşehrilerimiz çöplerini poşetler içinde cadde ve sokaklara bırakmaya mecbur kalması gerek kamu sağlığı, gerek çevrenin korunması açısından ciddi sorunlara yol açıyordu.
Bu akıl almaz, kabul edilemez ihmale nihayet son vermek bizlere nasip oldu. Sipariş ettiğimiz 12.000 çöp konteynerinin ilk 2000 adedini bugün teslim aldık ve Keçiören’imizin en yoğun caddelerinden biri olan Etlik Giresun Caddesi’ne yerleştirmeye başladık. Hayırlı olsun!
Tüm hemşehrilerimiz müsterih olsun:
Keçiören’imizin çöp sorunu bizimle bitecek!
İlçemizin her caddesine, her sokağına çöp konteynerlerimizi yerleştireceğiz. Altyapımız, araçlarımız, personelimiz dahil Tertemiz Keçiören için gereken her adımı azami hızla atacağız.
Sırada bir diğer sözümüz var: Kentsel dönüşüm. Çevre temizliği, kent düzeni, sosyal imkanları ve yaşam kalitesiyle sadece Ankara'nın değil Türkiye'nin yüzakı olacak bir Keçiören için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışacağız. İnancım tamdır ki bu hedefimizde yüzde yüz başarıya da hızla ulaşacağız.
@keciorenbeltr
🗣️İNFAZ VE KORUMA MEMURLARIMIZIN ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR!
✔️Bayram, Resmi tatil, Ohal, Afet demeden 7/24 çalışan ve karşılığında hiçbir mesai ücreti ve ek ücret almayan fedakar İnfaz ve Koruma Memurlarımızın söz konusu sıkıntıları giderilene kadar haklarının takipçisi olacağız.
📌23.11.2023 tarihinde İnfaz ve Koruma Memurlarının özlük haklarının iyileştirilmesine ilişkin KANUN TEKLİFİ vermiştim.
⌛️Aylardır komisyonda beklemektedir.
🔗Her türlü tehdit ve saldırılara karşı güvenceleri bulunmayan İnfaz ve Koruma Memurlarının Genel İdari Hizmetler Sınıfı’nda yer almaları mantıksızdır. Acilen Emniyet Hizmetleri Sınıfı’na dahil edilmelidir.
@yilmaztunc@CteTeskilatt@infazkorumalar@CteMemuru@CteTeskilat
Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Meclis Toplantısı'nda Encümen Üyesi olarak seçilen Keçiören Belediye Başkanımız abim @OzarslanMesut tebrik eder, yeni görevinde başarılar dilerim.