Süper Lig’in bitimine 1 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray’ı tebrik ediyor; sezon boyunca şampiyonluk mücadelesi veren tüm takımları ve futbolcuları gösterdikleri mücadele için kutluyorum.
Özgür Özel “İktidara yürüyen partide çürük taşlar olur” demiş.
Katılıyorum.
Ama mesele bunu söylemek değil, gereğini yapmaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi, yolsuzluklarla anılan, haksız zenginleşen belediye başkanlarını ve parti yöneticilerini savunarak değil; çürük taşları ayıklayarak iktidara yürüyebilir.
Rüşvetle koltuklara oturmuş yöneticiler varsa, bilinmelidir ki kokan balığın başı orasıdır.
Ben buradan açıkça söylüyorum:
Eğer Sayın Özgür Özel gerçekten bu sözüne inanıyorsa, ayıklama işinde yardımcı olmaya hazırım.
Canlı yayında, yüz yüze, milletin önünde konuşmaya hazırım.
Neden mi?
Çünkü burası herhangi bir parti değil.
Burası Atatürk’ün emaneti.
Ve o emanet lekesiz, şaibesiz, tertemiz olmak zorundadır.
Biz koltuk değil, ilke savunuyoruz.
Biz suskunluk değil, hesap soran bir siyaset istiyoruz.
Biz kirlenmiş düzeni değil, Cumhuriyet ahlakını savunuyoruz.
Herkes tarafını belli etsin.
Ya çürük taşlardan yana,
ya da Atatürk’ün tertemiz mirasından yana olacağız.
O çürük taşları namuslu CHP lilerin önüne aday olarak koyup seçtiren Özgür bey, Ekrem bey , Mansur bey elleriniz kirlendi bence .
1923 ‘ün tertemiz tam bağımsızlıkçı ruhu artık Cumhuriyetçi Milletin Partisinde mevcuttur . İtiraf ettiniz içiniz çürümüş maalesef
CMP Genel Başkanı
Reşat Şahin Öztürk
Erzincan’da meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
En büyük temennimiz can kaybı yaşanmamış olmasıdır. Yetkililerden gelecek açıklamaları yakından takip ediyoruz. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun.
6 Şubat 2023…
Saatler 04.17’yi gösterdiğinde, sadece binalar değil; hayaller, umutlar, yarım kalan hayatlar da yıkıldı. Aynı sabaha uyanamadığımız on binlerce canımızı toprağa verdik. Bir annenin feryadı, bir çocuğun sessizliği, enkaz altından yükselen umut dolu bekleyiş… Hepsi yüreğimize kazındı.
O gece karanlıktı, soğuktu… Ama milletimizin vicdanı sıcaktı. Birbirine sarılan insanlar, tanımadığı canlar için seferber olan yürekler, dayanışmanın en güçlü hâlini gösterdi.
Kaybettiklerimizi rahmetle, özlemle anıyoruz. Acımız ilk günkü gibi taze… Unutmadık, unutmayacağız.
Emekliler dilenci değildir; onurlu ve sağlıklı bir yaşamı sonuna kadar hak eden emekçi vatandaşlarımızdır.
Bu tablo karşısında vicdanı olan rahat uyuyamaz.
Miraç Kandili’nin; barışın, kardeşliğin, adaletin ve vicdanın yeryüzünde egemen olduğu bir geleceğe vesile olmasını diliyorum. Dualarımız umut, yolumuz insanlık olsun.
20. yüzyılın 3. çeyreğinde Kıbrıslı Türklerin yaşadığı zulüm ve soykırıma karşı EOKA'ya esir düşmek pahasına Türk Mukavemet Teşkilatını kurarak kurtuluş mücadelemizin liderliğini yapmış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucusu eşsiz siyaset adamı, Sayın Rauf Denktaş'ı vefatının 14. yılında sonsuz bir sevgi, saygı ve şükranla anıyoruz.
@rsahinozturkcmp@cmp_genelmerkez
Süper Kupa finalini kazanarak kupayı müzesine götüren Fenerbahçe’yi tebrik ediyor, finalde mücadele eden Galatasaray’ı da gösterdiği performans için kutluyorum.
Yüce Türk milleti ;
2026 yılına girerken Türkiye’nin emeklileri bir kez daha hayal kırıklığına uğratılmıştır. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, alın teriyle çalışmış milyonlarca emekli, açıklanan maaş zamlarıyla birlikte adeta kaderine terk edilmiştir.
2026 Ocak ayı itibarıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan zam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde kalmıştır. Memur emeklileri için bu oran toplu sözleşme ve enflasyon farkıyla birlikte yaklaşık yüzde 18 civarındadır. Bu artışlar, resmi enflasyon verilerinin dahi gerisinde kalmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı yıllık enflasyon oranı yüzde 30’lar seviyesindedir. Ancak emeklilerin günlük hayatta karşılaştığı gerçek enflasyon bunun çok üzerindedir. Gıda, kira, elektrik, do��algaz ve ulaşım giderleri son bir yılda emekli maaşlarına yapılan artışın katbekat üstünde yükselmiştir.
Bugün gelinen noktada en düşük emekli maaşı yaklaşık 18–19 bin lira bandındadır. Bu rakam, sendikaların ve bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı açlık sınırının dahi altında kalmaktadır. Yoksulluk sınırı ise emekli maaşlarının birkaç katına ulaşmış durumdadır.
Bu tablo açıkça göstermektedir ki emekliler artık sadece geçinememektedir. Emekliler hayatta kalma mücadelesi vermektedir.
Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli:
Kirasını ödeyememekte,
Isınma ve elektrik faturaları arasında tercih yapmak zorunda kalmakta,
Sağlık ve ilaç harcamalarını ertelemekte,
Yıllarca çalıştıktan sonra ailesine yük olmamak için sessizce yoksulluğa katlanmaktadır.
Bu durum ekonomik bir hata değil, sosyal devlet anlayışının bilinçli şekilde terk edilmesidir. Emekliyi enflasyona ezdiren, maaş artışlarını makyajlı rakamlarla sunan bu anlayış, milletin vicdanında çoktan mahkûm olmuştur.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi olarak açık ve net söylüyoruz:
Emekli maaşları, enflasyon farkına endeksli göstermelik zamlarla değil, gerçek hayat şartlarına göre yeniden düzenlenmelidir.
En düşük emekli maaşı, açlık ve yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
Emeklilere özel kira, enerji ve sağlık destekleri derhal hayata geçirilmelidir.
Emekli, sadaka bekleyen değil; hakkını alan bir yurttaş haline getirilmelidir.
Bu ülkenin emeklileri yük değildir. Bu ülkenin emeklileri bu devletin temel direğidir. Emeklileri yoksulluğa mahkûm eden her siyasi anlayış, Cumhuriyet’in sosyal devlet ilkesine açıkça ihanet etmektedir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi olarak, emeklilerimizin onurlu bir yaşam sürebileceği bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi
Genel Başkanı
Reşat Şahin Öztürk
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Sayın Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel,
Buradan size bir siyasi polemik yapmak için değil, bu ülkenin görmezden gelinen acılarını yüzünüze söylemek için sesleniyorum.
Ben uyuyamıyorum.
Ve gerçekten merak ediyorum:
Siz nasıl uyuyorsunuz, bana da anlatır mısınız?
Ben geceleri uyuyamıyorum;
Çünkü çöpten yemek toplayan insanları gördükçe boğazım düğümleniyor.
Bir zamanlar bu devlete vergisini vermiş, bu millete hizmet etmiş insanların bugün çöplerin başında hayatta kalmaya çalıştığını gördükçe uyuyamıyorum.
Ben uyuyamıyorum;
Çünkü sanayi sitelerinde, atölyelerde, ağır işlerde karın tokluğuna çalışmaya itilen çocukları gördükçe içim parçalanıyor.
Çocuk olması gereken yaşta oyuncağı değil anahtar takımı tutan evlatları gördükçe bu düzenin nerede koptuğunu sorguluyorum.
Ben uyuyamıyorum;
Çünkü et yiyemeyen çocukları düşünüyorum.
Balık yiyemeyen, yumurta yiyemeyen, peynir yiyemeyen çocukları düşünüyorum.
Proteinle değil, yoklukla büyüyen bir nesli gördükçe vicdanım susmuyor.
Bir ülkede çocuklar temel gıdaya ulaşamıyorsa, o ülkede hiçbir iktidar kendine “başarılı” deme hakkına sahip değildir.
Ben uyuyamıyorum;
Çünkü ayağında ayakkabısı olmayan insanları görüyorum bu ülkede.
Bir yanda israf, bir yanda açlık…
Bir yanda saltanat gibi yaşamlar, bir yanda hayatta kalma savaşı.
Bu uçurum kader değil, tercihtir.
Ve ben uyuyamıyorum;
Çünkü sıvasız evlerden çıkan şehit cenazelerini gördükçe yüreğim yanıyor.
Bu vatan için canını veren evlatlarımız, yaşarken devletin şefkatini göremeden toprağa veriliyor.
Bu tabloyu görüp de geceleri başını yastığa rahat koyanlara soruyorum:
Bu vatan kimin omzunda, kimin vicdanında?
Sayın Erdoğan,
Yirmi yılı aşkın süredir bu ülkeyi yöneten irade sizsiniz.
Yetki sizdeydi, karar sizdeydi, güç sizdeydi.
Artık ne küresel kriz masalı tutar, ne dış güç bahanesi.
Ben bu manzaraları gördükçe uyuyamıyorum.
Siz bu manzaralarla nasıl uyuyorsunuz?
Sayın Özgür Özel,
Muhalefetin başındasınız.
Ama millet sizden korkusuzluk beklerken, siz savunma refleksiyle siyaset yapıyorsunuz.
Açık ve net söylüyorum:
Muhalefetin görevi, cebine para indirdiği iddia edilen belediye başkanlarını kollamak değildir.
Muhalefetin görevi, halkın sofrasını, çocuğun açlığını, emeklinin çaresizliğini haykırmaktır.
İktidar yanlış yaparken muhalefet bu kadar yumuşak olursa,
Bu düzen neden değişsin?
Millet neden umutlansın?
Ben rahat değilim.
Çünkü bu ülkede sorunlar artık kelimelere sığmıyor.
Bu ülkede sorunlar bağırıyor.
Çöpten yemek toplayan insanlar var.
Çocukluğunu kaybeden çocuklar var.
Et, balık, yumurta, peynir yüzü görmeden büyüyen nesiller var.
Ayakkabısız yürüyen yurttaşlar var.
Sıvasız evlerden çıkan şehitler var.
Ve siz hâlâ rahat uyuyabiliyorsanız,
Sorun bu millet değildir.
Sorun bu düzenin başında olanlardır.
Sorun, koltuklarını vicdanlarının önüne koyanlardır.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi olarak biz bu düzene razı değiliz.
Biz yoksulluğun kader gibi anlatılmasına razı değiliz.
Biz çocukların açlığa, milletin sessizliğe alıştırılmasına razı değiliz.
Bu ülke uykusu kaçan siyasetçilere muhtaçtır.
Bu ülke geceleri rahat uyuyanlara değil,
Bu milletin derdiyle sabaha kadar gözüne uyku girmeyenlere muhtaçtır.
Ben uyuyamıyorum.
Çünkü bu ülkeyi seviyorum.
Çünkü bu milletin çalınmış uykularının hesabının bir gün sorulacağına inanıyorum.
Siz hâlâ uyuyabiliyorsanız,
Buyurun uyuyun.
Allah rahatlık versin.
Tatlı rüyalar.
Ama şunu unutmayın:
Bu millet uyanıyor.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi
Genel Başkanı
Reşat Şahin Öztürk
Yolumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.
Bu yoldan dönenin bahanesi olmaz.
Yolumuz Cumhuriyetçiliktir.
Saltanata, biata, tek adama geçit yok.
Yolumuz Milliyetçiliktir.
Etnik pazarlığa da emperyalizme de teslim olmayız.
Yolumuz Halkçılıktır.
Saraya değil, alın terine yaslanırız.
Yolumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.
Bu yoldan dönenin bahanesi olmaz.
Yolumuz Cumhuriyetçiliktir.
Saltanata, biata, tek adama geçit yok.
Yolumuz Milliyetçiliktir.
Etnik pazarlığa da emperyalizme de teslim olmayız.
Yolumuz Halkçılıktır.
Saraya değil, alın terine yaslanırız.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi olarak, bu toprakları bize vatan yapan, bağımsızlığımızın ve Cumhuriyetimizin mimarı, ebedi komutanımız ve Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurundaydık