Bu günleri, ihanetini bizler asla unutmayacağız. Vaktinde gece gündüz demeden verdiğimiz emekler, uğrunda feda ettiklerimiz haram olsun, üzerine lanet gibi çöksün. Bizlerin ahı senin üzerinden nefes aldığın sürece kalkmayacak.
Bundan tam iki yıl önce halkımız sandıkta bir karar verdi.
Beş yıl boyunca yerel yönetimlerde CHP'yi görmek istediğini oylarıyla söyledi.
Bugün, yine siyasi tarihimizde bir utanç eylemine imza atılarak, Bursa'nın seçilmiş Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesi yedi yıl önceden kalma iddialar ile sabahın ilk saatlerinde evinden gözaltına alındı.
Bunun adı kumpastır.
Bursa halkının ve Başkan Bozbey'in yanındayız.
31 Mart’taki tarihi zaferimizin yıldönümünde, şafak operasyonlarıyla halkımızın iradesini ezebileceğini sananlar bilsin ki daha güçlü kazanacağız.
Halk kazanacak!
Bursalılara yapılan doğru değil!
Bursa’yı, Bursalıları çok sevmekten ve hizmet etmekten onur duyuyorum.
Ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yolda yürümekten onur duyuyorum.
Mücadelem; Bursa’nın geleceği, ekmeği ve bereketi içindir!
Bu kadar uzun yazıya gerek yoktu. Sen koltuğun için susmayı ve korkmayı seçtin. İlkelerini değil, çıkarını büyüttün. Fiyat etiketiyle dolaşıp satın alındın. Keçiören’in iradesini temsil etmek yerine, Ankara’nın gölgesine sığındın.
CHP’nin alın teriyle, gecesini gündüzüne katan binlerce gönüllü emekçisinin, sandık görevlisinin desteğiyle o koltuğa oturup bugün ucuz bahanelere sığınarak senin için pahalı bizim en ucuz kaçışı yaptın.
Bu süreçte seni belediye başkanı yapmak için çalışan, kapı kapı gezen, mücadele eden tüm Cumhuriyet Halk Partililerin emeğinin vebali boynuna.
O vebal, evinden, elinden, cebinden çıksın.
Çünkü biz bu partinin bayrağını kariyer merdiveni olsun diye değil, bu ülkeye adalet gelsin diye taşıyoruz.
Sen söz söyleme hakkını çoktan kaybettin. Hele ki Bursa halkı sana haddini sandıkta bildirmişken, bugün poz kesme çabanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.
Erdoğan’ın askerlik arkadaşı olduğu için belediye başkanı yapılan Recep Altepe’nin, 15 Temmuz sonrası istifasının ardından tombaladan çıkan bir isim olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı oldun.
Peki neler yaptın ? Tarihi Bursa’yı rant projeleriyle harap ettin. Bursa’yı trafik sorunu en ağır büyükşehiri haline getirdin. Metro çağında, yıllar süren ihalelerle ana yol ortalarına hafif raylı sistemlerle geçiştirdin. BUSKİ’de kamuoyuna yansıyan yolsuzluklar ayyuka çıktı. 2024 seçimleri öncesinde “aday yapılmazsam BUSKİ’yi anlatırım” söylemlerinle kendini zorla aday yaptırdın. SGK borçlarını ödemedin, Bursa’yı SGK’ya en borçlu belediye olarak devrettin. Şampiyon takımımız Bursaspor’umuzu bilinçli ilgisizliklerle çöküşe sürükledin, küme düşmesine göz yumdun.
Bugün sosyal medya videolarıyla kendini hatırlatmaya çalışıyorsun. Ama Bursa halkı senin için kararı çoktan verdi. Bursa tarihinin en kötü büyükşehir belediye başkanı olarak tarihe geçtin.
Artık boşuna çabalama. Mustafa Bozbey de Bursa halkı da seni emekli etti. Madem cesaretin var, çık sokağa. Bu kent sana kim olduğunu hatırlatır.
Ayrıca 2029’da lütfen aday ol :)
@Alinuraktas70
Zonguldak'da ayakkabı boyacılığı yapan Hüseyin Öztürk, 10 yıldır kazancının yarısını engelli köpeği Pamuk'a harcıyor.
"Ben de engelliyim. 10 yıldır köpeğime bakıyorum."
1997 • Koldere • Manisa | Acı kaybımız Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın çocukluğundan bir kare…
Kendi ifadesiyle…
“Cumhuriyet, Manisa’nın bir köyünden doğan bir kadının Şehzadeler’e belediye başkanı olabilme ihtimalidir.”
80 darbesinde üç tane jip gelmişti. Bugün binlerce polis burayı ablukaya aldı!
Biliyoruz; o gitmemek için her türlü antidemokratik uygulamalarda bulunacak, biz demokratik bir şekilde gitmesi için direneceğiz.
Belki ıslanacağız, belki dayak yiyeceğiz, belki gözaltına alınacağız ama asla bırakmayacağız!
Ekrem İmamoğlu:
"Beni dört duvar arasına da koysalar; fikirlerimi, umutlarımı hapsedemezler.
Adil bir Türkiye'ye ulaştığımızda, birbirimize bakacağız ve 'biz başardık' diyeceğiz.
Ve işte o zaman her şey çok güzel olacak!"
Polis arkadaşlar kapıda beni beklerken, gözaltına alınmadan önce, eşim Ayşen, kızlarım ve can dostumuzla birlikte bir fotoğraf çekildik.
31 Mart 2024'te edebimizle, 30 yıllık kibri yendik. Babamın zamanında işçisi olduğu Beyoğlu Belediyesi'ne başkan seçilmek, hayatımın bana bahşettiği en büyük gurur oldu.
Beyoğlu'nun hakkı bize emanet diyerek hizmete başladık. Komşularımıza layık olmak için çok çalıştık. Beyoğlu Belediyesi’ni tüm saygın araştırmalarda, ilçeler arasında memnuniyetin en üstte olduğu belediye yaptık.
Sevgili komşularım, hayatım Beyoğlu'nda geçti, hepiniz beni tanıyorsunuz. Gözaltında olma sebebimin çirkin iftiralar olduğunu biliyorsunuz. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işimiz olmadı, olmaz.
Beyoğlu, vicdanlıdır, haysiyetlidir, adildir.
İnan Güney Beyoğlu'na emanettir.
#Bursa ’mız yanıyor!
3 gündür ormanlarımız, canlarımız, geleceğimiz kül oluyor.
Vatan toprağını korumak isteyen 4 kahraman canımız şehit oldu.
Hükümet sessiz. Sorumlu yok.
Bu bir felaket, bu bir ihmal.
Bu bir yalnızlık.
#BURSAYANIYOR
Bursa’mızın ormanlık alanlarından bazıları 18 Ocak 2024 tarihli 8119 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile “orman vasfını yitirdi” denilerek orman dışına çıkarıldı. Ve tam bu alanın yanındaki ormanlık alan gece saatlerinde yandı bitti kül oldu.
Tesadüf mü? Biz inanmıyoruz.
Parsel belli, karar belli. Peki Bursa’nın yanmasına bu yüzden mi göz yumuldu? Havadan müdahalenin saatlerce gecikmesi, bu yüzden miydi?
Bursa yandı, bitti.
Yangın kontrol altına alınamadı.
Yanacak yer kalmadı.
Bu bir ihmalkârlık değil, bu bir politikanın sonucudur.
Ormanlarımıza, doğamıza, geleceğimize kastediliyor.
Aşağıda resmi gazete linki var. Paylaştığım görselde yeşil alan yanan alan, kırmızı alan orman vasfından çıkartılan alan.
https://t.co/r4cNWE3b88
Şu an önümde bir araştırma var… Sizin önünüzde de aynı araştırmalar var biliyorum.
Durumunuz içler acısı. Tek hanelere düşmüşsünüz, gençlerden oy alamıyorsunuz ve her geçen gün mum gibi eriyorsunuz.
Ben senin yerinde olsam, bir sonraki toplantıda azarlanmamak için işime bakardım.
Çünkü sokaklar, meydanlar ve kampüslerde yoksunuz. Sahada değilsiniz. Çarşıda-pazarda sizi görmüyoruz.
Biz sizi akranları Silivri zindanında yatarken ve ailelerinden uzak bayram geçirirken susarken görüyoruz.
Biz sizi liyakatsız atamalarla, diğer gençlerin hakkına girerek bir yerlere gelirken görüyoruz.
Mülakatlarla elenen gençlerin çığlığını duymuyorsunuz. İşsizlikten kırılan arkadaşlarımızı görmüyorsunuz. İnşaatlarda, marketlerde günde 12 saat çalışan diplomalı kardeşlerimizi tanımıyorsunuz. Hapishane koğuşu gibi yurt odalarında kalanların çilesini bilmiyorsunuz.
Kendi aranızdaki koltuk kavgası dışında gündeminiz yok.
Biz, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız, tüm başkanlarımız ve örgütümüzle omuz omuzayız; çarşıda, pazarda, meydandayız. Tüm sokaklarda, tüm meydanlarda, kampüslerde, atölyelerdeyiz. Özgürlük, gelecek ve ekmek mücadelesi neredeyse, oradayız.
Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.