İdrisi Bitlisi tepesinin adı CHP döneminde Pierre Loti olarak değiştirildi. Şimdi Ak Parti iktidar ve o tepenin adı yeniden İdrisi Bitlisi tepesi neden olmasın?
Alıntıla paylaş
UYARI / YORUM
PİYER LOTİ İSMİ DEĞİŞTİRİLSİN!
Eyüp Sultan’da, İstanbul’un ruhu olan en kutsal mekânda şehre ve Haliç’e nâzır en yüksek tepenin adını İdris-i Bitlisî tepesiyken sapkın Fransız eyyamcı ve rezil bir adamın adını vererek Piyer Loti Tepesi olarak değiştirmek hangi aklın, aklıevvelin işidir, merak ediyor insan!
Bu tepe mübarek bir tepe.
Bu belde mübarek bir belde.
Burası İstanbul’un ruhu.
Burasına Piyer Loti ismi veren Türk de olamaz, Müslüman da.
Benim en kutsal mekânıma eşc@nsel bir sapkının ismini vermek bu millete de, İstanbul’a da tecâvüzdür.
Piyer Loti ismi derhal değiştirilmeli!
Eski ismi, İdris-i Bitlîsî iade edilmeli.
Piyer Loti ismi, bu ülkenin henüz istiklaline kavuşamadığını, hem zihnen hem de fiilen işgal altında olduğunu göstermiyor mu sizce de?
Hiçbir toplum, kendisine, en kutsallarına tecavüz eden böyle bir uygulamaya aslâ göz yummaz, yumamaz!
Devletin artık bu duruma müdahale etmesini beklemek en tabiî hakkımız.
@RTErdogan@burhanduran@mustafaciftcitr@abakingurlek@MahinurOzdemir
İstanbul’un en mübarek tepesine Fransız ajanı, sapkın eşc@nsel birinin ismi nasıl verilebilir?
Piyer Loti ismi değiştirilsin diyenler #PiyerLotiDeğiştirilsin yazarak destek verebilirler mi…
Teşekkür ederim…
DESTEK TALEBİ
Arkadaşlar,
Hesaplara vahşice saldırıyorlar.
Bütün özellikleri zayıfladı.
Bazı fonksiyonları gitti.
RT yapamıyorum hiçbir paylaşımı, meselâ.
Yorum, RT, beğenilerinizle destek verirseniz hesaplar nefes alır:
@yenisafakyazari@yenisafakwriter
Teşekkür ediyorum.
NOT: Sosyal medya, sanıldığından da önemli. Susturmak istiyorlar. Hesaplar etkili çünkü. En son başörtüsünü sömüren, kirleten türedi tiplerle ilgili üç bakanlık da harekete geçti.
Başta değerli Aile Bakanımız @MahinurOzdemir olmak üzere @mustafaciftcitr ve @abakingurlek bakanlarıma da gereğini yaptıkları için teşekkür ediyorum.
DESTEK TALEBİ
Sosyal medya en önemli savaş alanına dönüştü.
Hesaplarıma ağır saldırı var.
Sürekli takipçi düşüşü var.
Yorum, RT, beğeni ve destek mesajlarınızla bu saldırıyı püskürtebiliriz.
Teşekkür ederim.
@yenisafakwriter@yenisafakyazari
1 KG YERLİ ve MİLLİ BAKLAVA 2660 TL
1 Adet STANLEY termos ömür boyu garantili ABD ürünü İthal fiyatı 2530 TL
Şimdi soruyu soralım: Bu termos 1912'de kurulmuş Stanley markasının ürünü. Ve Dünya'nın en iyisi... Atatürk'ün bile cephede kullandığı termos Stanley Müze'de sergileniyor. Binlerce mühendis çalıştıran asırlık dünya devi, firma kazanıyor, mühendislerine maaş veriyor, ürünü ortaya çıkartıyor, Türkiye bunu ithal ediyor, gümrük vergisi üstüne biniyor, ithalatçı para kazanıyor ve fiyat ortada. Sadece 1 KG hamur ile yapılan tatlı parasına ömür boyu soğuk su içebileceğin ve seninle birlikte olacak termosu alıyorsun. Bunun neresi ADALET ?
İşte bunun adı ENFLASYON değil...
AHLAKFLASYON sorunu... Bir asgari ücretlimiz veya emeklimiz bayramda evine 1 KG baklavayı nasıl satın alacak ? Utanmadan bir de TV kanalları bu fiyatları normalmiş gibi yayınlayıp reklamını yapıyor.
Devletimiz artık bu gidişata bir DUR demeli. Piyasadaki bu AHLAKSIZLIK krizine acil son verilmeli. @ticaret@omerbolatTR@tukonfed
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.