“Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğü zaman ise kaskatı ve duygusuzdur. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir. Kendini sertleştiren hiçbir şeyi kazanmayı başaramaz.”
Stalker -Tarkovski, 1979
Lütfen, sabahın köründe derslere koşan, tatil yüzü görmeyen, gece gündüz çalışan, sosyal hayatı minimale yakın olan hekim adaylarımızı incitmeyin!
Onlar Ülkemizin geleceği! #TıpÖğrencileri
🔴 Bir hekime bıçakla saldırıldı diye paylaşım yapıyorum Ve siz hâlâ "teşvik açıklanmadı", "ekobs açılmadı", "TUS sonuçları gelmedi" diye yorumlar atıyorsunuz... Bari bu yorumu o paylaşımın altında yapmayın.
👉Birinizde geçmiş olsun demiyorsunuz!!!
📍 Bir meslektaşınızın kanı yere düştü.
📍 Can güvenliği olmadan hangi teşvik, hangi sınav, hangi performans?
👉Mesleğinizin onuru ayaklar altında, siz hâlâ maddiyat derdindesiniz...
Biz birbirimize bu kadar mı yabancılaştık?
🩸 Bugün o bıçak ona değdi, yarın sıradaki kim?
Neyse diyeceğimi dedim son gelişmeleri aktaralım
👉YENİ GELİŞME
Adana İmamoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dr. S.S ’a yönelik gerçekleştirilen fiziksel ve bıçaklı saldırı sonrası sendikamız Hekimsen tarafından sürece derhal müdahil olunmuştur.
📍 Savcılık makamı ile doğrudan görüşülmüş, olayın vahameti ve sendikamızın sürece dahil olduğu bilgisi aktarılmıştır.
📍 Savcı Bey, gereğinin yapılacağını ifade etmiş, sosyal medyada oluşan kamuoyu tepkisini de dikkate aldığını belirtmiştir.
📍 Saldırganın akşam saatlerinde adliyeye sevk edilmesi beklenmektedir.
📍 Hekimsen olarak tutuklama talebimizi ilettik ve hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
@Hekimsenhukuk@avabdullahskr
Utanmayı unuttunuz. Amacınıza ulaşmak için her yolu mubah gördünüz. Kurnazlığı zeka sandınız. Ahlaksızlığı ödüllendirdiniz. Aşağılık kompleksinizi yenemediğiniz için güzel olan tüm sözcüklerin içini boşalttınız. Bu yüzden çürüdünüz.
Konuşmacı: Felsefeci/Sosyolog Dr. Zeliha Bürtek
Mansur Yavaş: "Vatandaş ne alacağına da, ne almayacağına da kendi karar verir.
Sorgulanması gereken halkın tercihi değil, halkı bu tercihe mecbur bırakanlardır."
Doktorsuz kalınacak derken vatandaşın anlamadığı burda kastedilen #doktor; emeği sömürülen, gecesi gündüzü olmayan, acil olarak gelen vakalar için ameliyattan ameliyata koşan, merak edip bir tıp kitabını açıp da dahili-cerrahi aciller nelermiş diye sadece başlıklara baktığınızda+
BİR MİLLET İNTIHAR EDİYOR
Eğer kapıları açarsan, uçak parası denkleştiren herkes gelebilirse, sınırdaki duvarı atladı mı Türkiye'de ise, burada destek, yardım görüyorsa, sigorta primi ödemeden şartsız kayıtsız işe giriyor, vergi vermeden iş kurabiliyorsa,
GELİRLER!
Ve gelenler de gitmez.
Türkiye'nin çevresinde buraya gelmek isteyen, ya da aklınca buradan kapağı Avrupa'ya atmak isteyen ama Avrupa'nın çektiği duvarı aşamayacağı için burada kalacak belki 500 milyon kişi var. Yazıyla da yazalım, beş yüz milyon.
Avrupa Birliği bunu bildiği için mülteciler ile ilgili bütün hukuk sistemini değiştirdi. Kendisi Avrupa Kalesi ve yeni mülteci hukuku ile korumaya çalışıyor.
Türkiye’de ise bir millet intihar ediyor! Elitleri, siyasileri devlet görevlileri okumuşları ya uyuyor ya da uyuma numarası yapıyor.
Bu işgali geri çevirmek her saniye daha da zorlaşıyor
Tarih kitaplarında “evet bu bölgede eskiden Türkler denen bir grup yaşardı” denmesini mi istiyorsunuz? Bugün ülkemizde yaşayan kayıtlı ve kaçak 7 milyon Suriyeli kalırsa sayıları 21 milyon olacak.
Her yıl 400 bin kaçak ülkemize sınırlarımızı aşarak giriyor. 2040 kadar böyle devam ederse sadece 6.4 milyon kaçak ülkemize girecek. Bakın, ülkemizdeki mevcut Afganları, Afrikalıları, Pakistanlıları vs. Hiç saymadım.
Problem görmemek mi, anlamamak mı, koca bir millet entelektüel ve siyasi olarak felç mi oldu, küçük hesaplar küçük çıkarlar bu büyük tehdidi görmeyi engelliyor mu?
Bu işgale karşı çok ciddi, kolektif olarak tam teşekküllü interaktif akılcı sert önlemler alınmazsa maalesef yakında sizi Zafer Partisi bile kurtaramaz. Çünkü dünya bölgemizden hareketle küresel bir çatışmaya sürükleniyor.
Bu hayati problemin çözümüne başlamak için bir sonraki seçimi beklemeyelim!
Buradan Saray’da yaşayan Erdoğan’a, yerel yönetimde iktidarda olan, mecliste olan olmayan bütün partilere açık çağrımızdır: bir an önce herkes konuyla ilgili bilgisini tahlilini uyarısını çözüm önerisini birikimini ortaya koysun ve bir an önce bu işgali durdurmak için beraber hareket edelim.
Bu çağrıya karşılık vermeyen herkes tarih karşısında kendini savunmak durumunda kalacaktır.
Seçimler bitti. Oyunu alan aldı alamayan alamadı. Koltuklara yeni eski insanlar oturdu. Ama bu problem çözülmeden devam ederse tekrar ediyoruz,
Türkiye göz göre göre ve hem de eskisi gibi yavaş yavaş değil artık giderek hızlanan bir şekilde intihar etmiş olur.
Bu noktada seçmenimiz olan olmayan tüm vatandaşlarımızdan tüm sivil toplum örgütlerinden üniversitelerden devlet kurumlarından sığınmacı ve kaçak meselesi ile ilgili çözüm üretme çağrımıza destek ve katkı bekliyoruz. @zaferpartisi
Çocukların okulda deyimleri öğretmek için ödev vermişler. Çocuklar deyimler üzerine maket hazırlamış.
Çocukların çalışmalarından en başarılı bulduğum birkaçının fotosunu ekliyorum.
En sevimlisi "3 aşağı 5 yukarı" bence...