Ülkemizde gereksiz ve saçma linç kültürü öyle bir baş göstermeye başladı ki, son günlerde Deniz Satar üzerinden dönen muhabbetler bunun en net kanıtı. Kendisi Dünya Kupası için Amerika'ya görevli gidiyor diye, sosyal medyada "vergilerimizle, etliye sütlüye karışmadan, sadece güzel diye Amerika'ya gidiyor" şeklinde son derece sığ ve haksız söylemler görüyorum.
Öncelikle karşımızdaki ismin kariyerine bir bakmak gerekiyor. Deniz Satar, TRT Spor ve A Spor kanallarında uzun yıllar sunduğu sabah spor programları ve hafta sonu kuşaklarıyla rüştünü ispat etmiş, gayet başarılı bir spor sunucusudur. Kendisi İzmir Karşıyakalı, 39 yaşında ve Konya Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunudur. Yani o ekrana ve o görevlere gökten zembille inmemiş, işin mektebini okumuş ve yıllarca emek vermiştir.
Bir spor sunucusu, kurum yetkilileri tarafından Dünya Kupası'nda görevlendirildi ve oraya gidiyor diye, o insanı böyle tuhaf bir şekilde linç etmeye hiçbir hakkımız yok. İnsanlar işini yapıyor ve yapması gerekiyor. Sırf oraya gidiyor diye neyin protestosunu yapabilir ya da ne söyleyebilir? Karşımızdaki kişinin bir insan ve bir kadın olduğunu unutarak, tamamen sürü psikolojisiyle acımasız eleştiriler yapıyoruz. Onun da bir insan olduğunu, duyguları olduğunu ve en önemlisi sadece mesleğini icra ettiğini unutmamalıyız. Başarılı insanların emeğini bu kadar kolay harcamamak gerekiyor.
Güzel kardeşim olayı yine “başarılı kadını çekemiyorlar” sığlığına indirgemişsiniz ama asıl meseleyi tamamen ıskalıyorsunuz. Kimse kimsenin diplomasına ya da cinsiyetine laf etmiyor. Vatandaşın kendi parasının hesabını sormasına “linç” deyip geçemezsiniz bu demokratik bir haktır.
aynen aq
kazandığın üç kuruşla uçak, konaklama, maç, tatil dahil her şeyi karşılayabiliryorsan yine konuşamazsın.
milletin açlıktan karnına taş bağladığı ülkede gösteriş merakın yüzünden gördüğün tepkiyi de haksız bulma
kaldı ki millet salak mı amk? sence yerler mi?
Hedef olacak tek bi’ sebep yok.
Uçak biletimi aldım.
Aracımı kiraladım.
Otelimi tuttum.
Dünya Kupası maçları için Amerika’ya geldim.
Ne bir sponsor marka ne bir reklam.
Ne bir kurum ne bir şirket.
Ve bunu ben son 15 YILDIR HER FUTBOL ORGANİZASYONUNDA YAPIYORUM.
İçerikleri beğenmezsiniz anlarım.
Haberciliğimi de sunuculuğumu da yetersiz bulursunuz saygı duyarım.
Ama sırf bulunduğu uçakta Milli duygularla uçaktakilerle birlikte şarkıya eşlik etti diye koca bi’ ülkeye beni siyasi tweet malzemesi yapmanızı anlayamıyorum.
Yıllarca ekranda da hayatta da “birleştirici” olmayı düstur edinmiş biri için şu düştüğüm durum çok haksızca.
@baytar1326@erdincgsaray@denizsatar olm ne yerlisi ne millisi, lan siz ne biçim adamlarsınız amk, manyak mısınız
allah bilir sen de memleketin %80'i gibi açsındır, neyini savunuyuorsun şu hareketin aq ya?
yerli milli ne olm, bu insanlar keyif çatıyor, sence yerli milli olmak umurlarında mı aq?
açın lan şu gözünüzü
Bir takım 24 yıl sonra dünya kupasına katılmış burada elimizden geleni yapmak için antrenman yoğun çalışma bunlar gündem olacakken ülkede marş bestesi, villa hediyesi, YouTube serisi falan konuşuluyorsa zaten bir bokluk vardır.
Hocasından oyuncu grubuna herkese yazıklar olsun...
Öğretmenler "Bakanlığın bir karar vermesi için patronların rızası mı gerekiyor” diyerek gitmişti
Çalışma Bakanlığı'nın önünde polis, öğretmenlere böyle saldırdı
https://t.co/ZqJFsWKthU
Açlık grevinin 5. gününde atanmayan öğretmenlerimiz. Dün gece bir kadın öğretmenimiz, bugün ise bir erkek öğretmenimiz sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
Her geçen saat risk büyüyor.
İnsanların sesini duymak için daha kaç kişinin hastanelik olması gerekiyor?
Bu çağrıya kulak verin.
Daha fazla geç olmadan...