@Eslem_Dilay@malikejder bir on sene önce "bozkurt erdoğan" okuyacağım aklımın ucundan geçmezdi, tatsız bir şaka sayardım. tıpkı öcalan'a umut hakkı isteyen bahçeli gibi. hayat ilginç.
Türkiye’de sobalı, döşekli evlerde yaşayan ailelerin hasbelkader birkaç test sorusu çözerek üniversiteye kapağı atabilmiş çocukları, Dostoyevski’nin kitaplarının adeta ağaçta yetiştiğini sanıyor.
Korsan kitap kullanmayı, internetten PDF indirerek emek hırsızlığı yapmayı bu kadar gururla ve uluorta dile getiren başka bir güruh herhalde yoktur.
Hem demokrat olduğunu iddia edip hem de siyasi iktidara "bizim için medyaya baskı yap" diye talepte bulunan bir siyasi parti hayatımda ilk kez görüyorum. Muhtemelen demokratlıkları palavra olduğundandır.
Türkiye siyaseti otoriterleştikçe yalnızca iktidar değil, bazı muhalif siyasetçiler de eleştiriye tahammülsüz hale geldi. Cevap veremedikleri her eleştiriyi sosyal medya linci, trol saldırısı ya da iktidar operasyonu diye savuşturmaya çalışıyorlar. Siyasetçiler, vatandaşın her türlü eleştirisini tolere etmek ve gerektiğinde hesap vermekle yükümlüdür. @emin_ekmen, eğer eleştiri kaldıramıyorsanız siyaset size uygun bir kariyer olmayabilir.
Herhangi bir parti adına konuşmadığım gibi, Türkiye’deki otoriterleşmeyi çalışan bir akademisyen olarak AKP’lilerin hiçbir mesajımı paylaştıklarını da görmedim:)
@devapartisi, 2023 seçimleri öncesinde yaptığım eleştiri ve tavsiyeleri dikkate alsaydı, bugün belki Twitter takipçi sayısından az seçmeni olan bir 'butik parti' haline gelmezdi.
Emin bey'in cevap veremediği için ajan provokatör diye yaftalamaya çalıştığı eleştirimi de aşağıda paylaşıyorum. https://t.co/lqF2m8JSbp
Bursa'da su sorununu "yetersiz yağış"tan çok fabrikaların hoyratlığında aramak gerekiyor. Barajlara giden suları çekiyor, yeraltı kaynaklarını kullanıp toprağ�� kurutuyor ve atıklar ovadaki bağ bahçe üzerinden sofraları zehirliyorlar.
Almanlar Truva hazinelerini çalan Schliemann denen Alman at hırsızı için Berlin’deki Altes Museum’da “Padişaha üç ödeme yaptığı için hazine onun oldu” yalan ibaresini paylaşılıp “Ruslar 1945’te hazineyi yağmalayarak St.Peterburg’a götürdüler ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak tutuyorlar” diyecek kadar ahlaksızlar.
İkinci resimde ise Çanakkale’deki Truva müzesinde ise 5 Mayıs 1887 tarihli “Schliemann daha önce
Truva'dan cikardigi pek çok eski eseri Atina'ya aşırıp devlete bir sey vermemiş oldugundan, Truva'yı ziyaret için kendisine izin verilmemistir." resmi belge sergilenmektedir.
Müzecilik adı altında resmi ve devlet eliyle hırsızlık yapıyor Almanlar.
Son seçimlerde el değiştiren birçok belediye şimdiden dökülmeye, hizmet noktasında iflas bayrağını çekmeye başladı.
Konserinden asfaltına, reklamından imarına kadar elinizi nereye atsanız oradan bir yolsuzluk skandalı fışkırıyor.
Ortada harcanan milyarlar, on milyarlar var ama hizmet yok, eser yok.
Seçim meydanlarında “Allah’ın suyundan para mı alınır” diyorlardı, şimdi millet fahiş fiyatla bile olsa neredeyse içecek su bulamıyor.
Su kamyonları, bidonlar, toplanmayan çöpler, yolda kalan otobüsler istisna olmaktan çıktı, rutin haline geldi.
Bir de utanmadan bize itibar dersi vermeye kalkıyorlar.
CHP Genel Başkanı bunlarla uğraşacağına sabah akşam kriz duasına çıkıyor.
Öyle bir halde ki AK Parti yıpransın, hükûmet yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun havasında.
Türk Hava Yolları’nın 2 yıldır sürdürdüğü ve dünyaya ilan ettiği uçak alım görüşmelerini çarpıtarak kendince senaryolar yazıyor.
Ne uluslararası ticaret bilgisi var ne de diplomasinin kurallarına vâkıf.
Ne diyelim? İnşallah bir an önce kendini toparlar, biraz siyaset öğrenir.
Yoksa bize “CHP’li vatandaşlarımıza Allah sabır versin” demekten başka bir yol kalmayacak.