Yunanistan, 2012.
Ülke batmış, işsizlik %27, gençlerde %58. Maaşlar yarıya düşmüş, IMF kapıda.
Atina'nın her köşesinde kafeler tıklım tıklım.
Yunan siyasetçiler bunu gösterip "hangi kriz?" dedi. Halk da inandı, bir süreliğine.
Teşhis sonra konuldu: Café Economy.
Ev alamayan, iş bulamayan, birikim yapamayan insan son lüksüne sarılıyor.
Bir kahve.
Krizde büyük harcama durur, küçük lüks artar.
Kafede oturan 50 kişiyi görürsün. Evde ekmek arası patates yiyen milyonları görmezsin.
Dolu kafe refahın değil, krizin vitrinidir.
Yunanistan bunu 10 yıl geç anladı.