Dışarı çıkma planı yaparken "Gideceğim yerde tuvalet var mı?" diye düşündüğünüzü hiç fark ettiniz mi?
Belki de fark etmeden hayatınızı buna göre planlıyorsunuz…
Gideceğiniz yerden önce tuvaleti düşünmek,
Uzun yola çıkmadan sıvı içmemek,
Toplantıda “ya olursa” diye tedirgin olmak…
Aslında tüm bunlar alışkanlık değil, vücudunuzun verdiği bir sinyal!🚨
Genital siğillerin sadece genital bölgede değil; elinizde, ayağınızda, hatta yüzünüzde bile görülebileceğini biliyor muydunuz?
Genital siğile sebep olan HPV virüsü aslında çok daha geniş bir etki alanına sahip!
Vajinanızda kronikleşen yanma, batma ve aşırı hassasiyet mi hissediyorsunuz?
Kullandığınız mantar ilaçları da işe yaramadı..
Bunun sebebi #vulvodini olabilir.
Kadınlar regl ağrısı normal mi diye soruyor… Peki gerçekten normal olan nedir? Ağrı mı, yoksa yıllarca bu ağrıya katlanmak mı? #regl#kadınsağlığı#jinekoloji
Bilim uğruna kendi vücudunuzu "laboratuvar" olarak kullanır mıydınız?
🧪1907 yılında İtalyan doktor Giuseppe Ciuffo, tıp tarihini değiştirecek akılalmaz bir yöntem seçti: Bir siğilden aldığı özütü filtre edip kendi eline enjekte etti!
🦠O dönem mikroskop olmadığı için virüsler henüz görülemiyordu. Ciuffo, siğil özütünü bakterilerin geçemeyeceği Berkefeld filtresinden geçirip kendine bulaştırarak, siğillere bakterilerin değil, virüslerin sebep olduğunu kanıtladı.
🧬Ciuffo’nun elinde çıkan o siğil, günümüzde rahim ağzı kanserinin en başlıca sebebi olan HPV virüsünün keşfinde ilk büyük adımı oldu.
💉Bugün rahim ağzı kanserinden koruyan HPV aşılarına kadar uzanan bu tarihsel yolculuk, aslında Ciuffo’nun elindeki o küçük siğille başladı. 🔬✨
#BilimTarihi #HPV #TıpDünyası #GiuseppeCiuffo
Bugün bu hikâye bize şunu hatırlatıyor aslında:
Tıp ilerlerken, insan onuru ve etik değerler de aynı şekilde korunuyor mu?
Örneğin bugün bile birçok kadın HPV tanısı aldığında utanıyor, sessiz kalıyor ve test yaptırmayı erteliyor.
Oysa bu sessizlik ve tabular, virüsün kendisinden daha tehlikeli olabilir.🦠
Hayatini anlatan kitap “The Immortal Life of Henrietta Lacks” 📖
sadece bir bilim hikâyesi değil;
aynı zamanda bir ailenin, bir kadının ve onun haklarının, geç fark edilen değerinin hikâyesidir.
2017 yapımı filmi ise bu hikayeyi daha geniş kitlelere ulaştırarak Henrietta Lacks’i onurlandırmıştır adeta. 🎬
Modern tıbbın en çarpıcı hikâyelerinden biri, yıllarca adı anılmayan bir kadına ait.
Henrietta Lacks!
Aslında birçoğumuz onu “HeLa Hücreleri” olarak tanıdık. 🧬
1950’lerde rahim ağzı kanseri nedeniyle tedavi görürken, kendisine sorulmadan rahim tümöründen alınan hücreleri (HeLa hücreleri) tıpta bir dönüm noktası oldu.
Aşı geliştirmeden kanser araştırmalarına kadar sayısız ilerlemenin temelinde yer aldı. 🔬
#henriettalacks #helacells #rahimağzıkanseri #hpv #tıptarihi #tıpetiği #kadınsağlığı #farkındalık #mustafaulubay
https://t.co/t4r7kFRZ1n
HPV’den değil, geç kalmaktan korkmalıyız!
Bir jinekolog olarak açıkça şunu söyleyebilirim:
Günümüzde HPV virüsü çok yaygın.
Bu virüsün sebep olduğu rahim ağzı (serviks) kanseri ise gelişen erken tanı yöntemleriyle artık büyük ölçüde önlenebilmektedir.
Nasıl ki HPV ile rahim ağzı kanseri arasında güçlü bir ilişki varsa,
kolposkopi de bu sürecin en kritik halkalarından biridir.
Ne yazık ki farkındalığı ve önemi aynı düzeyde değil.
#hpv #rahimağzıkanseri #kolposkopi #kadınsağlığı #erkentanı #mustafaulubay
https://t.co/t4r7kFSwQV
Kadınlık hormonlarınızın karar vermeniz ve hisleriniz üzerinde ne kadar etkili olduğunun farkında mısınız?
Kadınlarda hormonlar, erkeklerin aksine çok daha dengesiz ve sürekli değişen bir yapıdadır. Hatta bu yüzden kadınlar 28 günlük döngüleri içinde sürekli farklı ruh hallerinde olurlar.
Bu durumun sizlerde bu şekilde olup erkeklerde olmamasının ana sebebi adet döngünüz ve bu döngüde dengeleri sürekli bozulan progesteron ve östrojen hormonlarınız.
Ama aslında bu dengenin zamansal olarak kabaca takibini yapsanız sizin için her şey daha kolay hale gelebilir. Gelin size buna yardımcı olacak bir iki ipucu vereyim.
Menstruasyon evresini döngünüzün ilk 1-5 günü olarak kabul edebilirsiniz. Bu evrede östrojen ve progesteron seviyeniz en düşük seviyededir bu nedenle de bu evrede daha çok dinlenmenizi ve nispeten daha sakin günler geçirmenizi tavsiye ederim.
Sıradaki evre foliküler evre. Bu evreyi bir bahar gibi düşünebilirsiniz. Östrojen seviyeniz yavaş yavaş yükselir ve bu da beyindeki dopamin ve seratonin seviyelerini artırır. Kendinizi daha enerjik ve iyimser hissedersiniz.
Yavaş yavaş yükselen hormon seviyeleriniz hepinizin adını bildiği ovülasyon evresinde zirve yapar. Bu ortalama 13 - 15. gününüze denk gelir. Bir kadın, kendi döngüsü içinde ovülasyon evresinde en verimli ve mutlu günlerini geçirir.
Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi ovülasyon evresi de biter ve luteal evreye geçersiniz. Bu evrede hormonlarınız yeniden düşmeye başlar. Bu evrede kafeini azaltıp sakin aktivitelere yönelemeniz sizi rahatlatabilir.
Bir kadının kendi döngüsünü takip etmesi ve bir şey hissettiğinde neden öyle hissettiğini bilmesi, kendisine olan bakış açısını değiştirebilir. Neden böyle hissettiğinizi bildiğinizde, kendinize anlayışlı olmanız da daha kolay olur.
Bir kız çocuğuna sahip olan her ebeveyni ilgilendiren bir konuya dikkat çekmek istiyorum.
Yaklaşık her 5000 genç kızımızdan birinde görülen ve çok ender olan bir durum var.
Kadınlarda en nadir görülen durumlardan biri olan vajinal agenezi (MRKH), aslında bebeğin anne karnındaki gelişim sürecinde ortaya çıkan bir anomalidir.
Bu durum ile dünyaya gelen kız çocukları, ne yazık ki doğuştan bir vajinaları olmadan doğarlar. Ancak maalesef bu durum genellikle hemen fark edilemez…
Hemen fark edilememesinin nedeni aslında bu çocuklarda, dışarıdan bir anormallik görülmemesidir. Ancak ergenlik dönemine geldiklerinde ve menarş dediğimiz ilk adet geciktiğinde bir muayene ile bu durum ortaya çıkar…
Bu bireylerde yumurtalıklar genellikle çalışır durumda olduğundan, meme gelişimi, tüylenme ve vücut hatlarının oturması gibi kadınsı özellikler tamamen normal seyrinde ilerler.
Günümüz tıbbı, bu durumu yaşayan kadınlar için oldukça yüz güldürücü tedavi seçenekleri sunmaktadır. Tedavi planı kişinin anatomik yapısına ve tercihlerine göre şekillenirken, cerrahi yöntemler arasında özellikle karın iç zarı kullanılarak yapılan vajinoplasti operasyonları altın standart haline gelmeye başlamıştır.
Laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirilen bu teknikte, vücudun kendi dokusu olan periton (karın zarı) kullanılarak yeni bir vajina kanalı oluşturulur. Bu dokunun seçilmesinin en önemli nedeni, yapısı gereği nemli ve kaygan olmasıdır; bu sayede oluşturulan yeni yapı doğal vajinaya en yakın özellikleri taşır ve hastaya operasyon sonrasında büyük bir konfor sağlar.
Vajinal agenezi tanısı almak başlangıçta karmaşık hissettirse de, bu durumun çözümsüz olmadığı unutulmamalıdır. Doku büzüşmesi riskinin düşük olduğu modern cerrahi teknikler ve hızlı iyileşme süreçleri sayesinde, hastaların hem anatomik hem de fonksiyonel tam iyileşmeye ulaşması mümkündür.
Doğru zamanda ve doğru uzman desteğiyle yönetilen bu süreç sonunda, kadınların sağlıklı bir cinsel yaşama ve yüksek yaşam kalitesine kavuşması tamamen ulaşılabilir bir hedeftir.
Tedavi edildikçe tekrarlayan bir döngü: Kronik candida ve yanlış yönetilen bir tedavi süreci
Klinik pratiğinde sıkça karşılaştığımız, hastaları sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da yıpratan bir tablo var: Tekrarlayan (Kronik) Vajinal Candida.
İstatistikler oldukça çarpıcı; kadınların %75'i hayatları boyunca en az bir kez bu durumla tanışıyor.
Ancak asıl sorun, bu vakaların yaklaşık %5-8'inde durumun kronikleşmesi ve yılda 4 kereden fazla tekrarlaması.
Peki, modern tıbbın imkanlarına rağmen, neden birçok kadın bu döngüden çıkamıyor?
Cevap genellikle ilacın etkisizliğinde değil, tedavi yaklaşımının eksikliğinde yatıyor.
Sadece semptomu baskılamaya odaklanan yaklaşımlar, ne yazık ki buzdağının görünmeyen kısmını ıskalıyor. Kronikleşen Candida vakalarında gözden kaçan 3 temel mekanizma şunlardır:
🔹 Biyofilm Gerçeği: Candida mantarı, uzun süreli enfeksiyonlarda kendini korumak için vajina duvarında "biyofilm" adı verilen zırhlı bir tabaka oluşturur. Standart antifungaller semptomu geçici olarak durdursa da, bu kalkanın altına saklanan mantarı tam olarak yok edemez. İlk bağışıklık düşüşünde enfeksiyon nükseder.
🔹 Flora Dengesi: Vajina steril bir ortam değildir; yararlı bakterilerin (Laktobasiller) dominasyonuna ihtiyaç duyar. Sadece "mikrobu öldürmeye" odaklanıp, savunma hattını (florayı) yeniden inşa etmediğinizde, kale savunmasız kalır.
🔹 Bütüncül Bağlantı: Vajinal sağlık, bağırsak sağlığından veya insülin metabolizmasından bağımsız değildir. Bağırsak geçirgenliği veya gizli bir insülin direnci yönetilmeden, lokal tedaviler çoğu zaman yetersiz kalır.
Sonuç olarak;
Kronik Candida, basit bir enfeksiyon yönetimi değil, bir "sistem onarımı" gerektirir.
Bu süreçte hastalara verdiğim en önemli mesaj şudur:
"Tekrarlayan Candida enfeksiyonlarında başarı; sadece 'düşmanı yok etmek' değil, vücudun kendi doğal savunma mekanizmasını ve flora dengesini sabırla yeniden inşa etmektir. İyileşme bir varış noktası değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir."
Sağlıkla kalmanız dileğimle.
Kadınlarda 40 Yaş Sonrası Kanamalar: Neden "menopozdandır" demek sizin için tehlikeli? Gelin bu konuyu bir açıklığa kavuşturalım.
Kırk yaş ve üzeri kadınlar için adet döngüsündeki düzensizlikler, sıklıkla "perimenopoz" veya "menopoz geçişi" olarak yorumlanır.
Hormonal dalgalanmalar bu dönemin doğal bir parçası olsa da, her anormal kanamayı bu geçişe bağlamak, altta yatan ciddi sağlık sorunlarının göz ardı edilmesine neden olabilir.
Tıbbi olarak "anormal uterin kanama" olarak adlandırılan bu durum, ciddiye alınması gereken bir belirtidir.
Özellikle rahim iç zarından (endometrium) kaynaklanan patolojilerin en önemli habercisi olabilir.
İstatistikler, menopoz sonrası dönemde görülen kanamaların yaklaşık %10 ila %15'inin, rahim kanseri (endometrium kanseri) ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.
Bu, söz konusu kanser türünün en erken ve en değerli belirtisidir.
Elbette her kanama kanser anlamına gelmez. İyi huylu polipler, miyomlar veya rahim içi kalınlaşmaları (endometrial hiperplazi) gibi durumlar da sıkça kanamaya yol açar.
Ancak özellikle "hiperplazi" olarak bilinen rahim zarı kalınlaşmaları, kanser öncüsü lezyonlar olarak kabul edilir ve tedavi edilmezse ilerleyen dönemlerde ciddi riskler oluşturur.
Bu nedenle kanamanın kesin kaynağının tespiti, sağlığınız ve geleceğiniz için kritiktir.
Bu bağlamda 40 yaş, kadın sağlığı takibinde proaktif olunması gereken bir dönüm noktasıdır.
Şikayet olsun ya da olmasın, yılda bir kez yapılan düzenli jinekolojik muayene ve pelvik ultrasonografi, rahim iç zarındaki şüpheli kalınlaşmaları veya diğer yapısal sorunları henüz belirti vermeden önce saptamanın tek bilimsel ve güvenilir yoludur.
Anormal kanamayı "normalleştirmek" yerine, bunu vücudun verdiği bir uyarı olarak kabul etmek gerekir.
Modern jinekolojide amaç, sadece var olan hastalığı tedavi etmek değil, aynı zamanda düzenli takip ile riskleri en başından yönetmektir. Erken teşhis, daima en yüksek tedavi başarısını ve en konforlu tedavi sürecini sunar.
Sağlıkla kalın 🤗
Günümüzde herkesin üzerinde sosyal medyanın dayattığı bir algı var. Bu algı baskısı özellikle kadınlar için günümüzde oldukça zorlu olabiliyor.
Özellikle de kadınlar arasında ��ok yaygın olan Pcos tanısı almış kadınlar için bu baskıyı yönetmek kadının üzerinde psikolojik olarak baskılar yaratabiliyor.
Sosyal medya, beden algısı ve Pcos konuştuğumuz podcastimizi dinlemek için:
https://t.co/f90wAncxdC
Candida hangi şikayetlere neden olur? ⬇️⬇️
Candida, milyonlarca yıldır doğada bulunan, insanlardan bile eski bir mantar türü.
Doğal olarak insanın vücudunda da bulunan candida, zaman zaman çoğalarak belirli şikayetlere neden olabiliyor (bu durum candida overgrowth olarak da bilinir).
Olması gerekenden fazla çoğaldığında candida kadınlarda midede, bağırsaklarda ve vajinada bazı şikayetlere neden oluyor.
Bu şikayetlerden en belirgini, beyaz ve pütürlü bir vajinal akıntıdır. Bu akıntı zaman zaman kokulu da olabilir.
Genellikle kadınlar bu akıntılar için tedavilere başvursalar da tedaviler başarısız olabilir ve akıntı kronik hale gelebilir.
Bu noktada, tedavide belirleyici unsur tanının doğruluğu ve bireyselliğidir.
Tanı doğru konduğunda tedavi bu doğrultuda uygulanır ve her türlü akıntı, birkaç hafta içinde tedavi edilebilir.
Detaylı bilgilendirme için iletişime geçebilirsiniz.
Bu gönderi T.C. sağlık bakanlığı sağlık turizmi sertifikasyonu kapsamında bilgilendirme amacıyla paylaşılmıştır. Tanı niteliğinde değildir.
Bazı kadınların defalarca kez doktora gitmelerine rağmen vajinal akıntıları geçmez.
Bu kadınlar genelde her türlü tedaviyi denerler, hatta belli bir noktada kendi sağlıklarına daha da zarar verebilirler. Buna rağmen bu akıntıların geçmemesinin bir nedeni vardır.
Vajinal akıntılar tek bir olgu değildir. Arkasında birden fazla ve farklı nedenler yatabilir. Bu nedenle arkada yatan nedene uygun tedavi uygulanması gerekir.
Doğru tedavinin uygulanabilmesi için bu kadınların öncelikle doğru tanı alması gerekir. Doğru tanı konduğunda, tanıya yönelik bireysel tedaviler uygulanabilir.
Doğru tanı konabilmesi için kadının deneyimli bir uzman tarafından detaylı bir jinekolojik muayeneye tabi tutulması gerekmektedir. Sonrasında bu akıntılar hızlı bir şekilde tedavi edilebilir.