Üniversiteye hoş geldin kız kardeşim!
Yeni bir mücadele döneminin başlayacak olmasının heyecanı içindeyiz! Her dönem üniversitelerde katlanarak artan cinsiyetçiliğe, erkek şiddetine, baskıcı uygulamalara ve geleceksizlik dayatmasına karşı kampüslerde feminist isyanı büyütmeye hazırız!
Hangi ilde, hangi üniversitede olursan ol; birlikte attığımız her adımla kampüslerde feminist mücadeleyi yeşertecek; kadınlar için cinsiyetçi eğitimin, tacizci akademisyenlerin ve erkek şiddetinin olmadığı alanlar yaratacağız!
İktidarın genç kadınları aileye, erkek şiddetine, emek sömürüsüne ve geleceksizliğe mahkûm etme çabasına karşı özgürlüğümüzün peşinde mücadeleyi büyüteceğiz!
Özgürlüğe giden yol bir adım uzağında! Bu yolda yalnız da değilsin; cadılar üniversitende, yanı başında!
Öfkeni örgütlü güce dönüştürmek için aramıza katıl kızkardeşim!👇🏻💜
https://t.co/PzsKduCccj
#yks #ykssonuç
Hesabımız Türkiye’de 19 Mart sürecinin ardından 2. kez erişime engellendi! Muhalefet sesi bu kadar korkutuyorsa hiç oynamayalım!
Günlerdir X uygulaması üzerinden kadın ve LGBTİ+ derneklerinin, örgütlerinin hesaplarına erişim engeli getirilerek fiili sansür uygulanıyordu.
AKP iktidarının medya üzerindeki kontrol alanını sansür ve baskılarla genişletmeye çalışmasına karşı herkesi dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz!
Okuma Önerisi: Aile Güvenliği Nefret Suçundan Mı Geçiyor?
“Derinleşen yoksulluk ve beraberinde gelen toplumsal krizin içerisinde faşizmin inşası AKP eliyle yükseltiliyor. İktidar ve iktidar yanlısı medya/kurumlar tarafından işsizliğin ve yozlaşmanın sebebi LGBTİ+’lar, göçmenler, kadınlar ve azınlık halklar olarak gösteriliyor. LGBTİ+’ları düşmanlaştıran belgeseller, reklamlar ve söylemlerin giderek artması, hak arayışında bulunan LGBTİ+’ların maruz kaldığı polis şiddeti ve tutuklamalar bu durumu kanıtlar nitelikte oluyor.”
"2026 Yılının Ağustos ayında en az 13 kadın aile içinde katledildi. Aile ve Nüfus On Yılı ile beraber artan kadın cinayetlerini, tarikat yurtlar��ndaki istismarları ve derinleşen yoksulluğu görmezden gelen iktidar; “aileyi koruma” bahanesiyle LGBTİ+’ları ve hak savunucularını doğrudan hedef tahtasına oturtuyor."
https://t.co/oEIbAJ0QnR
Çağlayan Adliyesi’nde gözaltına alınan 106 arkadaşımızın gözaltı süresi savcının keyfi kararıyla 24 saat daha uzatıldı.
Uydurma gerekçelerle hazırlanan “Ailem Güvende” operasyonunun devamında da keyfi kararlar sürdürülüyor. Baskılar bizi yıldıramaz! Arkadaşlarımızı alacağız!
“Ailem Güvende” operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan mücadele arkadaşlarımız için bugün Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında aralarında kızkardeşlerimizin de olduğu yaklaşık 80 kişi polis işkencesiyle gözaltına alındı.
Baskılar, gözaltılar, operasyonlar ile bizleri sindiremezsiniz! Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
“Ailem Güvende” operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan mücadele arkadaşlarımız için bugün Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında aralarında kızkardeşlerimizin de olduğu yaklaşık 80 kişi polis işkencesiyle gözaltına alındı.
Baskılar, gözaltılar, operasyonlar ile bizleri sindiremezsiniz! Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
#YusufTekin#KıyafetYasağı
Yusuf Tekin’den Kadın Öğretmenlere Kıyafet Yasağı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ilde okullara öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yazı gönderildi. Bahsi geçen yazıda “2026-2027 Eğitim Öğretim Yılına İlişkin ��ş ve İşlemler” adlı genelge hatırlatılarak önlük zorunluluğu vurgulandı, öğretmenlerin kılık kıyafetlerine dikkat etmeleri belirtildi.
https://t.co/mrx3uq1Y1d
AKP iktidarının "Ailem Güvende" operasyonlarıyla saldırdığı dernekler ve hak savunucularıyla dayanışmak için İstanbul Emek ve Demokrasi güçlerinin çağrısıyla Çağlayan Adliyesi önünde toplanan aralarında 1 üyemizin de olduğu arkadaşlarımız az önce işkenceyle gözaltına alındı.
Gözaltına alınan tüm dostlarımızı alacağız.
Nefrete İnat Peşindeyiz Özgürlüğümüzün!
“Ailem Güvende” operasyonuna karşı Kadıköy sokaklarından “Nefrete inat, peşindeyiz özgürlüğün!” diyoruz.
Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm mücadele arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
Ailenize inat, peşindeyiz özgürlüğümüzün!
🟪 "İktidar neden şimdi aile politikalarına bu kadar ehemmiyet veriyor?" diye sorduğumuzda; aslında devlet nezdinde aileye verilen önemin hiçbir zaman azalmadığını, aile politikalarındaki zor kullanımı ile rıza üretimi düzeylerinin bir süreklilik içinde biçim değiştirdiğini belirtmek gerekir. AKP iktidarı ne zaman toplumsal meşruiyetini kaybetme tehlikesiyle karşılaşsa, milliyetçilik ve siyasal İslam ile beraber sırtını ilk yasladığı kurum aile oluyor.
🟪 İktidar tarafından yapılan her konuşmada "aile güvenliği"nin altı çizilse de yalnızca 2021–2025 yılları arasında katledilen her 10 kadından yaklaşık 6’sının aile içinde öldürüldüğünü görüyoruz.
🟪Ne ailede ne sokakta, ne kampüste ne de iş yerlerinde karşınızda itaatkâr kadınlar ve LGBTİ+lar bulamayacaksınız. Heteroseksizmin ve patriyarkal kodların yeniden üretildiği ailelerin; hayatlarımızın sömürüldüğü ve hizaya çekilmeye çalışıldığımız alanlar haline gelmesine izin vermeyeceğiz!
📍İzmir
İHD İzmir Şubesi'nin çağrısıyla LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik yapılan "Ailem Güvende" operasyonuna karşı Alsancak'ta yapılan eylemde polis ablukasındayız.
Nefret politikalarınıza karşı buradayız, baskılarınız bizi yıldıramayacak!
LGBTİ+'lar kriminalize edilemez! Arkadaşlarımızı alacağız!
12 Eylül’ün yıl dönümünde başlatılan dijital sansürün hemen ardından bu sabah 15 ilde LGBTİ+ derneklerinin binaları basıldı ve onlarca LGBTİ+ aktivisti, dernek yöneticisi gözaltına alındı.
AKP iktidarı, yarattığı ekonomik ve toplumsal çöküşün üzerini örtmek için bir kez daha LGBTİ+’ları düşmanlaştırarak kendine alan açmaya çalışıyor. Adına "Ailem Güvende" dedikleri bu operasyonlar, tam da hak mücadelesi verenleri kriminalize etmenin, toplumu kutuplaştırmanın ve nefreti kurumsallaştırmanın doğrudan bir devlet politikası haline geldiğini gösteriyor.
Dijital karartmalarla, sabaha karşı yapılan ev baskınlarıyla ve uydurma gerekçelerle LGBTİ+ hareketinin sesini kısamaz, varoluşunu yok sayamazsınız. Eşit yaşam mücadelemizden geri adım atmıyoruz.
Faşizmin rengini koyulaştırmaya çalışırken kadınların ve LGBTİ+’ların mücadelelerini kriminalize etmenize izin vermeyeceğiz!
Gözaltına alınan tüm LGBTİ+ aktivistleri ve hak savunucuları derhal serbest bırakılsın!
Nefrete inat, yaşasın hayat!
Kampüs Cadıları olarak “Bir Çıkış Var” şiarıyla gerçekleşen Özgürlükçü Gençlik (@gnclkozgurlukcu) 16. Gençlik Kampı’ndaydık. Kampta yaptığımız erkeklik atölyesinde erkekliğin inşasını, erkeklik biçimlerini inceledik.
Yaşasın sosyalist feminist mücadelemiz!
Ayşe Tokyaz davasında fail Cemil Koç ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.
Bu cinayetin tek zanlısı Cemil Koç değil! Davanın ilk anından itibaren failleri koruyanlar, cinayete yardım edenler de korunmadan, aklanmadan yargılanmalı!
Katledilen kadınlar isyanımızdır!
Erkeklik Atölyesi'nde Kampüs Cadıları @kampscadilarii_ ile toplumsal cinsiyet rollerini konuşuyor, öğretilmiş erkekliği sorguluyoruz!
#BirÇıkışVar demek için 9-10-11-12 Eylül'de Kuşadası'ndayız.
Patriyarkaya, cinsiyetçiliğe, erkek şiddetine karşı sözümüzü büyütmek için 16. Özgürlükçü Gençlik (@gnclkozgurlukcu) Kampı'na gidiyoruz!
Kampüs Cadıları olarak gerçekleştireceğimiz “erkeklik atölyesi” ile kampta olacağız.🍀
#BirÇıkışVar demek için 9-10-11-12 Eylül'de Kuşadası'nda buluşuyoruz!
Okuma önerisi🖊️
“Sistematik olarak yalnız bırakılan, taleplerini ve sorunlarını görmezden gelinen ve bakım emeğinin tüm yükü omuzlarına bırakılan kadınlar suçlanabilir mi?”
#LindsayClancy
Lindsay Clancy Davası: Suçlu Kim, Sorumlu Kim?
Lindsay Clancy, 2023 yılının Ocak ayında beş yaşındaki kızı Cora, üç yaşındaki oğlu Dawson ve sekiz aylık bebeği Callan’ı öldürdü. Lindsay ise intihara kalkıştı ve ağır yaralı olarak eski eşi tarafından bulundu. Lindsay’nin yaşadığı bu süreç doğum sonrası psikozu ve doğum yapan kadınların ruh sağlığına dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Lindsay’ye yalnızca dört ay içinde 13 farklı ilaç ve 30 ayrı reçete verildiği de tespit edildi. Lindsay düşüncelerinden korktuğu için kendi isteğiyle hastaneye yatırıldı fakat kısa bir süre sonra tedavisi yeniden düzenlenerek hastaneden taburcu edildi.
- Olay sonrası onu yargılayan sistem, Lindsay yardım isterken neredeydi?
- Doğum sonrası depresyon sebebiyle aylarca yardım arayan Clancy neden yalnız bırakıldı?
- Sistematik olarak yalnız bırakılan, taleplerini ve sorunlarını görmezden gelinen ve bakım emeğinin tüm yükü omuzlarına bırakılan kadınlar suçlanabilir mi?
https://t.co/Sqy1rC1dsD
📍İstanbul
Her Yer Çocuk (@HerYerCocuk) kapsamında çocuklarla 1 ay boyunca “Fasa Fiso” atölyelerinde toplumsal cinsiyete dair tartışmalar yürütmüştük. 1 aylık yaz çalışmasının sonunda düzenlenen ÇocukFest’te de “Fasa Fiso” atölyesi ile festivaldeki yerimizi aldık.
Kapitalizmin krizi her geçen gün derinleşirken savaşlar, sürekliliğini koruyarak ve aynı zamanda biçim değiştirerek devam ediyor. Tüm dünya otoriterleşen rejimlerin çıkarları uğrunda militarize edilmeye çalışılırken savaşın ve militarizmin en yıkıcı sonuçları ile karşılaşanlar ezilen kesimler oluyor.
Savaşlarda kadınların bedenleri “ganimet” olarak görülürken milliyetçilik ve militarizm ataerki sayesinde yeniden üretilmeye devam ediliyor. Kahramanlık ve savaş anlatıları kadınları “güçsüz, korunması gerekilen varlıklar” niteleyerek kurulurken bedenlerimiz, emeğimiz, hayatlarımız egemenlerin savaşı meşrulaştırmak için kullandığı imgeler içerisinde eritilmeye çalışılıyor.
Savaşın, sömürününün, ataerkil şiddetin olmadığı bir dünya yaratmak için anti-emperyalist, anti-militarist bir barış mücadelesinin yapı taşlarından biri olarak feminist mücadeleyi bir adım öteye taşımalıyız!
1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun!
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, 20 kadın doğum uzmanının muayenehanesine kürtaj yapıldığı gerekçe gösterilerek tutanaklar tuttu.
“Aile ve Nüfus 10 Yılı” politikaları kapsamında erkek egemen sağlık sistemi, kadınların nasıl doğuracağından doğurup doğurmayacağına kadar birçok noktada kadın bedenine yönelik müdahale alanlarını geliştirmeye ve kürtajı fiilen yasaklamaya çalışıyor.
Kürtaj haktır! Kürtaj hakkımızı kriminalize etmenize izin vermeyeceğiz!